esmâ

esmâ
bir araba yolculuğu düşünün ki, bu yolculukta varış noktamıza ne kadar yaklaştığımızı her kontrol edişimizde, her seferinde arabanın oradan daha da uzaklaştığını fark ediyoruz. İşte, zihnimizin aktif halini davet ettiğimiz vakit, duygusal dünyamızda olan da bundan farklı değildir. o yüzden, sıklıkla kendimizi "neden bu kadar depresif hissediyorum, böyle hissetmem için bir neden yok ki?" gibi şeyler söylerken buluyoruz ve daha da mutsuz hissediyoruz. sürekli olarak mutlu olma hedefimizi kontrol ediyor ve her seferinde oradan uzaklaşmış olduğumuzu görüyoruz. bu arada da, kendimize hiç durmadan ne kadar kötü hissettiğimizi hatırlatıp duruyoruz.
Sayfa 68
bu dünyada çok az insan düpedüz fenadır. canımızı yakanlar, bizzat kendisi acı çekenlerdir. bu yüzden sinizm veya asabiyet asla yerinde bir tepki değildir. göstermeyi becerebildiğiniz o ender anlarda, en uygun tepki daima sevgidir.
Sayfa 220
aşk basit bi heves değil, beceridir.
Sayfa 213
bu yaralı varlıklar çocukken çok fazla hüsranla baş etmek zorunda kalmış. dolayısıyla kendini savunmayı iyi bilen ama duygularını ifade etmeyi bir türlü beceremeyen yetişkinler haline gelmişler. saldırı stratejileri ve kale inşası konusunda uzmanlar. ama ateşkesin ardından sivil hayata uyum sağlamakta zorlanan savaşçılar gibi, gardını indirmekten ve kendi kırılganlıklarıyla acılarını kabul etmekten kaynaklanan endişelerle baş etme konusunda bu kadar iyi değiller.
Sayfa 211
kaygılı bağlanmış kişi çoğu kez içten içe yaşam mücadelesi veriyormuş gibi hisseder. gelgelelim kırılganlığını çevresindekilere açıklayamadığından, haliyle onlar tarafından geçimsiz, asabi veya zalim damgası yiyebilir.
Sayfa 206 - :)