İbrahim Tanju Adalı

İbrahim Tanju Adalı
@ibrahimtanjuadali
Çocukluk çağlarındaki edebiyat tutkusu , Lisede bilimle devam etti. 1980 darbesi ile oluşan soruların yanıtlarını çok kitap okuyarak buldu. Şimdi kitap yazdı.
Edebiyatın İzinde Bir Dünya Seyahatnamesi Yazarı
MD
İzmir
İzmir
14 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Edebiyatla başlayan serüven, bir dünya turuna dönüştü…
Puan vermedi·352 syf.··
2025 1. kitabı
İbrahim Tanju Adalı, edebiyatın izinde çıktığı sıra dışı yolculuğuyla okuyucuyu kıtalar arası bir keşfe davet ediyor. Edebiyatın İzinde Bir Dünya Seyahatnamesi, kitapların çağrısına kulak vererek yola çıkan bir seyyahın, edebi kahramanların izini sürdüğü, bazen bir şiirin peşinden And Dağları’na, bazen bir yazarın hatırasının izinden Afrika’nın köylerine uzanan etkileyici hikâyesini anlatıyor. Yıllar boyunca uçak korkusunu gizleyerek karavanlar, gemiler ve trenlerle dünyayı dolaşan Adalı, edebiyatla yoğrulmuş bir yol haritası oluşturuyor. Tolstoy’un masasından Galeano’nun kahve fincanına, Nâzım Hikmet’in mezarından Guatemala’daki bir şaman ayinine uzanan bu yolculuk, sadece coğrafi değil, aynı zamanda ruhsal bir serüven. Ve sonunda… Bilimin gücüyle korkularını yenip kanatlanan bir yolcuya dönüşüyor. Bu kitap, hem seyahat tutkunlarına hem de edebiyat âşıklarına sesleniyor. Her sayfasında başka bir ülkenin, başka bir yazarın ve başka bir insan hikâyesinin izini sürmek isteyenler için… “Eğer Yaradan hayallerin için yaşamanı istiyorsa buna kimse mâni olamaz.”
Alıntı
Edebiyatın İzinde Bir Dünya Seyahatnamesiİbrahim Tanju Adalı · Boyut Yayın Grubu · 20255 okunma
Reklam
Gökyüzünde Protesto
Rehber La Moneda’nın çatısındaki Şili bayrağını gösterip bir şeyler anlatırken benim yapmam gereken tek şey notlarımı açıp gökyüzünü seyretmekti. Çünkü Roberto Bolaño’nun Uzak Yıldız eserinde
Sayfa 178·Kitabı okudu
Alıntı
Ölüler Şehri
23 Ocak 2020 sabahı kızıl çöl kumlarıyla kaplanmış Kahire trafiğine girdik. Sanki hiç trafik kuralı yokmuş gibi bir karmaşada ilerlemeye çalışarak bir saat sonunda Kahire’nin gene ilginç bir bölgesi olan Ölüler Şehri’ne vardık. Burası bir mahalle mi yoksa bir mezarlık mıydı? Aslında ikisi de doğruydu. İnsanlar oda şeklinde mezarlıklarda yaşıyorlardı ya da evlerinin bahçeleri mezarlarıydı. Bir yanda ölüleri yatarken bir yanda onlar yaşamaya devamediyordu. Kıyamet günü tekrar dirilmeyi bekleyen ölüleriyle sarmaş dolaş, dirildikleri an onları karşılamaya hazırlardı. Tarihi Eski Mısır’dan günümüze uzanan bu mahalleyi Orta Çağ’ın en büyük seyyahı İbn-i Batuta şöyle anlatıyordu: “Mısır’da Karafa Mezarlığı kutsallığıyla ünlüdür. Allah’ın cennetin bir köşesi olarak kullarına bahşettiği Mukaddem tepesinin yamaçlarındadır.’’ Burada bakkallar, berberler hatta araba tamircileri bile vardı. Mahalleye yerleşenler sadece yoksullar değildi, ölmüşlerinin ruhlarından uzak kalmak istemeyen zenginler de burada oturuyordu…
Sayfa 88·Kitabı okudu
Rehberim Müzenin Bahçesine adımını bile atamadı.
Kigali Soykırım Müzesi’ne doğru yürürken Joe’nun gelmediğini fark ettim. Ben geri dönüp bakınca “Siz gezin, ben bu¬rada bekliyorum,” dedi. Gezmeye yüreği dayan¬mıyordu. Nasıl dayansın? O dönem 20
Sayfa 318 - Boyut yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam