Zamanımızda herkes kütleden sivrilerek bireysel bir hayat yaşamak peşinde.. Oysa kişiliğini belirtmek için kendini geliştirmeye çalışan insan, bu çabalamanın sonunda ruhsal bir yalnızlığa düşer. Böylece dolgun, dört başı mamur bir hayat yerine manevi bir intiharla yüz yüze gelir.
İnsanın en değerli anıları aile ocağında geçen çocukluğunun anıları oluyor. Ailede bir parçacık sevgi ve dirlik varsa bu böyledir. Hatta insanın ruhunda iyi, değerli şeyleri bulup çıkarabilecek gücü varsa düzensiz bir aileden de değerli anılar edinilebilir.
“Bunca yıl bütün dünyaya karşı sustum, sustum, kimseyi açılmaya değer bulmadım da şimdi durup dururken saçmalayıverdim.” Gerçekten bu genç, tecrübesiz bir varlığın, içindekileri gereken şekilde açıklamayı beceremediği için kendi kendine duyduğu bir öfke olabilirdi.