Geçmiş yıllarda yaşanmış şeylere baktığımızda, yaşanan şeyin nedenleri olarak bunun, bunun ve bunun gösterilebileceğini söyleyebiliriz. Ancak yaşanmamış şeylere gözlerimizi diktiğimizde, elimizde tahmin yürümekten başka bir şey gelmez.
İnancın Babaları bize her insanın bir günahkar olduğunu öğretir. En asil krallar ile en mert şövalyeler bile öfkenin, şehvetin ve kıskançlığın pençesine düşebilir, onlara utanç getiren ve adlarını lekeleyen davranışlarda bulunabilir. Ve en alçak erkekler ile en ahlaksız kadınlar bile zaman zaman iyilik yapabilir zira sevgi, merhamet ve şefkat en kara kalplerde bile yer edinebilir.
İnsan yalnız olunca neler neler düşünür... gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını... O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydir. Niye böyle olur? Bunu da bilmez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.
Gayet iyi biliyorum. İnsanoğlu uygarlık yolundaki kanlı ilerleyişine başlamadan önce, ilkelliğin karanlığına giderek daha çok batmaya mahkûmdur. Sayımız artınca ve herkese yer olmadığını hissettiğimizde birbirimizi öldürmeye başlayacağız.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu