İlkay GÜNEL'in Kapak Resmi
İlkay GÜNEL, 5. Kurban'ı inceledi.
16 Ara 2017 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Kitabı okumam bir polisiye gerilim kitabı için çok uzun sürdü çünkü buna sebep olanların başında kitabın kendi tarzında olması gerekenden daha düşük bir gerilim içeriyor oluşu geldi. Ayrıca evet katilin kim olduğu hakkında daha kitabın başlarında fikriniz oluşmaya başlıyor. Eğer bir kitap gerilim ve heyecan ile sizi süreklemiyor ise katili biliyor oluşunuz kitabı bitireyim bari modunda okumanıza sebep oluyor.
Ama kitapta şu da var ki katili bulmaya çalışan detektifin hayatı sorunlarla dolu, yanılıyor, yanıltılıyor, aşk hayatına değiniliyor. Bu da detektifi biraz okuyucuya yaklaştırıyor.

İlkay GÜNEL, Klon'u inceledi.
04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 30 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kevin Guilfoile'in kaleminden çıkan bu kitap gerçekten de çok güzel ve sürükleyici bir kitap. Kitabı okuyan herkes gibi ben de kitabın arkasındaki kısa metni okuyup heyecanlanmış ve kitabı okumak istemiştim. Okuduğuma da değdi. Kitabı daha hızlı ve daha kısa süre içerisinde okumak istiyordum ancak olmadı.
Kitaptan biraz bahsedecek olursak en baş 3 karakterimiz var. Bunlar Davis Moore, olayların gelişiminin kaynağı Davis Moore'un kızı ve Justin Finn. Justin'in dünya gelişine sebeb olan ve doğumu sonrasında gerçekleşen olaylar esnasında yazar öyle güzel kurgulamış ki siz sürekli kendinizi ters köşeye yatmış buluyorsunuz. Kitabın sonu ise benim istediğim ya da hayal ettiğim şekilde bitmiyor ancak yine de sonu güzel bağlanmış. Kesinlikle okumanızı tavsiye ettiğim bir kitap.

İlkay GÜNEL, Sil Baştan'ı inceledi.
04 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 23 günde · 5/10 puan

Dış etkenler dışında kitabı okumam gerçekten çok uzun sürdü. Ben buna sebep olarak 2 şeyi görüyorum:
1-) Kitabın kimi noktalarda aşırı ağırlaşan ilerlemesi ve sıkıcı hale gelmesi.
2-) Yazarın yer, mekan tariflerinde bizim bilemediğimiz göremediğimiz yerlerin tarifi ile konuyu benden uzaklaştırması.
Kitabın konusuna gelecek olursak kimi noktalarda gerçekten çok heycanlandıran kimi zamanlarda çok sıkan bir anlatımla Jeff Wintos'ın defalarca kez ölmesi ve geçmişten hayata tekrar başlaması anlatılıyor. Jeff bazı küresel olaylara müdahele etmeye çalışıyor, fakat başarısız oluyor. Kendi gibi olan bir kadınla tanışıyor, onunla macealara girişiyor, zihninden silinmeyecek şeyler yaşıyor.
Ayrıca kitabın sonu da okuyucuyu tamamen hayal kırıklığına uğratıyor. Böyle bir romanın sonu böyle mi biter dedirten tarzda bir bitiş.
Kitabı yürekten bir şekilde "okuyun, tavsiye ederim" diyemiyorum fakat konusu size çekici gelirse tabii ki okumanız size bir şey kaybettirmez.

İlkay GÜNEL, Sherlock Holmes - Şüphenin İzinde'yi inceledi.
09 Tem 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ben bu tarz gizemli olayları anlatan ve delillerden suçluya ve sonuca varan kitapları çok beğendiğim için bu kitap da bana harika geldi. Yalnız kitabın bendeki mevcut baskısı baskı hataları ile dolu. Bir sayfa önceki isim sonraki sayfada yanlış yazılmış, kelimeler anlam kaymasına yol açacak şekilde hatalı basılmışlar.
Kitap 400 sayfa ve içeirisinde 12 adet olay çözümü yer alıyor. Sherlock'un üstün zekası ve olay çözme hevesi ile olayların üstesinden nasıl geldikleri Dr. Watson'ın ağzından bize aktarılıyor.

