“Dedem, yıllar önce sona ermiş savaşın ve artık var olmayan toplama kampının korkusuyla yarattığı kendi kampında geçirdi ömrünü. Ancak öldükten sonra ülkesinin sokaklarında özgürce dolaşabildi,”
Uzun zaman önce, zincirin mağara duvarına çarpmasıyla ortaya çıkan minik kıvılcımı düşündü. Göğün devasa karanlığında kapana kısılmış biri, bunca yıldızı aramak için zincirlerini hayal dahi edilemeyecek kadar büyük bir duvara vurmuş olmalıydı.
Lanetli Tavşan, birbirinden farklı türde kısa öykülerden oluşan bir kitap.
Ele aldığı konular ve bunları ele alış biçimi hoşuma gitti. Bazı hikâyeler sıkıcı, bazıları daha ilk sayfadan bile insanı içine çeken türdendi ama bir ikisi dışında neredeyse hepsini sevdim. Akıcı, yazım dili güzel bir kitaptı. Uzun zamandır bu tarzda bir kitap okumamıştım. Gayet güzel, beni tatmin eden bir kitap oldu.