160 syf.
9/10 puan verdi
·
Liked
·
Read in 92 days
Kendi içimize, sora sora kendimize, kendimizi buldurmayı, yola çıkarmayı sağlayan bir düşünür olduğuna inanırım Oruç Aruoba'nın. Kendini dinlemek, anlamak büyük bir işmiş. Fikir işçiliği ve yaşam mücadelesinin zihni bütünleyen bambaşka bir iş oluşturma meselesiymiş. Içinizdeki yengece kulak verdiniz mi hiç? Kıpırdanıp duran başka bir şeye veya, hani, o ta içinizin derinliklerinde, ara ara ses çıkaran, bazen şüpheye düşüren, çoğunlukla düşündüren? Işte, ona içimdeki yengeç diyor Aruoba. Bizi hep izleyen, biz hareket halindeyken veya uyurken veya yaşadığımızı hissettiğimizde, çocuklaştığımızda, kaçındığımızda, pişman olduğumuzda, âşık olduğumuzda, durduğumuzda hep bizimle olduğunu hissettiğimiz, hikâyemize ortak olan, Didem Madak'ın deyimiyle bir iç sesimiz var değil mi? Peki, duymak, duyabilmek, anlayabilmek onu... Yapabiliyor muyum diye sormak kendine... Sonra yine dönmek içine aramak, yaşantı yığınlarının arasında. Aslında bizi insan yapanı, insanın kendini tanıyarak var olacağını... Özgürlük ve zaman bile 'ben'liğini günden güne değiştirirken, kendini tanımak mümkün mü?
Benlik
BenlikOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 2018955 okunma
İçimdeki Yengeç
Benden de eylem istiyor; oysa ben, onunla uğraşmaktan, eylemde bulunamıyorum. Ben eylemde bulunmağa hazır olduğumda da, o bunu istemiyor. Belki, tam da bana birşeyler yağtırmağa çalışmasından dolayı, benim bir şeyler yapmama engel oluyor.
Reklam
İçimde bir yengeç var.
İçimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı; oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum : hep orada...
Sayfa 44
İçimde bir yengeç var, İçimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı; oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum: hep orada bana direnir çoğunlukla dolambaçlı yollarla karışır yaptıklarıma, ket vurur.
Şimdi, bugün, bu çağda, ben ki ' içimdeki bir kovukta yaşayan bir " yengeç" olduğunu söylüyorum; bir de, üstüne üstlük, desem ki, o, yüreğimde bulunan kovuğunda barınıyor - ne derlerdi acaba: Nerede; kulakçıklardan birinde mi, yoksa karıncıklardan - hangisinde; sağdakinde mi, yoksa soldakinde..
İstiridyenin biri diğer istiridyeye dert yanıyordu: – Arkadaş, içimde çok büyük bir sıkıntı var. Yoğun bir sancı çekiyorum. Hiç keyfim yok devamlı eza ve cefa içindeyim. İçimdeki kocaman ve ağır bir şey var. Diğer istiridye arkadaşına kendinden memnun cevap verdi: – Arkadaş benim öyle bir derdim yok. İçim rahat, boş, hiçbir sancı hissetmiyorum. Rahatça hareket ediyorum. Sıhhat içindeyim. İstiridyelerin konuşmalarına kulak misafiri olan, oradan geçen bir yengeç, hiçbir sıkıntım yok diyen istiridyeye dedi ki: – Senin hiçbir sıkıntın yok, rahatım diyorsun. Ancak biliyor musun arkadaşına sıkıntı veren, ona sancı çektiren o kocaman şey, çok değerli ve sınırsız bir güzelliğe sahip bir inci.
Sayfa 221Kitabı okudu
Reklam
160 syf.
·
Not rated
·
Liked
·
Read in 10 hours
Çoğu zaman dile getirmekten korktuğum şeyleri bir çırpıda söylemiş.Dile getirdiği iç hesaplaşmaları okumak benden içeri bir şeyleri kımıldandırdı. Ayrıca İçimdeki yengeç metaforu kesinlikle kimi zamanlar hissettiğim duyguların kalem almış hali. Oruç Aruoba’nın tarzını çok seviyorum. Derinliğimdeki benliğimle konuşuyorum gibi. Kendinizle biraz baş başa kalmak gibi. Okuyunuz.
Benlik
BenlikOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 2018955 okunma
41 öğeden 21 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.