İlkay GÜNEL, Açlık'ı inceledi.
18 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Normalde okuduğum kitapları çevremdekilere okuyun diye tavsiye ederim ancak, bu kitap için aynı şeyi söylemem zor. Çünkü oldukça yoğun bir konsantrasyon gerektiren bir kitap Açlık.
Yazarın kitapta anlattığı açlık sadece maddi olarak, midesel bir açlık değil aynı zamanda yaptığı işlerin beğenilmesine, kendisinin beğenilmesine duyduğu bir maveni açlık.
Kitapta çoğu zaman yazarın gelip giden ruhan halini okuyor, kötü bir işe kalkışacağı zaman gururuna namuslu adam olmasına yediremeyişine ve kimsenin de onu namussuz, gurursuz, onursuz bir insan olarak bilmemesini istemesini görüyoruz. Bu düşünceler arasında çok sık gidip gelen bir kitap olmasından ötürü de herkese okuyun diyemiyorum ancak içinizde ukte kalmaması için belki okumayı denemenizde fayda vardır.

İlkay GÜNEL, İçimizdeki Şeytan'ı inceledi.
13 Haz 2017 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir Sabahattin Ali klasiği olan romanın sonunun hüzünlü bitmesi Kuyucaklı Yusuf ve Kürk Mantolu Madonna'dan sonra bu kitapta da karşımıza çıkıyor. O denli harika bir kitap ki okurken mekanlar, karakterler zihninizde calanıveriyor.
Kitabı okurken çoğunluklar Ömer için kızma Macide için ise üzülme duyguları bende oldu. Ömer'in herşeye anlık hevesler duyması, saman alevi geçip giden zevkleri olması, üşengeçlik ve tembellikten insanlara karım diye tanıştırdığı insana nikah kıymakta habire gecikmesi, zararlı olduğunu bildiği halde kopmadığı çevresi, bugün düyanın lafını ettiği insanlar ertesi gün canciğer olması ve hatta yanında karım dediği insan varken gereğinden çok fazla başka bir kız ile samimiyeti, Macide'yi çok sevdiğini söylemesine rağmen hayatını düzeltmek için ciddi adım atamayışı. Hep Ömer'e kızmamıza sinirlenmemize sebeb olan yerler. Macide ise Emine Teyze'nin evinde işittiği laflardan sonra çekip giderken tam yapayalnız kaldım derken karşısında sevdiği birini bulması ile belki de hayatının olumlu yönde değişeceğini ümit ederken ve Ömer'i gerçekten severken nasıl müşkül duruma düştüğünü gördükçe üzüldüğümüz bir kız. Fakat gördüğü manzaralar yaşadığı hayal kırıklıkları Macide'yi yıkmadı. Macide sapasağlam ve dimdik ayakta durmayı başardı. Yine de kitabın sonunda Ömer'in Macide'ye daha fazla kıyamaması hayatını adamakıllı bir düzene sokmak için ilk ve belki de en büyük adım olmaktadır.
İçimizdeki Şeyan, aslında insanlık olarak bazımız zaman zaman bazımız sürekli yaptığımız şeylerden hasıl olan suçu bu olmayan şeye atmaya hevesliyiz. Fakat bilmiyoruz ki başımıza ne gelse ne olsa hep suçlusu yine kendimizizdir, yine irademize hakim olamayışımızdır.

İlkay GÜNEL, Sırça Köşk'ü inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 7/10 puan

Daha önce Sabahattin Ali'nin romanlarını okumuş kişiler için bu kitap öykü kitabı olmasından ötürü üslubu farklı gelecektir. İçerisinde 17 adet içten öykü barındırıyor.

İlkay GÜNEL, Cesur Yeni Dünya'yı inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 30 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aldous Huxley'in bu muhteşem kitabında dizayn edilmiş, sorgulamayan, sadece zevk almaya odaklanmış, ahlak gibi kavramların olmadığı bir toplum anlatılmış. Anlatılan dönemde herkes herkesin anlayışı vardır. 1984 kitabına ilham veren kitap bu kitaptır, yazarına ilham veren yazar da bu yazardır.Kitap içerisinde bizim günümüzde yaşadığımıza benzer yaşayan insanların yaşadığı bir bir bölge var ve onlara vahşi isimlendirmesi yapılıyor. Ayrıca sanayi devriminin de başlatıcılarından olan Henry Ford'dan esinlenilerek tanrı yerine Ford konulmuş.

