"Çocuklu olan," dedi gözünü kadehe dikerek, "hayatı kabul eder. Sen hayatı kabul ediyor musun?"
"Eğer bir insan yaşıyorsa hayatı kabul ediyordur, öyle değil mi?" dedim. "Çocuklar bunu değiştirmez."
"Ayna ayna söyle benden güzeli var mi bu dünyada?" diye soran üvey anneye Ayna der ki: "Senden bin kat güzel pamuk prensesin zarafetini lümpenler bile gizleyemiyor!'"
Yoktu feleğin çıkarı gelmemden benim.
Artmadı mevkii, celali, gitmemden benim.
Duymadı iki kulağım kimseden benim
Sebep neydi gelmemden, gitmemden benim?
Ez âmedenem nebûd gerdun râ sûd,
Vez reften-i men câh u celâleş nefzûd;
Vez hiçkesi nîz do gûşem neşnûd
Kin âmeden u reftenem ez behr-i çi bûd? !
Birkaç gün sonra Leonardo yola çıktı. Mayıs 1506’nın sonlarıydı.
Sanatçiya Salai eslik ediyordu. Valizerle yüklü üçüncü atın üzerinde,
Mona Lisa del Giocondo’nun henüz bitmemiş portresi de vardı.