• ÇEKİLİŞ VAR ! ! ! (Bu ileti 1000KİTAP tarafından bilmediğim bir sebep dolayısıyla silinmiş, yeniden paylaşıyorum o yüzden.)

    •Dostoyevski/ Yeraltından Notlar
    •Sabahattin Ali/ İçimizdeki Şeytan
    •Stefan Zweig/ Ayışığı Sokağı ve Korku
    •Cemil Korkmaz/ Merhamet Et Bana(İMZALI)
    •Robert W. Chambers/ Ölümcül Hikayeler

    Yapmanız gereken:
    - Gönderiyi paylaşmak
    - Hesabı takip etmek

    •Kargo(PTT kargo) ücreti tarafımca karşılanacaktır.
    (Çekilişi neden yapıyorum? Öncelikle belirtmeliyim, kitaplar kütüphanemde olan, yıpranmamış kitaplar. Kitap paylaşmayı seviyorum ve bu çekilişi takdir edersiniz ki daha çok kendi kitabım için yapıyorum. Kitabımı tanımadığım birileri okusun ve görsün istiyorum.)
    5 ŞUBAT SAAT 22.00'DE ÇEKİLİŞ AÇIKLANACAKTIR! BOL ŞANSLAR!
  • 166 syf.
    Sitenin de üyelerinden olan Zafer Saraç Bey'in tarafıma imzalı olarak gönderme nezaketi gösterdiği kitabını okumuş bulunmaktayım.

    Kitap için bir "Seyahatnameler Kitabı" denilebilir. Zafer Bey, çok farklı dönemlerde yazılmış pek çok seyahatnameyi inceleyip, tek kapak altında cem etmiş. Toplamda 25 adet seyahatnameden söz ediyoruz. Bunlar muhtelif tarihlerde Türkçeye çevrilmiş. Saraç, bir bakıma bu çevirilerin de değerlendirmesini yapmış.

    Kitap öncelikle seyahatname kavramıyla başlıyor. Sadece tarih için değil, edebiyat, coğrafya, mimari, sosyoloji ve daha pek çok alan için seyahatnamelerin ne kadar önemli olduğu vurgulanıyor ki öyledir. Ardından kitap incelemeleri başlıyor. Saraç'ın temel kriteri Türk siyasi ya da kültür coğrafyasına temas etmiş eserlerin incelenmesi olmuş. Bu nedenle Göktürk başkentinden Merv'e, Erzurum'dan Kahire'ye, İstanbul'dan Buhara'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadan söz edebiliriz.

    Hıristiyan Batı aleminin Moğolları nasıl algıladıklarıyla ilgili bilgiler çok ilginçti. Keza, genelde Batı’nın Doğu’ya seyahat ettiğini görüyoruz. Elbette o dönemin seyahat yazıları, kitapları modern zaman yazarlığı gibi değildi. Bazen sadece tek cümle bazen bizzat yaşamayıp, duyduklarını aktarmışlar. Buna rağmen geçmişten değil bir seyahatname, iki satır bir yazı bile günümüze ulaşsa bizler için çok kıymetli ve heyecan vericidir.

    Özetle, Zafer Bey'in çok uzun yıllara dayanan farklı seyahatnameleri uzun yıllara dayanan titiz bir çalışmayla incelediğini söylemek mümkün...

