Geri Bildirim
  • Yenilgi, Yenilgim, benim ölmez cesaretim,
    Sen ve ben birlikte güleceğiz Kasırgayla,
    Ve ikimiz, mezarlar kazacagiz içimizde ölenler için,
  • Yenilgi, Yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim;
    Binlerce zaferden değerlisin benim için,
    Dünyanın tüm şanından şöhretinden
    daha tatlısın yüreğime.
    Yenilgi, Yenilgim, kendime dair bilgim ve başkaldırım,
    Senin sayende bilirim hala genç ve çevik olduğumu
    Ve solmuş defnelerin tuzağına düşnek zorunda olmadığımı.
    Sende, buldum kimsesizliği
    Ve kaçak ve horlanmış olmanın sevincini.
    Yenilgi, Yenilgim, kıvılcım saçan kılıcım
    ve kalkanım,
    Gözlerinde, okudum
    Taç giymenin kölelik olduğunu,
    Ve anlaşılmanın alçalmak olduğunu,
    Sahip olmanın, bütünlüğe ulaşmak
    Ve olgun bir meyve gibi, düşmek ve tüketilmek olduğunu, okudum gözlerinde.
    Yenilgi, Yenilgim, benim yürekli eşim,
    Duymalısın şarkılarımı, çığlığımı, sessizliğimi,
    Senden başka hiç kimse söz edemeyecek kanat vuruşlarımdan,
    Ve denizlerin gürlemesinden,
    Geceleri yanıp tutuşan dağlardan,
    Sarp ve kayalık ruhuma
    Yalnız sen tırmanacaksın.
    Yenilgi, Yenilgim, benim ölmez cesaretim,
    Sen ve ben, birlikte güleceğiz kasırgayla,
    Ve ikimiz, mezarlar kazacağız içimizde ölenler için,
    Şevkle tutunacağız güneşe,
    Tehlikeli olacağız!
    Halil Cibran
    Sayfa 32 - İş Bankası Kültür Yayınları
  • Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve uzaklığım;
    Sen bana bin zaferden daha yakınsın,
    Ve kalbime tüm dünyevi şandan daha tatlı.
    Yenilgi, yenilgim, kendimi tanımam ve meydan okumam,
    Sayende hâlâ genç ve hızlı olduğumu bilirim
    Ve henüz çürüyen defnelerle sarılmayacağımı.
    Ve ben sende yalnızlığı buldum
    Ve küçük görülmekle çekinilmenin keyfini.
    Yenilgi, yenilgim, parlayan kalkanım ve kılıcım,
    Gözlerinde okudum ki
    Taç giymek kölelikle bir,
    Ve anlaşılmak düşmek demek,
    Ve ele geçmek kendi sonuna gelmek demek
    Ve olgun bir meyve gibi dökülüp tüketilmek.
    Yenilgi, yenilgim, yürekli yoldaşım,
    Şarkılarımı, hıçkırıklarımı ve sessizliğimi duymalısın,
    Ve senden başka kimse bana çırpan kanatlardan bahsetmesin,
    Ve denizlerin kabarmasından,
    Ve geceleri yanan dağlardan,
    Ve sadece sen, dik ve kayalık ruhuma tırman.
    Yenilgi, yenilgim, ölümsüz cesaretim,
    Sen ve ben fırtınayla beraber güleceğiz,
    Ve içimizde tüm ölenler için mezarlar kazacağız,
    Ve güneşin altında azimle durup,
    Dehşetli olacağız.
  • “Yenilgi, Yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim;
    Binlerce zaferden değerlisin benim için,
    Ve dünyanın tüm şanından şöhretinden
    daha tatlısın yüreğime.
    Yenilgi, Yenilgim, kendime dair bilgim ve başkaldırım,
    Senin sayende bilirim hâlâ genç
    ve çevik olduğumu
    Ve solmuş defnelerin tuzağına düşmek
    zorunda olmadığımı.
    Sende, buldum kimsesizliği
    Ve kaçak ve horlanmış olmanın sevincini.
    Yenilgi, Yenilgim, kıvılcım saçan kılıcım
    ve kalkanım,
    Gözlerinde, okudum
    Taç giymenin kölelik olduğunu,
    Ve anlaşılmanın alçalmak olduğunu,
    Sahip olmanın, bütünlüğe ulaşmak
    Ve olgun bir meyve gibi, düşmek ve tüketilmek
    olduğunu, okudum gözlerinde.
    Yenilgi, Yenilgim, benim yürekli eşim,
    Duymalısın şarkılarımı, çığlığımı, sessizliğimi,
    Senden başka hiç kimse söz edemeyecek
    kanat vuruşlarımdan,
    Ve denizlerin gürlemesinden,
    Geceleri yanıp tutuşan dağlardan,
    Sarp ve kayalık ruhuma
    yalnız sen tırmanacaksın.
    Yenilgi, Yenilgim, benim ölmez cesaretim,
    Sen ve ben, birlikte güleceğiz kasırgayla,
    Ve ikimiz, mezarlar kazacağız içimizde ölenler için,
    Şevkle tutunacağız güneşe,
    Tehlikeli olacağız!”
    Halil Cibran
    Sayfa 38 - T.İş Bankası Yayınları, epub, Ç: Kenan Sarıalioğlu
  • Yenilgi, Yenilgim, benim ölmez cesaretim,
    Sen ve ben , birlikte güleceğiz kasırgayla,
    Ve ikimiz, mezarlar kazacağız içimizde ölenler için
  • Zaman
    Yağmur bulutlarının rahmeti taşıması gibi alıp götürüyor değil mi yaşananları. Geri geleceğini bile bile gizleniyor geçmişe. Rahmet yağar gönül toprağımıza ve yeşerir tekrar içimizde ölenler. Bir kış mevsiminden geçmiştir oysa acı. Nefes nefese yaklaşır umut. Korkak ve ürkek. Elinde bir deste çiçek ve bir paket çikolata ile gelir anılar. Güzel gelir uzaktan sesi. Okunmuş sayfalar gibi kirli ve yırtık kalır aşk yuvası. Aşk sana benzer fon müziğinde,kuşların cıvıltısı. Martılara simit atar,yorulmuş sol beden. Sadece süzülmek gelir gözlerinden. Solo bir şarkının hüzün kokan namelerine dalıp,kesiği iz kalmış can parçaları kalır avuçlarımızda. Ve gerçek el sallar kapımızda. Yine yalnızmışız.