• BAZI PADİŞAHLARIN ÖZELLİKLERİ:

    ORHAN GAZİ: 100 kadar kaleye hâkimdi ve zamanının çoğunu bu kaleleri dolaşarak geçirirdi.
    YILDIRIM BAYEZİD HÂN: Bir silahşördü. Öyle ki tarihçiler, onun silah kullanmaktaki yeteneğini ve ata binmekteki ustalığını anlata anlata bitiremiyor.
    II. MURAD HÂN: Şiirden çok zevk alırdı. Avcılığa olan merakının yanı sıra, bir kitap kurduydu. Özel kütüphanesi olan ilk Osmanlı padişahıdır.
    FATİH SULTAN MEHMET HÂN: Uğraşmaktan keyif aldığı, alışkanlığı haritacılıktı.
    YAVUZ SULTAN SELİM HÂN: Bir koleksiyoncuydu. Kutsal emanetler koleksiyonu da vardı. Topkapı Sarayı’ndaki çini koleksiyonunun çok önemli bir kısmının da ona âit olduğu söyleniyor.
    KÂNUNÎ SULTAN SÜLEYMAN HÂN: Zamanın en şık giyinenlerinden biriydi. Babası gibi o da kuyumculuk zanaatına meraklıydı. Bol bol da okuyup yazardı.
    III.MURAD HÂN: Ağzından neredeyse hiç “Hayır” sözü çıkmazdı.
    IV. MURAD HÂN: Koşu hâlindeki bir atın üzerinden, başka bir ata atlayabilecek kadar iyi bir biniciydi.
    IV. MEHMED HÂN: Bedeninin sağlamlığıyla meşhurdu. Öyle ki, bir av sırasında, 20 saat at üstünde kalıp hiç yorulmadığı görüldü.
    I. MAHMUD HÂN: Lâle Devri’nin etkisinden midir bilinmez, lâle yetiştirmeye çok meraklıydı.
    III. MUSTAFA HÂN: Astrolojiyle de ilgilenirdi.
    SULTAN VAHDETTİN HÂN: Güvercin yetiştirmeye çok meraklıydı.
  • uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan
    azrail’in kastı canadır inan
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    seherde uyanırlar cümle kuşlar
    dill-u dillerince tesbihe başlar
    tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    semâvâtın kapıların açarlar
    mü’minlere rahmet suyun saçarlar
    seherde kalkana hülle biçerler
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    bu dünya fanidir sakın aldanma
    mağrur olup tac-u tahta dayanma
    yedi iklim benim deyu güvenme
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    benim, murad kulun, suçumu affet
    suçum bağışlayıp günahım ref’et
    rasûl’ün sancağı dibinde haşret
    uyan ey gözlerim gafletten uyan
    uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Sultan III. Murad
  • (Sultan III. Murad) Divanı'nda son beyit:

    Tâ'atim olmadı sana lâyık
    Rûşen eyle bu kalbi yâ Hâlık

    Ruşen eyle : aydınlat

    @tarihlugati
  • " Ne var ki ilerleyen zamanlarda Kanuni Sultan Süleyman'ın son, II. Selim'in tek, III. Murad'ın da ilk veziriazamı olan Sokullu Mehmed Paşa'ya karşı muhalefet şiddetlenecekti. "
  • 1 Osman Gazi
    2 Orhan Gazi
    3 I.Murad
    4 I.Beyazid Yıldırım Beyazid
    5 I.Mehmed
    6 II. Murad
    7 Fatih Sultan Mehmet
    8 II.Beyazid
    9 Yavuz Sultan Selim
    10 Kanuni Sultan Süleyman
    11 II. Selim
    12 III.Murad
    13 III. Mehmed
    14 I.Ahmed
    15 I. Mustafa
    16 Genç Osman
    17 IV. Murad
    18 İbrahim
    19 IV. Mehmed
    20 II. Süleyman
    21 II.Ahmed
    21 II.Mustafa
    23 III.Ahmed
    24 I. Mahmud
    25 III.Osman
    26 III. Mustafa
    27 I.Abdulhamid
    28 III. Selim
    29 IV. Mustafa
    30 II. Mahmud
    31 Abdulmecid
    32 Abdulaziz
    33 V.Murad
    34 II.Abdulhamid
    35 Mehmed Reşat
    36 Mehmed Vahdeddin
  • 1774 ile 1934 yılları arasında yaşayan Bitlis (Mutki - Mêydanê köyü) Kürtlerinden Zaro Ağa, dönemimizin bilinen en uzun ömürlü insanı kabul edilir. 1700′lü yılların sonuna doğru Bitlis’ten İstanbul’a gelen Zaro, burada hamallık yaparak geçimini sürdürür.


    10 Osmanlı padişahı (I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa, II. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, V.Murad, II. Abdülhamid, V. Mehmet Reşat ve Vahdettin) gören bu ünlü Kürt, 7 büyük savaş (Kırım Harbi, Rus Harbi, Plevne, Kafkas Savaşı, Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı) atlatır. 1900′lerin başında Avrupa medyasının ilgi odağı olunca yaşamı hakkında bilgiler kayıtlara geçti. Medyatik hale geldi ve tanıtım amacıyla 1925 yılında İtalya, 1930 yılında Amerika, 1931 yılında İngiltere’ye götürüldü, buralarda uzun yaşamının sırlarını anlattı insanlara.

     

    Bir Fransız kızı da dahil olmak üzere toplamda 20 evlilik yapan bu zatışahane Siirt ve İstanbul’daki eşlerini de hiç ihmal etmediğini Avrupalı gazetecilere göğsünü gere gere söyledi ama çocuklarının ve torunlarının sayısını bir türlü hatırlayamadı. İstanbul’da hamallık yaparken Hamallar Teşkilatı’nı da o kurmuştu. Zaro Ağa’yı Amerikaya götürenler, iyi bir yaşam vaadederek onu sirklerde çalıştırdı. Onunla fotoğraf çektirmek 10 dolar, öpmek ise 15 dolardı.
    Neticede 160 yaşında Şişli Etfal’de öldüğünde cesedine el konuldu, otopsi yapıldı ve uzun yaşamın sırları öğrenilsin diye beyni, ciğeri ve kalbi çıkarılarak Amerika’da incelenmeye götürüldü. Naaşının geriye kalanları Eyüp Kabristanı’na defnedildi. Ne var ki torununun torununun torunlarından biri o gömülürken, ağlıyor ve babasının dünyasına doyamadan gittiğini söylüyordu.