Aklında fikir olmayanın, dilinde küfür; kalbinde muhabbet olmayanın elinde şiddet olur...
İhsan Fazlıoğlu

CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

SOMALİLİ ZENCİLER

2.Mahmut’un Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile olan siyasal ilişkileri hem hazin, hem de komiktir. Ve o tarihlerde Adana ve dolaylarına getirilen Somalili zenci köleler...

19.Yüz yılın sonlarında Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa’ya pamuk tarımı yapması için ihsan edilmiş Dalaman ve Köyceğiz yöreleri. Pamuk tarlalarında çalıştırmak için yine Somali’den getirilmiş zenci köleler. Ancak pamuk yapmaktan vaz geçilince zenci köleler oralarda kalmışlardı.

Enseyi Karartmayın, Çetin AltanEnseyi Karartmayın, Çetin Altan
Lacivert A.E, bir alıntı ekledi.
10 saat önce

"İşte Ölüm, bu gözyaşını gördü. Ardından çocuğun yüzünü, o yüzdeki harfleri, masalları ve cenneti fark etti. Evet, çocukluk cennetin ta kendisiydi ve cennet seyredilmeye değerdi. Ölüm seyrettikçe yüzünün yumuşadığını ve göklere yükselir gibi gerçek şekline erişmeye çalıştığını fark etti. Bu sırada bir şey çatırdadı.
Mühür kırılmış, Ölüm gülümsüyordu."

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar (Sayfa 244 - İletişim)Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar (Sayfa 244 - İletişim)
Mustafa, Kitab-ül Hiyel'i inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Kitabın arka kapağında “Okuyanın okumayanlara kolay anlatamayacağı...” diye bir bölüm var. Cidden öyle yazarın okuduğum ikinci kitabı, ne desem böyle okurken yazarın zekasına hayran kalıyorsun ama anlat desen anlatamıyorsun. İlk kitabı Puslu Kıtalar Atlasını okuduğumda böyle saf gibi kalmıştım okumuştum ama bir parça anlatamazdım. Yazar bu kitap ile tekrar beni şaşırttı biraz ağır olsada severek ve eğlenerek okudum. Eski zaman mücitlerinin inanılmaz hikayelerini anlatıyor bize süper bir hayal gücü ile gerçek mi yoksa kurgu mu diye çok ikilemde kalıyorsun. Böyle çizimlere bakarken okumayı unutuyorsun. Çizimlerin hepsi gerçekten inceleme yapmayı hak ediyor. Ben severek okudum tavsiye ederim.

Yusuf İslam, bir alıntı ekledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kara ile ilgili hazırlıklar ne kadar önemli ise, deniz ile ilgili işler ondan daha da önemlidir. Akıl ve anlayış, adalet ve ihsan yönünden sultanların en şereflisi, Haremeynin hizmetçisi ve Mısır’ın azizi (hakimi) olmaya hak kazanmış, merhum ve muzaffer, Sultan Selim Han, bir gün, rahmetli Kemal Paşazade'ye «tersaneyi üç yüz adet yapmak isterim. Ta Galata hisarından Kâğıthane'ye kadar olmalıdır» diye buyurmuşlar. «Niyetim Avrupa'yı fethetmektir» Merhum Sultan Selim'in ömrü kısa sürdüğünden kafasındaki planlar gerçekleşemedi.

Asafname, Lütfi Paşa (Sayfa 23)Asafname, Lütfi Paşa (Sayfa 23)
Şeyma Karadaş, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altından ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. Oysa Uzun İhsan Efendi, Dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kuran'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes, dünyayı okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı."

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 90)Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar (Sayfa 90)
Davut Sakallı, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

AĞLARIM*
Neden gülmesin gül gibi yüzler;
Niçin ağlasın o güzel gözler,
Niye sevgiye sevimsiz sözler,
Söylenir diye şaşar ağlarım.

Şu gördüğümüz rengarenk çiçek,
Sevdalı bülbül, arı, kelebek,
Yekdiğerin bırakıp gidecek;
Vefasızlığa bakar ağlarım.