İlkay GÜNEL, Kürk Mantolu Madonna'yı inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

Son derece sessiz, sakin, monoton bir hayat süren insanların kendi içlerinde ne derece fırtınalar koptuğunu ve aslında hiçbirşeyin göründüğü gibi olamayacağını anlatan bir kitap. Tabii yine Sabahattin Ali'nin kaleminden çıkmış olması ayrı bir zevk daha katmıştır bu kitaba.
Raif Bey'in çektiği sıkıntılar ve hüznü de kitabı okurken çok duygulanmanıza sebep oluyor.

İlkay GÜNEL, Yavuz'u inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı okumaya başlamamdaki en büyük etken hem Yavuz Sultan Selim'e hem de olan ilgim idi. Okuduğuma da hiç pişman olmadım, tam tersi çok da memnun oldum. Kitap için her ne kadar kurgu da dense şahsiyet tarihi bir şahsiyet olduğu için kurgudan kendimizi çok da ayıt edemiyoruz. İmparatorluğu devraldığından iki katı büyüklüğe ulaştıran sultanın küçüklüğünden ölümüne kadarki süreci anlatan kitabı tarihe de ilgiliniz var ise okuyun derim.

İlkay GÜNEL, Steve Jobs Gibi Düşünmek'i inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap Steve Jobs'ın hayatından kesitlerle hem kendi hem de çevresindeki insanların hayatlarını şekillendirmesini anlatıyor. Steve Jobs'ın başarıları da yanlışları da kitap içinde özet halinde bizlere aktarılıyor.

İlkay GÜNEL, Fareler ve İnsanlar'ı inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap her ne kadar ince, kısa bir kitap olsa da duygusallık ve hüzün açısından yine de verebileceğini vermiş bence.
Kitabımızın iki baş karakteri arasındaki karşılıksız dostluk da bu duygunun verilmesinde büyük etken olmuş.

İlkay GÜNEL, Hayvan Çiftliği'yi inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap çok ağır bir Stalinizm taşlamasıdır. Komünist (ya da Sosyalist) SSCB'in liderlerinden olan Stalin'in hak hukuk eşitlik derken dönüştüğü diktatörlüğü domuzların liderliği ele alması üzerinden başarı ile anlatmıştır.
Kitaptaki Koca Reis adı verilen domuzun tam olarak olmasa da Lenin’i (Vlademir İlyiç Ulyanov),Napoleon adı verilen domuzun da doğrudan Joseph Stalin’i (Yosif Visaryonoviç Cugaşvili), Snowball isimli domuzun da Lev Troçki’yi temsil ettiğine inanılmaktadır. Diğer bir takım karakterlerin de o dönemde yer alan aktörlerden bazılarını temsil ettiği düşünülür. Churcill, Hitler gibi.

İlkay GÜNEL, Aşk'ı inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 31 günde · 1/10 puan

Kitabı net ifade ile beğenmedim. Açıkçası ilahi aşk gibi bir kavramın işlenebileceği, hele hele de bunun Şems-i Tebrizi ve Mevlana üzerinden yapılacağı bir kitap için tasavvuf konusunda çok daha derin bilgi gerekiyor bana göre. Elif Şafak bu derin bilgiye sahip mi bilmiyorum ama popüler kültür yönlendirmesi ile yazılmış kitap olduğu belli gibime geliyor.

İlkay GÜNEL, Kuyucaklı Yusuf'u inceledi.
28 May 2017 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 10/10 puan

Roman tarihimizin en romantik karakterine sahip olarak gösterilen bir kitaptır. Kitabın son kısmı aynı zamanda en can alıcı noktasıdır. Sabahattin Ali vefat etmeseydi iki tane daha devam kitabı olacaktı ve bu kitap içinde yarım kalmış şeylerin tamamlanmasını orada okuyabilecektik.