• Nûredîn Zaza, aristokrat bir ailenin çocuğu olarak 1919 yılında Maden’de dünyaya gelir. Nûredîn Zaza’nın babası okumuş bir Osmanlıydı. Klasik edebiyatı zevkle okuyor, ressamların yapıtlarını satın alıyor ve zaman zaman tablolara ilişkin eleştirilerini dile getiriyordu. Cehalete düşman bu adam, çocuklarını okutuyor, büyük oğlu, yani Nûredîn Zaza’nın ağabeyi Nafiz, doktor oluyor, kızkardeşi de müzik derslerini Yunan, Ermen ve Türk öğretmenlerinden alıyor. Böyle bir ailede yetişen Nûredîn Zaza’da okuma alışkanlığı ve başarma hırsı alabildiğine hakim oluyor.
    Yıl 1925, Nûredîn Zaza küçücük. Genç Cumhuriyet’e karşı Şeyh Seîd ayaklanması gündemde. Kürtlerin kısa süreli mutlulukları tersine dönüşüyor, yerini hüzün ve gözyaşı alıyor. Çok sayıda Kürt lider ve toplumun ileri gelenleri Cumhuriyet’in yöneticileri tarafından idam sehpalarına gönderiliyorlar. Nûredîn Zaza’nın ailesi de olayla yakın ilişkide, dolayısıyla birçok yakın akrabası öldürülüyor; babası, amcası ve ağabeyi Dr. Nafiz tutuklanıyor, günlerce işkencelerden geçiriliyorlar.
    Şeyh Seîd ayaklanmasının yenilgisi, Zaza ailesinin de parçalanmasına, göçe zorlanmasına neden oluyor. Nûredîn Zaza Suriye’ye geçip Şam’a yerleştiği zaman, 15 yaşına varmamış dinamik bir delikanlıdır. Ama okuma ve öğrenme inadından ve aileden gelen disiplinden dolayı, o daha gencecik yaşta büyük sorumlulukların altına giriyor. Şam’da sürgünde bulunan Kürt ileri gelenleri, prensleri ve ağaları ile oturup kalkıyor, Celadet Bedir-Xan tarafından çıkarılan kültür, sanat ve edebiyat dergisi Hawar’da kısa öyküler yazıyor ve bir süre sonra dünya edebiyatından çeviriler yapıyor. Yazdığı öyküler, Celadet Bedir-Xan tarafından beğeniliyor, kimi zaman Kürtlerin Çehov’u olarak adlandırılıyor.
    Kürt ayaklanmaları ve bu ayaklanmaların yerle bir edilmesi, yakılan Kürt köyleri, toplu sürgünler ve darağacında sallanan Kürt lider ve ileri gelenleri… Bütün bunlar, Nûredîn Zaza’yı edebiyattan uzaklaştırarak, politikaya soyunmasına neden oluyor.
    Dersim üzerindeki bombardımana dayanmıyor, onu protesto etmek amacıyla bir grup arkadaşıyla çeşitli Avrupa ülkelerinin elçiliklerine ve başkonsolosluklarına gidiyor, Kürtlerle dayanışmak için kamuoyu oluşturmak istiyor. Sonra aynı grupla Kürt halkının demokratik haklarını savunmak için Hêvî adında bir dernek kuruyor.
    Nûredin Zaza, sürgün yaşamında birçok ülkede kalıyor. İlki Suriye, sonra sırasıyla Irak, Lübnan ve İsviçre. Ortadoğu ülkelerinde tutuklanıp, sistematik işkencelerden geçiriliyor.
    Sürgün yaşamı, haksızlıklarla dolu serüveni onu mücadeleye daha sıkı bağlıyor. O dönemde, ünlü Kürt şairi Cegerxwîn’le birleşiyor, Cegerxwîn’in cehaletin uykusundan uyandıran çan gibi şiirleriyle mücadeleye çağırıyordu. Daha sonraları, Şam’da sürgünde bulunan ve Hawar ve Ronahî dergilerinin önemli yazarlarından biri olan Osman Sebri ile, ilk kez 1957 yılında Kürt Demokrat Partisi’nin (KDP) temelini atıyor.
    Zaza, yaşamının son dönemlerinde İsviçre’ye göç etmiş, Gilbert adında bir İsviçreli gazeteciyle evlenmiş ve Şengo adında bir erkek çocuğu olmuştu.
    Nuredîn Zaza İsviçre’de Fransız filozofu Emmaneul Mannier düşüncesinde personalist akım adlı doktorasını yapıyor. Fransızca, Arapça ve Kürtçe olmak üzere çok sayıda makale yazmıştır ve “Şerê Azadî” adı altında bir şiir kitabı yayımlamıştır. Fransızca iki kitap, “Contes et legendes du Kurdistan” ve “Ma vie de Kurd” yazmıştır. Erebê Şemo’nun Şivanê Kurmanca adlı romanını çevirmiş ve Memê Alan destanını uzun bir önsözle basıma hazırlamıştır. Önsözünde derin bir felsefi analiz yapıyor, Ehmedê Xanî’nin felsefesini Marx ve Engels’in felsefesiyle karşılaştırıyor, birçokları tarafından idealist olarak bilinen Xanî’nin, Marx ve Engels’ten daha önce diyalektikten haberdar olduğunu söylüyor.

    Bütün bunların yanında, benim için en ilginç yanı, onun öykücülüğüdür. Zaza, öykücülükte güçlü bir kaleme sahipti ve modern bir öykücüydü. Bundan dolayıdır ki üzerinden altmış-yetmiş yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen, öyküleri hâlâ zevkle okunmaktadır.
    Bu değerli şahsiyetle, 1983 yılında, Kürtçe yazdığım bir makaleden dolayı, bana İsviçre’den gönderdiği bir mektupla tanışma fırsatım oldu ve vefatına kadar (7.10.1988) mektuplaşmamız devam etti.
    Göçüyle Kürt aydın hareketinde büyük bir boşluk yaratan Nûredîn Zaza, hep kalbimizde yaşayacaktır…

    Fırat CEWERİ- Evrensel Gazetesi
  • İleri yaşa doğru yetişkinlerde yetenek azalmasından çok, becerileri öğrenmedeki hız yavaşlamaktadır.