Dayanışma ve esneklik — amfibi varoluşun bu potansiyeli gerçek, ama bir ön koşula bağlı: o akışkanlığı bilinçli yaşamak. Kendi çözülme korkusunu tanıyan, ona isim koyabilen insan, başkasının aynı
Felsefe
Bismillah...❤️ Tevhidin en ince sırrı, sebepleri görmek ama tesiri yalnız Allah’tan bilmektir. İman olgunlaştıkça göz sebeplere değil, sebepleri yaratan Kudret’e çevrilir. Ne şerri düşmandan, ne de hayrı dosttan bil! Sebep, onlar olsa da, hepsini Allahtan bilmek, imanın kemâli ve tevekkülün ta kendisidir. Çünkü ok da yay da O’nun elinde. Dost bir iyilikle gelirse, Allah’ın rahmeti o ele vesile kılınmıştır. Düşman bir şerle dokunursa, Allah’ın imtihanı o dilde zuhur etmiştir. Gözü sebeplerde takılı kalan yorulur; gözü Müsebbib’de olan huzur bulur. Perdeye değil, perdeyi tutan Kudret’e bak. Böylece ne gelen hayırda şımarırsın, ne gelen şerde yıkılırsın. Kalp bunu idrak edince, hem şükrün hem sabrın aynı kaynaktan aktığını anlar. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Son sözümsüm sen
Dertli sazım, ince sızım, Kalpte közüm, canda özüm, Bir değil, iki gözüm, Son sözümsün, son sözümsün sen. Varı boşver, yokta bile, Gönlümdeki aşkı dile, Bahar değil, kışta bile, Son sözümsün, son sözümsün sen. Güneş battı, çöktü gece, Söylüyorum hece hece, Roman değil, masal bence, Son sözümsün, son sözümsün sen.
Gülerek yaşadığınız anları ağlayarak hatırladığınızda anı, ağlayarak yaşadığınız anları gülerek anlattığınızda ise geçmiş olur. İnce ama derin bir çizgidir ikisi arasındaki mesele.
ece levin
“Kısmeti Kapalılar Kulübü” serisindeki en kritik karakterlerden biri. O yalnızca bir humanoid partner değil; insan ile yapay zekâ arasındaki duygusal sınırın bulanıklaştığı dönemin sembolü gibi
Edebiyat
Zamansız kapanan sahne
Bazı insanlar hayatımıza görkemli bir prömiyerle girerler. Spot ışıklarını üzerimize diker, alkışları en çok hak ettiğimiz anı heyecanla beklerler. Öyle bir ilgiyle kuşatırlar ki etrafı, sanırsınız bu oyunun sonu hiç gelmeyecek; her jest, her kelime derin bir sadakatin ilk cümleleri. Kulisteki hazırlığı, kostümlerin ardındaki emeği heyecanla izler, her detayla en ince ayrıntısına kadar ilgilenirler. Ancak bu yoğun hayranlık, aslında sadece kendi kafalarında yazdıkları o tek perdelik senaryonun tamamlanması içindir. Süreç, onların zihnindeki o gizli finale doğru akmadığında, hikayenin gidişatı kendi istedikleri satır aralarına sıkışmadığında sahnede aniden bir sessizlik olur. Ne kavga ederler ne de büyük vedalar bırakırlar. Sadece, bekledikleri o tek bir anahtarı alamayacaklarını anladıkları an, salonun ışıkları henüz açıkken arka kapıdan süzülüverirler. Geriye dönüp baktığınızda, o gürültülü başlangıcın ardında aslında koskoca bir sessizlik avcısının yattığını fark edersiniz. Gidişleri bir eksiklik değil, yalnızca bir niyetin vadesinin doluşudur. Kendi oyunlarında başrolü bulamadıkları her sahneyi yarım bırakmaya yeminli ruhlar, geride sadece parıltısı çabuk sönmüş hayallerin tozunu bırakırlar.