Uyan! Dün şikayet ediyor senden,
Doğrul! Gün yine karanlık, güneş ne çok çekti elinden,
Yalnız bir cesetsin ruhtan ve heyecandan yoksun,
Yazık! Her yerdeyim sanıyorsun ama hiçbir yerde yoksun.
Öyle ya da böyle kıskançlık denen hastalığı bir realite olarak kabul etmek gerekir.
...
Audrey Hepburn,"Anneannem bana hep derdi ki: Asla kendin hakkında başkalarına çok fazla şey söyleme. Kıskançlık zamanlarında, körlerin görmeye başladığını, dilsizlerin konuştuğunu ve sağırların işittiğini unutma." diyerek aslında insanın açık olmasının risklerinden bahsetmektedir.
Konuşmaya kabiliyeti olduğu halde susmak, söylemektense dinlemek ancak olgun bir insanın halidir. Çünkü kelam bir haldir. Hem gafile kelam, nafile kelamdır. Anlayışsız, bilgisiz insan karşısında konuşmaktansa susmak her zaman daha evladır. Sükut da kelamdır çünkü. Belki de bazen sustuğumuz yerde açılıyordur kapılar.