    #kitapsuuru
  • 166 syf.
    ·6 günde·Beğendi·8/10
    *Kitabı bana kitap dostu, kitap okutmaya gönül vermiş değerli yazar #Oğuzhan Saygılı, tarih, biyografi, anı, söyleşi, gezi türlerini sevdiğim için değerli yazar #Zafer Saraç'tan imzalı olarak, Kitap Şuuru- Hediye Kitap Kampanyasından gönderdi.Teşekkürler, başarıları daim olsun.
    *Kitap değerli akademisyen yazar #Hasip Saygılı'nın sunuşu ile başlıyor. Zafer Saraç'ın kaleme aldığı ön söz ise; "Kitap eleştirisi, ülkemizde ilgili literatürün okura ulaşması için akademik çevrede üzerinde hak ettiği ölçüde durulmayan bir alandır." cümlesi ile başlıyor. Aynı fikirdeyim. Sadece kitap, edebiyat için değil; diğer tüm sanat dallarında da anlaşılamamış ve göz ardı edilmiş. Genel kanı olarak "Eleştiri" denildiğinde sadece 'olumsuz eleştiri' ya da eleştirinin olumsuz olması gerektiği anlaşılıyor.
    *İncelenen bu seyahatnameler 629 yılından başlayıp 1955 yılında son buluyor. İlk seyahatnamelerin yazılıp, yayınlanmasının üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına, başka dillere çevrilmiş olmalarına rağmen Türkçeye kazandırılmaları maalesef çok geç olmuş. O yüzdende çoğunu bilmiyorum. Bu kitap sayesinde öğrendim ve araştırıyorum. Özellikle de Aleksandre Puşkin Seyahatnamesi'ni ( Ataol Behramoğlu çevirisi) merak ettim. Rus Edebiyatında iz bırakmış br ustanın kaleme aldığı seyahatnameyi okumak isterim.
    *Bu kitaptan edindiğim bilgiler ışığında merak ettiğim kitaplar kadar tarihçi - yazar Laurence Bergreen ve eserlerini de merak ettim. En kısa zamanda araştırıp, biyografisini okuyacağım. Mümkün olursa da kitaplarını temin edip, okumak isterim.
    *Seyahat Diyen Kitaplardan birkaç alıntı:
    +Okur seyahatnamenin tadına vardığında öylesine geniş bir bilgi yelpazesiyle karşılaşır ki tarihi verilerle beraber tarifi imkansız keşiflerin zevkini yaşar.
    +Özellikle Türk tarihi için ayrı bir önemi bulunan Türkistan havalisinin kadim şehirleri hakkındaki mühim bilgiler başka kaynaklarda rastlanmayacak kadar eşsizdir.
    +Moğollar dünya tarihi için önemli oldukları kadar Türk tarihi için de önemli bir kavimdir. Bu nedenle Moğol tarihini deşifre etmek, bir anlamda Türk tarihini deşifre etmektir.
    +Tarih, çoğu zaman araştırmacılar için karanlıklar içindedir. Her dönemde insanlık tarihini yazarak, devrinin karanlığını dağıtıp geleceğe ışık olanlar mevcuttur.
    +Anadolu ve İran'ın kesişim alanı geçmişten günümüze birçok medeniyet unsurunu bünyesinde barındıran dünyanın önemli bir kavşak noktasıdır.
    +Tarih boyunca Türklerin zamanın cenderesinden geçercesine içinden geçtikleri, tarihsel miraslarını ve kimliklerini sokaklarına bıraktıkları şehirler vardır.
    +Seyahatnamenin bir yerde amacı, yazılanlar vasıtasıyla bahsedilen bölgeye gidemeyenleri o yerlere götürmektir.
    #kitapsuuru
  • 177 syf.
    ·Beğendi·8/10
    #yerliyazar kitaplarını daha çok okumaya özen gösteriyorum. @hicyayinlari da genelde benim okuduğum tarzda kitaplar bastığı için ilk tercihim oluyor. Bu iki kitabı fuardan aldım. Zaten fuara gidince uğradığım ilk stand Hiç yayınlarının standı oluyor. İlk kitap olan Cehennem Kapısı Gölge Kuşanan kitabını 15.01.2017 tarihinde imzalı bir şekilde almıştım. İkinci kitap Cehennem Kapısı Kefareti ise 17.02.2018 tarihinde imzalı bir şekilde almışım kitaptan anladığım kadarıyla bir üçüncüsü çıkacak. Neyse lafı fazla uzatmadan geçiyorum. .
    .
    Kitap Osmanlı zamanından hesitleri günümüze yansıtıyor. Yani iki dönemin de ortak sıkıntısını anlatıyor o da Gölge Kuşanan oluyor. Bu bir iblis arkadaşlar. Osmanlı savaştayken düşman ordusu cehennemden bu iblisi zafer kazanmak için çağırıyorlar. Büyüyle falan işte. Bu iblis dünyayı ele geçirmeye çalışıyor. Fatih Sultan Mehmet'in Lalası( akıl hocası) Zoğonos paşa ve Yeni Çeri Murat bir şekilde bu iblisi geri püskürtüyorlar. Yıllar yıllar sonra Mısır tarlası adında bir mezarkıkta çalışan Mert buranın aslında Cehennemim kapısı olduğunu sonradan öğreniyor o iblisi buradan uzak tutmaya çalışıyorlar. Tabi iblis bu bin bir türlü numarayla ve küçük çocukları kullanarak insanları öldürmeye çalışmasıyla Mert bile sorun çıkartıp duruyorlar. Size fazla detay vermeyeceğim. Bu iki kitap da birbirleriyle bağlantılı. Aynı iblisle verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Ve son kitabın sonuna göre bir üçüncü kitap daha gelebilir. Tüh bu sene gelseydi 2019 da da sizden bir imzalı kitap alırdım. Bu seriyi böyle devam ettirirdim. Neyse Dehşet Gecesini almaya geliyorum yazar bey hazır olun...

