CIA, 50'lerin sonundan itibaren Batı Avrupa'da yükselen yolun, komünizmden nasıl uzak tutulacağı üzerine kafa yordu. İnce bir strateji uygulandı. Bunun adı, "Sahte Sol"du. Kendi denetimlerinde, kontrol altında tutulan bir muhalefet ile yol almaktı. Yani Washington'daki liderliğin " komünist olmayan sol" olarak adlandırıldığı liberal ve hatta sosyal demokrat unsurlar, komünistlere karşı kullanılacaktı.
Türkiye'ye gelen uzmanlar raporlarında "Sadece sermayemizi değil hizmetlerimizi, âdet ve kültürümüzü ve ideallerimizi de Türkiye'ye yerleştirmek zorundayız, " diyorlardı.
(Max Weston Thornbourg raporu "Türkiye'ye niçin yardım?x M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye, Kilit Yayınları, İstanbul, 2004, s. 540)
İktidarların kitleleri ikna etmek için modern medyayı tüm imkanları ile kullanması, 1915'te yani savaş yıllarına rastlar. İngilizler ve Amerikalılar, Almanları şeytanlaştırmak ve savaşı, Prusya barbarlığı ile Atlantik medeniyeti arasında yüce bir çarpışma olarak göstermek için propagandaya sarıldılar. ve bu çabanın sonuçları her şeyi değiştirdi. Artık kamuoyu eğitilmiş uzmanlar tarafından oluşturulacak, "Alaycı Kuşlar (satılık gazeteci, sanatçı, yazarçizer)" iktidarlara hoparlör olacaklardı.
Bernays, 1928'de ünlü kitabı Propoganda'yı yayımladı. Kitabın özeti şuydu:
"Halkın en derin arzularına veya en derin korkularına erişebilir ve bunu, kendi amaçlarınız için kullanabilirsiniz. "