Başlangıçta uyku vardı. Uyku ölümün kız kardeşidir. Bu söz, ölümün bir son olmadığını, tıpkı rüyalarımızda yaşamaya devam ettiğimiz gibi, öldükten sonra da başka bir boyutta var olmayı sürdüreceğimizi ifade etmek için söylenir. Oysa uykunun ölümcül kaçınılmazlığının da altını çizer. İnsanın uykusuzluğa direnci belli bir süre sonra kırılır. Rüyalar âlemi kişiyi kucaklarken gerçekliğin sınırları erimeye başlar. Nesneler bulanıklaşır, günlerdir uykusuz gezinmekten hayalete dönüşmüş olan zavallı insan kendini uykunun bataklığında bulur. Evet, uyku ölümün kız kardeşidir; ikisi için de hiçbir savunması yoktur insanın. Nasıl ki ölüm meleği gülünç orağı ile karşısına dikildiğinde ona teslim olmak zorundaysa zavallı ruh, her gece uykuya da öylece boynunu uzatır.
Birilerinin zavallı hayatıma bakarak kendini tatmin etmesinden, boktan hikâyelerini parlak destanlar gibi görmek için karanlığıma bakmasından, beni ben yapan şeyleri pandiklemesinden uzaklaşmak, ruhumu özgür bırakmak istemiştim.