bazen derdin olmasa bile üzülursun cünkü o mutsuz onun kalbi kırık cunku ask o mutsuzken o üzgunken sen daha cok uzulursun hani derler ya sacinin teline zarar gelse yakarim ayvaliyi iste yakarim o ayvaliyi cunku sacin teline zarar gelse dayanamam cunku
seni seviyorum

Karamela / Haydar Ergülen.
Yanık şekerim sert, hayatsa daha berbat,
ikisinin de aynı kağıttan çıktığını unuturdum
unutmasına da, ben tuttum birini sevdim,
hayatı nasıl sevdiysem onu da öyle sevdim:
Tarçın Kokulu Kız, Carmen, Ay Carmela...
O nane likörüne bayılırdı ama, ben onu
sıcacık bir kahvenin dumanına benzettim,
o da beni birine benzetmiş olmalı ki, tuttu
aşk derdine düştü, şimdiyse terketme sevdasında!
Aşk dünyaya bizden önce gelmiş de erkenden
açmış gibi dükkanını, onun kokusuyla tanıdım
aktarları, acı sözlerini aşkın tuzu biberi saydım,
onun huylarıyla karşılaştım eski tuhafiyelerde:
Aynalı Pasaj, Bonmarşe ve Altın Düğme...
Biri birine uymayan binbir huy, binbir çeşit,
bir dükkana rastladım duvar taş, kapı kilit,
ne tatlı sözlerim açabildi ne iyi huylu şiirim,
karamela dükkanı olduğunu en sonunda öğrendim!
Şimdi yanık şekerim sert, hayat ondan da dert,
ben zaten tiryakiyim, ayrılık aşktan da berbat!

Ah karamela şekerim, aşk tatlı da insanlar berbat!

Canı cehenneme rahat uyuyanın.
Kapısını örtenin perdesini çekenin.
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın.
Duvarları ancak çarpınca görenin.
Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin.
/Şükrü Erbaş

Edebiyat ve Mimarlık
Edebiyat ve mimarlık disiplinleri, en geniş anlamıyla "mekanın" ki buradaki kastım dört duvarla çevrili olmaktan çok bireyin içinde bulunduğu "atmosfer" çerçevesinde de sık sık bir araya gelmektedir. Mimari mekanın anlatıda ifade ediliş biçimi ve nasıl yorumlandığı, temsiliyet aracı olarak mimarlığın anlatıya olan katkısı ve bir parçası olarak eserde kendisini nasıl konumlandırdığı hem mimar hem de edebiyatçı gözüyle incelenebilecek bir değer taşımaktadır.

Bu yüzden bu iki disiplin arasındaki ilişkiye dair yapılan çalışmaların son dönemlerde artmış olması oldukça sevindirici. Bu çabanın ürünü olan en keyifli söyleşilerden birini şöyle şuraya iliştireyim.

https://youtu.be/KmaEJTJ53pg

"Sorun yok dedim çünkü sorun var dediğim zaman, bu büyütülecek bişey değil demişlerdi.."

Ben; yeni birinin iyi bir fikir olabileceğine inandım, onun büyük ve kendime birşeyler katabilir olgusu nüksetti kalbimin derinliklerinde. Ama tek kelime geliyor aklıma şimdi ''Yanılmışım...''