    Youtube video linki:
    https://youtu.be/o_DSBtmwHeE
  • 196 syf.
    ·12 günde·Beğendi·10/10
    Bir önceki makalemizde ilkini ve genel tanıtımını yaptığımız Nureddin Yıldız imzalı dört serilik “İşi Vaktinden Çok Olanlar” kitabının ikincisinin tanıtımı ile karşınızdayız. Yazar, kitabın başlangıcında başta Mısır ve Türkiye olmak üzere Dünya üzerindeki yirminci yüzyıl (1906-1966) islam aleminin genel karakterini ve tarihi sürecini değerlendirerek bizlerle paylaşıyor. Özellikle Mısırda o süreçte en etkin şahsiyetlerden birisi olan Seyyid Kutup’u, Türkiyeden ise İskilipli Muhammed Atıf Hoca’yı bizlere tanıtıyor. Devamında dört büyük raşid halife dönemine geri dönüş yaparak sırasıyla Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer radıyallahu anh’a birkaç anekdot ile değindikten sonra Hz. Osman bin Affan radıyallahu anh’ın hem şahsiyeti, hem de halifelik yıllarındaki tarihi süreci hakkında genişçe malumata yer veriyor. Akabinde hemen bu asrı saadet sonrası dönemin siyasi olayları ve tarihi önemi hakkında tahlillerde bulunuyor. Sonra bizleri Endülüslü yıllara götürerek hem o zamanın genel yapısını, hem de Endülüs fatihi Tarık bin Ziyad’ı bizlere tanıtıyor. Devamında ise hicretin ikinci asrı sonuna kadar devam eden hadis seferberliğini bizlere anlatırken sırasıyla İmam Buhari, İmam Nevevi ve İbnül Cevzinin hayat hikayelerini ve şahsiyetlerindeki önemi paylaşıyor. Hemen ardından Sa’d bin Ebi Vakkas Radıyallahu anh’ı anlatırken, peygamberimizden sonra yapılan en büyük stratejik savaşlardan birisi olan Sasanileri (İran) ve Mecusiliği (Ateşperestlik) bitiren Kadisiye savaşına da değiniyor. Kitabın son bölümünde bizleri yeniden yirminci yüzyıla taşıyan yazar, islami bağlamda Hindistanın o yüzyıldaki stratejik konumunu ve tarihteki süreci ile yetiştirdiği büyük alimleri anlatıyor. Özellikle genişçe Ebul-Hasen En-Nedvi’nin şahsiyetini işlerken bizlere mü’min bir alimin evrensel boyuttaki karakterinin nasıl olması gerektiğini öğretiyor. Finali ise Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’ın kendisini bizlere tanıtırken özellikle islam hadis tarihindeki önemine vurgu yapıyor. Şahsiyetlerin tanıtımını yaparken arada önemli eserlerinden de referanslar veren yazar, bizlere okunması gereken kitaplar hakkında bilgiler veriyor. Bir sonraki makalemiz inşâAllah serinin üçüncü kitabının tanıtımıyla devam edecek. O zamana dek daha birçok iyilik biriktirmek temennisi ile, Vesselâm.