Dün okulumuza geçtim perme perişan yıkılmış hislerle karşımda o bina.... Odana girdim... masanın yanına oturdum uzun uzun düşündüm... Ağladım.... Öğretmenler odasına girdim boş boş bakındım... Şimdi içeri girecek bardak alıp çay dolduracak ve İlknur naptın diyeceksin diye bekledim... Gelmedin...Sığamadım odaya çıktım dolaştım sınıflarda aradım katları gezdim bakındım yoktun...ağladım... Sonra taziyeye evine gittim Yalçın hocam... İnanabiliyor musun...Ben hâlâ inanamıyorum... Sanki senin ölümünü senle konuşacağım ve bir sürü anlatacağın var bana
yine... İşte öyle bir hisle bi zaman senin girdiğin o kapıdan evine girdim... Fotoğraflarındaki o mor kanepenin yerini öğrendim...Annene baktım yanıyor içi... Gitmeden elini tuttum...Dualar edildi sana rahmet okundu amin dedim...Kardeşin Ayşe'nin elini tuttum ağladım...Akın Ereni konuştuk ama bu defa senle değil... :( Allah'ım ben ne yaşıyorum dedim ya şu an tam olarak ne oluyor bana...Bu rüya niye bu kadar uzadı...İnanasım gelmiyor yalçın hocam :( toprağın altına nasıl sığar yere göğe sığamayan bi adam... Çok üzgünüm ağlamaktan helak oldum... Bugünü de sabah ettim...
Giden birinin yalnızlığına kendi yalnızlığımla ortak oldum. Hangimizin yalnızlığının daha büyük olduğunun bu ortaklıkta bir önemi yok şimdi çoğalmış yalnızlıklarımızı yan yana koyup birlikte yürüyoruz.
İnsan anlayamaz ki kadınları.Aynı kadınla 15 yıl yaşadım, kör olayım onu anladıysam eğer. Aramızda kavga çıkartacak bir yığın şey gelmişti aklıma, ama bunun 4 günlük 1 ölü, üstelik de bir kadın ölüsü olacağı aklımdan geçtiyse kör olayım. Ama erkekler gibi yapamadıkları, hayatı olduğu gibi kabullenmedikleri için yaşamlarını zorlaştırıyorlar.