Bilakis, Güney mıntıkalarında yabancı kuvvetleri tarafından silahlandıran Ermeniler, masar oldukları himayeden cüret alarak Bulundukları mahalledeki İslamlara sataşmakta idiler.İntikam fikri ile her tarafta acımasız bir surette adam öldürme ve imha siyasetine Yönelmekte idiler. Maraş feci hadisesi, bu sebepten meydana gelmişti. Yabancı kuvvetleri ile birleşen Ermeniler, top ve Mitralyözlerle Maraş gibi eski bir İslam beldesi’ne yerle bir etmişlerdi.Binlerce aciz ve masum valide ve çocukları kahr ve imha ilemişlerdi. Tarihte emsali görülmemiş olan bu vahşetin faili Ermenilerdi. Müslümanlar ancak namus ve hayatlarını muhafaza endişesi ile mukavemet ve müdafaada bulunmuşlardı.
Amerika, 2. Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atom bombası attı. Kadın, çocuk, yaşlı, savaşla hiç alakası olmayan, hiçbir şeye iştirak etmemiş insanlar, hatta hayvanlar ve ağaçlar katledildi, toz hâline getirildi. Bunu yapan hristiyandır. Yüz binleri katle-den Hitler de hristiyandır. Fakat kimse buna hristiyan terörü demiyor.
Stalin komünisttir. Yüz binleri katletti. Kellelerden kuleler yaptı. Fakat buna komünist terörü denmiyor.
İsrail yıllardır Filistinli kardeşlerimizi katlediyor. Buna yahudi terörü denmiyor.
Arakan'da Myanmar devletinin göz yumduğu te-röristler müslümanları katlediyor. Buna budist terörü denmiyor.
Fakat her yerde mağdur, perişan müslümanlar olduğu hâlde, “İslâmî terör” diye iftiralar atılıyor. İslâm korkulacak bir şey olarak gösterilmeye çalışılıyor.
İnsanların otoriteden bu kadar korkmasına şaşırıyorum ama daha da hayret verici olan şey kolayca yalanlara inanıvermeleri. Onlara sorsan hiçbir gazeteye güvenilmez. Ama ora da yazan her şeye de inanırlar. Tabii gazeteler pislikle dolu, yalanla dolu. Sürekli hükümetlerin koltuğunun altına sığınmaya çalışan gazeteciler, yöneticiler, ülkedeki duruma göre tavır almakta usta oldukları için ve şu anda rüzgârlar ülkenin aydınlık kesimlerini süpürmek üzere estiği için durmadan iftiralar yayınlıyorlar. Gece baskınıyla alınmış gencecik bir çiftin dağınık yatak odalarının fotoğrafını basıp altına işte bu yataktan çıktılar, zaten devrim nikâhı yapmışlar diye iğrenç şeyler yazıyorlar. Ne yazık ki en yakın çevremizi bile kaplamaya başladı bu hastalık. Geçen gün kardeşim amcama gitmiş, amcam bizi sormuş, sonra da demiş ki belliydi bunun böyle olacağı, bir evde o kadar kitap oldu mu başın belaya girer, herkes gibi işinde gücünde olsalardı bunlar yaşanmazdı. Bunları duyunca o kadar kırıldım ki. Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap oku mak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar.
Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.