Akşamdan akşama sadece uyumak ve ertesi günün çarkına hazırlanmak için uğradığımız bir durak haline geliyor hayatımız. Kendi hayatımızda sadece birer geceleme yapan misafirler gibiyiz; ev sahipliği yapıp kendi duygularımızı ağırlayacak ne vaktimiz var ne de takatimiz.