-Hayır aziz dostum hayır. İnsanın bir ömür boyu duyacağı açlık sadece yiyeceği bir lokma ekmeğe veya içeceği bir kadeh şaraba karşı duyacağı açlık olmamalı. Okumaya karşı duyacağı açlık, bunların da üstünde olmalı. Çünkü nasıl ki bedeni ayakta tutan şey yediklerimiz, içtiklerimizse; zihni de ayakta tutan şey okuduklarımızdır. Ve inan bana aziz dostum, zihnimizin açlığını gidermediğimiz müddetçe bedenimizin açlığını gidermemizin bir anlamı olmaz.
Hayat kelimesinin içerdiği lezzetlerden haberiniz bile yoktur. Dakika dakika yaklaşan bir ölüm fikri sizi kâinatın güzelliğiyle mest olmaktan, hayatı yudum yudum tatmaktan alıkoyar.
Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan!
Gür bir îmanla damarlarda ateşten bir kan
Birleşip böyle diyorlardı, derin bir sesle,
Yeri fethetmek için gelmiş o fâtih nesle.
Böyle bir dersi alan rûha vatan dar görünür;
Dâimâ başka sefer, başka ufuklar görünür.
O nesil duymuş akın zevkini rüzgârda bile;
Bu duyuş varmış akınlardaki atlarda bile;
Bilmemiş var mı geniş yer yüzünün serhaddi,
Yıkmış ufkunda durup karşı koyan her seddi,
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına.