İskender Salih Çevik

İskender Salih Çevik
@icevik1
14 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Bazen seni gördüğümde içimden bin kelime geçiyor; fakat dudaklarım tek bir sözcük dahi dökmeye cesaret edemiyor. Kalbimdeki heyecan, gözlerimdeki ışığı ele veriyor, ama sen bunun ne anlama geldiğini bilmiyorsun. Oysa ben, her gece satırlarıma seni yazıyorum, her sabah seninle uyanır gibi umutla gözlerimi açıyorum. Nasıl söyleyebilirim ki? Senden hoşlanıyorum. Senin yokluğunda içimde büyüyen o sessiz heyecanı, yanımdayken hissettiğim o tarifsiz mutluluğu hangi kelimeler anlatabilir ki? Sesim titriyor, kalbim hızla çarpıyor... Ve ben, tam da bunu anlatmak istediğim anlarda, cesaretimi nereye sakladığımı bir türlü bulamıyorum. Bazen düşünüyorum, acaba söylemezsem daha mı iyi? Çünkü kelimeler döküldüğü an, hiçbir şey eskisi gibi kalmaz diye korkuyorum. Ama yine de düşüncelerimi sessizce yüreğimde hapsetmek gitgide daha da zorlaşıyor. Belki bir gün cesaretim bana sürpriz yapar. Belki sen, gözlerimdeki bu parıltıyı okuyabilirsin. Belki çok da söz söylemem gerekmez. Sadece bir gülümseme, bir bakışla her şeyi anlatabilirim. Ama o güne dek, dudaklarımda söyleyemediğim cümleler, kalbimde senin adınla çarpan ritimler olarak kalacak. Ve ben, içimden bir ses bana “Onu kaybetmekten korkma; belki de seni bekleyen bir duygunun ilk adımı bu” diye fısıldadıkça umut etmeye devam edeceğim. Sesli dinlemek için: bit.ly/seviyorumknowhyco
Reklam
Seni bekliyorum. Gölgelerin uzadığı, günün titrek ışıklarında ismini fısıldayarak bekliyorum. Kalbimde canlanan hatıralar, gözlerimde dalgalanan umutlar var. Kuru bir yaprağın rüzgârda savruluşu gibi, bazen sabrım tükenir gibi oluyor. Ama yine de bekliyorum. Biliyorum ki kalbimin en sessiz köşesinde saklı sözler sana değeceği anı bekliyor. Gün ağırıyor, gökyüzü renkten renge bürünüyor, ben hâlâ aynı sokakta, aynı bankta, aynı duyguyla duruyorum. Zamanın bir an önce geçip seni bana getirmesini diliyorum. Yollar uzuyor, günler birbirine karışıyor. Kulaklarımda dönen sessizlik içinde sanki adımın dudaklarından döküldüğünü işitiyorum. Uzaklardan esen bir meltem gibi sesin yüreğime dokunuyor. Ve ben, seni bekleyerek yeniden var oluyorum. Seni bekliyorum, sevgiliyi bekliyorum. Varlığın, her gün çiçek açan bir umut gibi içime ışık serpiyor. Özlemin büyüyor, kalbim eskisinden daha ağır çarpıyor. Fakat ne olursa olsun, senden gelecek o tek bir adım bile bana dünyayı unutturuyor. Seni bekliyorum. Her nefeste, her adımda, günün sessizliğini delen her kalp atışında... Bekliyorum, çünkü sevgiliyi beklemek, kalbime yazdığım en naif şiir gibi bir umut taşıyor. Biliyorum ki sen gelince, sözler tamamlanacak, yarım kalan nefesler bütünlenecek, ben yeniden eksiksiz bir âşık olacağım. Sesli dinlemek için: bit.ly/senibekliyorumk...
Zaman
Sesli Dinlemek için: bit.ly/knowhyzaman Zaman. Dile kolay, dakikaların ip gibi dizildiği, sonsuz bir yol. Öyle bir yol ki siz yürümeye başladığınız an, geride ne bıraktığınızı çoğu zaman
Rüyalar
Sesli Dinlemek için: bit.ly/knowhyruyalar Rüyalar... Ah o uçsuz bucaksız diyarlar. Siz hâlâ oraların birer sanrıdan ibaret olduğunu mu sanıyorsunuz? Sorun değil, çoğu insan böyle düşünür
Puan vermedi
Dorian Gray'in Portresi'ni bitirdikten sonra aynaya bakmaya korkar oldum diyebilirim Kitapta en çok Lord Henry'nin şu sözü kafama kazındı: "Gençlik hayattaki tek değerli şeydir." Bu cümle sanki günümüz Instagram filtreleri çağının bir özeti gibi geldi bana. Zaten kitap boyunca güzellik takıntımız ve yüzeyselliğimiz öyle güzel eleştiriliyor ki... O portrenin Dorian'ın işlediği her günahla birlikte çirkinleşmesi, ama Dorian'ın genç ve güzel kalması... Wilde resmen günümüz influencer'larının maske arkasındaki gerçekliği 1890'larda yazmış gibi! En tüyler ürpertici sahne, Dorian'ın ressam Basil'i öldürdüğü kısımdı benim için. O sahneyi okurken elimde olmadan "Yapma!" diye bağırasım geldi. Hele portrenin son halini görünce... Bu arada, Oscar Wilde'ın espri anlayışı ve alaycı üslubu da muhteşem. Mesela şu alıntı: "Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını bilir, hiçbir şeyin değerini bilmezler." Bu cümleyi okuyunca "Yuh, adam resmen bizi anlatmış!" dedim. Sonuç olarak, kitap bana şunu öğretti: Dış görünüşümüz için ruhlarımızı ne kadar çok feda ediyoruz... Ve bunun bedeli, Dorian gibi, er ya da geç bizi buluyor.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201898,9bin okunma
Reklam