“Kıskançlık, etiyle beslendiği avla oynayan / Yeşil gözlü bir canavardır.” Kıskançlık hangi anlamda veya kime karşı olursa olsun insanın içinden parçalar söker durur. Güveni de yerle bir eder, insan hayatını da. Berrak sularda yüzmek yerine bulanık sularda buluverir insan kendini ve o bulanık sularda da neler kaybedileceği hiçbir zaman bilinmez. Bulanık sular durulduğunda ise insan elinde ne kaldığından çok neler kaybettiğiyle yüzleşir. Bakınız sevgili baş kahramanımız Othello'nun son sözleri şöyledir: “Benim için, akılsızca, ama çok seven biri, deyin; / Kolayca kıskanmayan, ama bir kez de kıskandı mı / Kendini kaybeden biri diye söz edin benden.”
Dünyanın en büyük yazarlarından biri kabul edilen İngiliz yazar William Shakespeare, çok çeşitli türlerde eserler vermiştir ve yüzden fazla eseri bulunmaktadır. 5 perdelik bir tragedya olan Othello; aşk, ihanet ve kıskançlık üçgeni üzerine kurulmuş bir tiyatro eseridir. Çok güçlü bir eser olan Othello kendisine tıp literatüründe de yer edinmiştir. Othello sendromu, birlikte olunan kişiyi kıskanma, kendisini aldattığını düşünme gibi patolojik bir rahatsızlıktır ve adını Shakespeare’ın Othello adlı eserinden almıştır.
Othello, 1930'lu ve 1940'lı yıllarda Türkiye'de çadır ve halk tiyatrolarında yaygın olarak “Arabın İntikamı” adıyla temsil edilmiş ve daha sonra değişik tarihlerde defalarca sahnelenmiştir. Dünyada hala birçok ülkede sahnelenmeye devam eden eser, 1995 yılında aynı adla beyaz perdeye uyarlanmıştır.