Geçen haftanın en beğenilenleri 16 Nisan 2018-22 Nisan 2018

2.

Kitap bize yeterli mi? Ya da biz kitaba yeterli miyiz?
Dertleşme niteliğindedir. İlginize sunuyorum.

Öncelikle okuyun demeyeceğim zira siz ki bir kitap sitesini mesken tutmuş insanlarsınız. Çoğunuzun (elbet istisnalar ya da kötü niyetliler de vardır) okumanın ne denli değerli, eğitimin ne kadar önemli olduğunu bildiğinize şüphem yok. Fakat orta yaşa yaklaşmış biri olarak, büyüklerim kırılmasın, genç arkadaşlarıma önemli gördüğüm bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Bu arada söyleyeceğim şeyler benim de benden çok daha okumuş ve kültürlü insanlardan öğrendiğim şeylerdir. Demin de söyledim okumanın önemini bildiğinizden şüphem yok. Çok ama çok okumalıyız. Fakat okurken bir noktayı atlamamamız gerekiyor. O da şudur; ne okumalıyım? Her önüne geleni mi okumalıyım, yoksa seçerek ya da düşünerek mi okumalıyım? İşte bu sorunun cevabını arıyorum satırlarımda.

Yirmilerin başlarında her şeyi okumam gerektiğini düşünüyordum. Çünkü bilmiyordum;

-Herkes kitap yazmış-

1) Birçoğu ticari beklentilere dayalı yazmış.
2) Bazı düşünce ya da görüşlerin borazanlığını yapmak, onlara zemin hazırlamak için yazmış.
3) Yeterli bilgi ve deneyimi bir yana bırakıyorum, sadece yazmak için yazmış.
Bu liste uzatılabilir fakat bu ana başlıklar ne demek istediğime dair yeterli ön bilgiyi kazandırmıştır diye düşünüyorum.

Daha önemli bir şey daha var, neden rastgele okuyamayacağımızla ilgili.
Örneğin; yabancı dil bilenler çok iyi bilir, kitap okurken öncelikle seviyemize göre kitap ararız. Yani birinci seviyedeysek en fazla ikinci-üçüncü seviyeyi zorlarız ilerlemek için. Beşinci, altıncı seviyeye kalkışmayız. Ya da kalkışıp boyumuzun ölçüsünü alıp bire geri döneriz.

Daha genel bir örnek olması adına; düşünün ki ilkokul dördüncü sınıfta bir öğrenciye üniversite konularını içeren bir kitap versek haksızlık olmaz mı? Eminim hepiniz olur diyorsunuzdur.

Peki, o zaman sorarım yeterli derinliği elde etmeden okunacak kitaplar aynı haksızlık değil midir, hem yazara hem de okuyana?

Yazara haksızlık çünkü o ne anlatırsa anlatsın karşı tarafın yetersizliği anlaşılmamasına neden olacak onca büyük emek çöpe gidecektir.

Okura haksızlık çünkü yeterli seviyeye ulaştığında çok şeyler kazanabileceği bir kitabı erken okuyarak hem onca bilgiyi çöpe atmıştır, hem de ikamesi (yerine başka bir şey konulamayan) olmayan tek şeyi yani zamanını boşa harcamıştır.

Gençken zaman kolay harcanabilir görünmektedir. Lakin (belki bu bir klişe ama söylemek durumundayım), zaman sandığınız kadar uzun değil. Göz açıp kapayıncaya kadar saçınıza aklar düşüveriyor.

Daha fazla uzatıp sabrınızı sınamak istemiyorum. Kısaca özetleyeyim izninizle.
'Çok okumalıyız ama önüne geleni değil. Bize bir şey katacak mı? Ya da biz onu idrak edecek yeterliliğe ulaştık mı? Oraya varana kadar gerekli olabilecek daha kolay metinleri okuduk mu?' gibi.

Yani öncesinde; 'Kitap bize yeterli mi? Ya da biz kitaba yeterli miyiz?' sorularını cevaplayarak okumalıyız.

3.

Biz bir şeyleri 'anlamamaya' yemin etmiş gibi yaşıyoruz.

İsmet Özel

4.

Bu gece günceme yazacağım.
Neyi?
Ateşten eli yanan çocuğun,
Ateşi sevdiğini.

Oscar Wilde

5.

"Bazıları gitmeyi bile beceremiyor
Ya anısı kalıyor, ya acısı..."

Cemal Safi(17 04 2018)

6.

/ Özdemir Asaf /
"Ama ne olur, sakın bir insanı gönülce, gözce, dilce, ruhça kırmayın.."

7.

Sevişi 'gökyüzü' olanın
Ne işi olur.
Metreyle, mesafeyle !

Alıntı

8.

Alanımla ilgili sunum hazırlarken bağdaş kurmuş meditasyon yapan kadın fotoğrafı kullanınca bilimsel, rükû ya da secdede adam fotoğrafı kullanınca bilim dışı oluyorum. Bilimsel araştırma yaparken meditasyon, yoga, nefes ve gevşeme egzersizlerini ruh sağlığına iyi gelir diye önerirsem evrensel; namazı (Yaradan'la terapötik ilişki kurmayı), zekatı (paylaşmayı), orucu (irade eğitimini) tavsiye edersem yerel oluyorum. Babannen de yoga yapardı zaten :-P

9.

İnsan hissetmeli,
Gerçekten hissetmeli...

Yürekten duymalı kuş seslerini,
Ve yürekten sevmeli,
Sevdiğini...

10.

Bir arkadaş istiyorum...
Benimle konuşmadan beni tamamen anlayacak,

Benimle karşı karşıya saatlerce hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş.


/Sabahattin Ali

11.

Eğer bir gün

"Çok mutluyum"
"Hayat çok güzel"

Falan yazarsam bilin ki hesabım çalınmıştır :)