Solmasın dersin sümbülüm, gülüm;
Yarin elinden alacak ölüm;
Bütün dünyayı inletse ünüm;
Çaresizlikten coşar ağlarım.

Neşe gizlenir çöker bir melâl;
Her vücut, her şey mahkûm-ı zevâl
Son nefese kadar tükenmez cidâl,
Tükenmez derdim sayar ağlarım.

Aklım ermiyor of, ne hâldir bu!
Yaşamak için dert, mihnet, kaygu;
Bir zevke bedel bin acı duygu!
Duygusuz felek sorar ağlarım.

Zalimler ceza görmeli elbet,
Mazlumlar niçin çeksinler zahmet?
Hak çiğneniyor nedir bu hikmet?
Haksızlıklara yanar ağlarım.

-Yeniköy-

İHSAN RAİF

*(Alıntılayanın notu. Bu şiirin bir bölümü aynı adla büyük usta Erol Büyükburç (1936-2015) tarafından bestelenmiştir. Klasikleşmiş, güzel bir şarkıdır. Onu da dinleyebilirsiniz.)

İhsan Raif Hanım, Prof Dr. Cemil Öztürk (Sayfa 53 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 1. basım, 2002)İhsan Raif Hanım, Prof Dr. Cemil Öztürk (Sayfa 53 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 1. basım, 2002)
Timur Sencer, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Yüksel ki yerin bu yer değildir,
...
Yüksel hünerinle kani olma
İhsan-ı huda'ya mani olma!
...
Yüksel ki bunun da fevki vardır;
İnsanlığın ayrı zevki vardır.

On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Ahmet Hamdi TanpınarOn Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Ahmet Hamdi Tanpınar
Davut Sakallı, bir alıntı ekledi.
18 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

BEKTAŞİ
Sen ne hak ararsın ekmekte, tuzda,
Boş kalır münkirin eli topuzda;
Mademki yazmışsın Levh-i Mahfuz’da
Bütün günahlarım senin olmaz mı?

Zalimin sesini duydun, dinlettin,
Mazlumu ne için ezdin, inlettin;
Hak isen, her hakkı niçin çiğnettin,
Hakk’ın tarlasında ekin olmaz mı?

Mademki iyiyi öğer seversin,
Sevap işleyeni neden döversin;
Sen olsan yerimde kime söversin,
Hiç atıp tutacak yerin olmaz mı?

Şehlâ gibi gözün daima süzgün,
İğrenç gelir bana sürdüğün düzgün;
Her yarattığın şey ne için üzgün.
Devletli dediğin tekin olmaz mı?

Zurna dedin, bize figan dinlettin,
Masal kadar bize ezan dinlettin,
Kelamımdır dedin, Kuran dinlettin,
Bu bâkir kelamlar gelin olmaz mı?

Her ümmid kördür, her emel aksak
Bugünkü genç olur yarın bir sarkak;
Biz senin elinden nasıl kurtulsak,
Senin şi’rinde hiç vezin olmaz mı?

Dişlerin omuzda, okların canda,
Bir elin ateşte, bir elin kanda;
Bu kadar soğukluk varken cihanda,
Acaba cehennem serin olmaz mı?

Sen veriyor, yine sen deriyorsun,
Verdiğini niçin çok görüyorsun?
Bu can senin ise ne veriyorsun,
Aşıkların senden emin olmaz mı?

Aldatma yetiştir bizi, hey gidi,
Açıldı ağzımın artık kilidi;
“Verir de alırım” dedin mi idi,
Pazarlık dediğin peşin olmaz mı?

Gençlikte ziyanla ağlattın bizi,
Bir Anka zülfüne bağlattın bizi;
En sonra yoklukla dağlattın bizi,
Ne büyüklük, bak da sevin olmaz mı?

İşit bunları da tepin, olmaz mı?

İHSAN RAİF

İhsan Raif Hanım, Prof Dr. Cemil Öztürk (Sayfa 203 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 1. basım, 2002)İhsan Raif Hanım, Prof Dr. Cemil Öztürk (Sayfa 203 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 1. basım, 2002)