• Efsanevi söylemde bazen ölçü iyice kaçırılarak, II. Abdülhamid’in tahttan indirildikten sonra güya şu sözleri söylediği iddia edilmektedir:

    ‘Bu İttihatçılar, mukaddes Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulması için bana sürekli baskı yapıyorlardı. Bütün ısrarlarına rağmen ben onların bu teklifini katiyen kabul etmedim. Sonunda 150 milyon altın İngiliz lirası vermeyi vaat ettiler bu teklifi de kati şekilde reddettim ve şu kesin cevabı verdim ‘siz bu, 150 milyon İngiliz altın lirası üzerine ilave olarak, dünya dolusu altın da verseniz kati surette sizin teklifinizi kabul etmeyeceğim. Ben, İslam milletine ve Muhammed ümmetine 30 seneden fazla hizmet ettim. Osmanlı halifesi ve sultanı olan Müslüman âbâ ve ecdadımın tarihinin sayfalarını kirletemem. Sizin bu teklifinizi kati surette reddediyorum’.

    (Bu ifadelerin geçtiği yer olarak bk.Refik Şakir en-Nedşe, Sultan II. Abdülhamid ve Filistin, tercüme Necmeddin Gevri, İstanbul 2007, s.201.)

    Tam anlamıyla hayal gücü kullanılarak oluşturulmuş bu ifadeleri senaryolaştıranlar şu gerçeğin farkında değiller. Abdülhamid’in ifadelerinde para teklifinin yapıldığı dönem olarak II. Meşrutiyet öncesi kastediliyorsa, o dönemde İttihat ve Terakki’nin Abdülhamid üzerinde böyle bir baskı oluşturma imkânı ve gücü yoktur. Eğer ifadelerde II. Meşrutiyet sonrası kastediliyorsa, bu defa da İttihatçıların Filistin’i Yahudilere vermek için II.Abdülhamid’den izin almaya ihtiyaçları yoktur. Çünkü iktidarda bizzat kendileri bulunmaktadır. Yani her iki halde de ortada büyük bir palavra vardır. İşin diğer garip noktası da 150 milyon İngiliz altın lirasının neye tekabül ettiğinin farkında olunmamasıdır. Bu miktar 165 milyon Osmanlı lirasına denk gelir ki 1903 yılında toplam dış borcun 32 milyon lira olduğu düşünülürse, İttihat ve Terakki ile Yahudiler II. Abdülhamid’e Osmanlı dış borçlarının beş katını vermeyi taahhüt ettiler anlamını taşır. Yani neresinden bakılırsa bakılsın anlamsız ve uydurma bir takım söylemler. Ne İttihat ve Terakki’nin Abdülhamid’ten böyle bir talebi olmuştur, ne de Yahudilerde o kadar parayı bir araya getirme imkânı vardır.
    Vahdettin Engin
    Sayfa 66 - Yeditepe