“İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?”
“Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.”
“Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?”
“Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.”
“İyi ya, boş değildi kucağım.”
“Ama yandınız, kül oldunuz.”
“Ama vardım, kül bunun kanıtı.”
“Altı lamba gibiydik, altı ayrı yerinden aydınlatan odayı.”
Medeniyet icabı iyi geceler denip odalara dağıldıktan sonra, şimdi hiçbirini hatırlamadığım kelimelerle tarif ederdim defterime, kendini aydınlatmaktan aciz altı lambanın yarattığı umutsuz karanlığı.