Kesinlikle söyleyeceğimiz şey şudur ki, eğer psikoloji tarihi bize bir şey öğretecekse, o da bir ekole dönüşmüş olan düşüncelerin kendi kendisini aşırı bir şekilde abartarak kendi önüne engel oluşturduğudur. Bu bir kere gerçekleştiğinde fikir kanalları tıkanır, esneklik yerini sertliğe, devrimci arzu yerini mevki koruma çabasına dönüşür, gözler ve zihinler kendilerini yeni fikirlere kapatırlar. Böylece yeni bir yerleşik yapı kendisini gösterir. Aslında her bilimde olduğu gibi bu, bilimin daha yüksek katmanlara evriminde bir aşamadır. Asla tamamlanma yoktur, son yoktur, değişen şartlara uyum sağlamak için ortaya çıkan yeni türlerde olduğu gibi bu asla bitmeyen bir büyüme sürecidir.
"Geldiği köylü sınıfı için çok zeki ve çok iyi eğitimli fakat asla ulaşamayacağı
aristokrasi sınıfı içinse çok sıradan ve çok fakirdi. Bu tür sosyal koşullar çoğunlukla kendini özellikle işine adamış, aydın, tüm yaşamını kendi varlığını haklı gösteren düşünsel uğraşılar etrafında odaklayan bir insanı ortaya koyardı."
Austen çatık kaşlı edebiyat çevrelerinde sık sık kayıtsız kalınan, biraz hafife alınan, çokça da ihmal edilen, hesapta genç kızların sevgisine terk edilen bir yazar olmuştur. Bilhassa, kendileri hayatta bir şey ortaya koymayıp da beğenmeme yoluyla itibar kazanmaya eğilimli ya da toplumsallık takıntılı eleştirmenler tarafından.
Sayfa 6 - İş Bankası Kültür Yayınları / Sunuş kısmından·Kitabı okudu