Ömer Talip Akalın, bir alıntı ekledi.
 12 dk. · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Herkes mutlu bir insan gibi görülmek istiyor, asla mutsuz olarak değil, her zaman tamamen sahteleştirilmiş olarak, hiçbir zaman gerçekte olduğu gibi, yani herkesten daha mutsuz olarak değil. Hepsi de her zaman mutlu ve güzel görünmek istiyor fotoğraflarda, hepsi de çirkin ve mutsuz oldukları hâlde. Fotoğrafa sığınıyorlar, kasten, onları tümüyle sahtelik içinde mutlu ve güzel ya da hiç değilse gerçekte olduklarından daha az çirkin ve daha az mutsuz gösteren fotoğrafta büzülüp kalıyorlar. Fotoğraftan, arzuladıkları ideal görüntüye ulaşmayı umuyorlar, fotoğrafta arzulanan ve ideal olan bu görüntüyü yaratmak için, en korkunç çarpıtma bile olabilir bu, her türlü aracı kullanıyorlar. Bu arada kendilerini ne kadar korkunç ve ürkütücü biçimde rezil ettiklerinin farkına bile varmıyorlar.

Yok Etme, Thomas Bernhard (Sayfa 79 - Yapı Kredi Yayınları)Yok Etme, Thomas Bernhard (Sayfa 79 - Yapı Kredi Yayınları)

06.45
Zifiri karanlık, gün henüz aymamış. Yoldayım.
Arka fonda Erkan Oğur'u açtım. Dün geceden beri dinlemek istediğim Dersim Dört Dağ İçinde çalıyor. Bağlamanın faniliğinde kayboluyorum. Bir tek o sesler, hikayeler kalıyor ebedi şu dünyada.

Ölüleri düşünüyorum. Bir zamanlar buralarda nefes alan, hatta şu halk otobüsünde benim oturduğum koltukta oturan, gülen, ağlayan insanlar fakat artık olmayan insanlar.

Sonra yüzleri düşünüyorum. Otobüsteki yüzler. Şoförün her durakta aldığı yeni bıkkın yüzler.
Soruyorum kendi kendime. Umutları var mıdır? Mutlular mı şu an? Sabah hangi hislerle uyandılar?
Rol yapmadan yaşayabiliyorlar mı?

Küçük bir çocukken, televizyonda gördüğüm dizi ve filmlerdeki mutsuz karakterleri anlayamazdım. "İyi misin?" diye sorulduğunda yüz ifadeleriyle belli ederlerdi iyi olmadıklarını.
Anlamazdım. "Ne var bunda yani? İyiyim deyip geçmek, rol yapmak zor mu bu kadar?" diye düşünürdüm.

Sonra yıllar geçiyor, zamanla anlıyor insan. Evet, zormuş, çok zormuş. Dolu dizgin akan hisleri, hüznü saklayabilmek. Yaralar henüz kanarken kabuk bağlamış gibi davranmak. Olmuyormuş yani öyle kolayca. Haklıymış o filmlerdeki karakterler.

Rol yaparak yaşamaya alışıyor insan, alışmak zorunda kalıyor. Sahi rol yaparak yaşayan kaç insan vardır?

Böyle düşünürken otobüs yavaşlıyor. Dışarısı soğuk. İnip otostop çekmeye başlayacağım. Yeni bir gün, yeni bir insan. Acaba diyorum, bu sefer yolculuk edeceğim şoför rol yaparak yaşayanlardan mıdır?

Rol yaparak yaşayanlara, bir kitabın sayfaları arasına gizlenenlere selam olsun.

Ufak iş bizimkisi.
Asıl en kötüsü :
bilerek, bilmeyerek
hapisaneyi insanın kendi içinde taşıması...
İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
namuslu, çalışkan, iyi insanlar
ve seni sevdiğim kadar sevilmeye lâyık...

Nazım Hikmet Ran

Hüseyin Altuğ, bir alıntı ekledi.
44 dk.

Onlara anlat ki insan kelimelerden ve şiirden yaratılmadı
Tüyler içinde gelen yeni dünya
Bir sandalye kadar hür olduğu gün
Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat...

İnsanlığın Dirilişi, Sezai Karakoçİnsanlığın Dirilişi, Sezai Karakoç

Ziya Gökalp
Nabızlarımda vuran duygular ki tarihin
Birer derin sesidir, ben sahifelerde değil
Güzide, şanlı, necip ırkımın uzak ve yakın
Bütün zaferlerini kalbimin tanininde
Nabızlarımda okur, anlar, eylerim tebcil.

Sahifelerde değil, çünkü Atilla, Cengiz
Zaferle ırkımın tetviç eden bu nasiyeler,
O tozlu çerçevelerde, o iftira amiz
Muhit içinde görünmekte kirli, şermende;
Fakat şerefle numayan Sezar ve İskender!

Nabızlarımda evet, çünkü ilm için müphem
Kalan Oğuz Han'ı kalbim tanır tamamiyle
Damarlarımda yaşar şan-ü ihtişamiyle
Oğuz Han, işte budur gönlümü eden mülhem:

Vatan ne Türkiyedir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan

Bütün canlılar şiddet karşısında titrer,hepsi ölümden korkar,hepsini hayatı sever.Kendinizi onlarda görün.O zaman kimi içinde bilirsiniz ki
Sidartha Buddha

Yalnızlar Yurdu, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

Kadının başkasının çocuklarına acıyıp ağladığını görünce, içinde yaşayan Tanrı'yı gördüm ve insan neyle yaşar anladım.

İnsan Neyle Yaşar, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 26 - İş Bankası Yayınları)İnsan Neyle Yaşar, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 26 - İş Bankası Yayınları)

George Orwell
Bazı şeyler geri gelmiyordu,
insan bir daha geriye dönemiyordu.
İnsanın içinde bir şeyler ölüyor,
yanıp kül oluyordu.

Hasan cetin, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

Şimdiki zamanda var olan şeyleri görürsen her seyi görmüşsündür. Sonsuz bir zaman içinde olan ve olucak her seyi. Çünkü her sey her zaman aynidir..

Kendime Düşünceler, Marcus AureliusKendime Düşünceler, Marcus Aurelius
makif demir, Amok Koşucusu - Sahaf Mendel'i inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 28 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın isminde yer alan 'amok' ve 'Mendel' isimleriyle birlikte içerik olarakta tarihsel atıfların olması güzeldi.
Stefan Zweig tarzını okuyan bilir; ilk beş on sayfa olayı anlamaya çalışırken bir de bakarsınız soru işaretleri içinde hayret ve merakla 'ne olacak acaba'larla bir anda kitabı bitiriverirsiniz (benim gibi uzun ve parçalı okuyan için bile geçerli!)
Sahaf Mendel hikayesinde 'kendimi adamak' ve Amok Koşucusu hikayesinde 'bir hülyanın peşine gitmek' = 'herşeyi terkedebilmek' konularının işleyişi gayet minimal ve etkileyiciydi..