Giriş Yap
184 syf.
·
40 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kitabı ilk kez okuduğumda, takıldığım tek şey Zezé'ydi. Sadece Zezé'ye takıldım. Tebessüm ederek.. İlk kez okuduğumda itiraf etmem gerekirse Portuga'nın ölümü :) beni pek etkilemedi... İkinci kez okuduğum zamanlarda ise, ölümü beni etkilemeyen Portuga için okudum. Üçüncü kez okuduğumda, içimde ölen sahte Portugaların şerefine okudum. Kusarak...
·
Reklam
218 syf.
·
11 günde
#1001kitap~~~
~~~HayallerVeHayatlaraDair1Kitap~~~ ~~~Hayatta hiç şansım olmadı~~~ Guy de Maupassant, ister doğup büyüdüğü Normandiya’yı ister Paris çevrelerinin kinizmini dile getirsin, yazılarında hep “yaşamın kendi hareketini, görünümünü yansıtır...” ifadesi ile oluşmuş gibi kitapları. Altı yıldan uzun 1sürede yazdığı ve altı romanından ilki olan "Bir Yaşam" 1i bu şekilde yazmak zorlasa da ---))) orjinal adını değiştirmeyeyim dedim :))(( Hayatı ihanet ve hayal kırıklığıyla dolu zengin Norman aristokratlarının tek kızı Jeanne de Lamare'nin hikayesidir. 1kadının başarısızlık ve hayal kırıklıklarıyla dolu, doyum ve mutluluğun beklenebileceği hayatın gayet içinden olan kitap, Jeanne'nin kademeli olarak hayal kırıklıklarını anlatır. Flaubert'in Madame Bovary'sinin tam tersi olan kitap, cimri, insafsızca hırslı 1ko­canın sadakatsizliğiyle başlayarak, yaşamındaki 1dizi hayal kırıklığının acısını çeken dindar 1kadının öykü­sünü anlatır. Jeanne'ın teslim olmaya giden çöküşü, onun, kendisinin acı çekmesini gerektirecek şanssızlık­lar dizisiyle ai­lesinin ölümü, yalnızlık, yoksulluk gibi durumların olduğu hatta bu durumların ya kendimizin ya da yakınlarımızdan 1ilerinin yaşadığı duygu ve hallerin kitabı gibidir roman, yani çokça hayatın içinden 1kitap :((( Yeni ufuklar açan natüralist 1çalışma kabul edilen kitap, hayatın tuzakları ve zorluklarının vahşi öyküsü olup, Maupassant'ın (doğal cinsel içgüdü­lerini kısıtlayan) evliliğe yönelik eleştirisi ve hikayeye bütünüyle karamsar ifadesi ile din ve evliliklerde ikili ilişkiler üzerine vurgusuyla açgözlülük, şehvet ve zulüm nereye giderse gitsin Jeanne'nin 1sekilde karşısına çıkar evlat ve eş düşünülünce... Aşklarını kısa sürede evlilikle perçinleyen çift, gerçek kucaklaşmalar, yatak odası sırları, erkeklerin istekleri hakkında ne bilebilir ki? Aşkın şiirsel olmayan yanını tanıyor mudur? Birbirlerine bakarlar... Ve... Kırılmaya başlayan durumlar... Ama hayat devam edecektir,tüm herşeye rağmen... Karamsarlığı, fazlaca olan "Bir Yaşam" ne umdum ne buldum tarzında konusuyla ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olup, yine severek okuduğum yazara ait ikinci kitaptır. Ben yazarı romanları ile tanıdım ve yormayan diliyle çok seviyorum okumayı, zor zamanlarda sığındığım yazarlar arasındadır. Aslında yazar hikayeleri ile ünlü biriymiş, 1001kitaplari bitince hikayelerini de okuyacağım. Herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar dilerim... ~~~Gördüğünüz gibi hayat hiçbir zaman sandığımız kadar iyi ya da kötü değil~~~
1 yorumun tümünü gör
376 syf.
·
7 günde
·
Puan vermedi
“Sevmek, yalnızlığı göze alabilmektir, çoğu zaman.” 01.10.2022
Nasıl anlatılır ki bilemedim. Okurken hissettiğim o duyguyu tam olarak aktaramayacağım sanırım. Ne zaman bir kitap hediye edilse -ki bu kitap çok özel bir hediyeydi- ya da raftan herhangi bir kitap seçip alsam kendimi hep hüzünlü bir hikayenin ve kendi hayatımdan parçaların içinde buluyorum nedense. Belki hassas ruhum yazılmış tüm satırların arasında kendine dokunacak şeyleri tutup çıkarıyor gün yüzüne. Bazı kelimeler bazı satırlar bazı kitaplar özellikle kişiliğimizin derinliklerine sakladığımız bizi biz olmaya sürükleyen geçmişimizi ve yaşanan belki de artık hatırlamıyoruz sandığımız yaşananları tetikler. Bu tetiklenme hissi bizi her kelimede daha çok sarar. Her zamanki gibi okuduğum kitapta kendime ait izler buldum. Üzüldüm sevindim… Toplumdaki bir çok kadının yaşadığı artık kanıksadığı değiştirmeye çalışmadığı ya da değiştirmeye gücü olmadığı olayları okumak bir kitapta da olsa başkaldıran birileri olduğunu bilmek - ki kitabın sonunda her şeyin bir kurgu olmadığını da anlıyorsunuz- insana kendi hayatına şekil vermek için güç veriyor. “Bazı risklerin hiçbir zaman alınmaya değer olmadığını, özellikle de bu riskler geçmişte sizi hüsrana uğrattıysa” artık bazı şeyleri geride bırakmak gerektiğinize ait inancınızı tazeliyor. Kitap etrafımızda yaşanan olayların bazen “dışardan göründüğü gibi siyah beyaz olmadığını fark etmemize” yarıyor. Kendi yaşadıklarımızın da çok yönlü sebepleri ve sonuçları olabileceğini göz önüne seriyor. Hediyesi için hayatımdaki en kıymetli kişiye de teşekkür ederim.
Reklam
400 syf.
·
11 günde
Bu kitap dev bir eser diyerek cümlelerime başlamak istiyorum. Modern dünyanın Müslüman bireylerinin zihin karışıklığını gidermek için yazılmış bir şahaser, doğu medeniyeti ve batı düşüncesi arasındaki islamın yerini tespit edebiliriz. Oldukça derinlikli çözümler ve tespitler mevcut. Yazar kitapta hem doğu hem de batı ile hesaplaşmış. Kök salmış düşünceleri ve siyasi yargıları sorgulayıcı tavrı ile ele almış ve incelemiştir. Kitapta çok büyük düşünür ve yazarların kitaplarından da alıntıladığı fikirlerine yer vererek konulara daha fazla derinlik katmıştır. İlk bölümde yazar, dünyada islamın yeri neresidir sorusuna cevap aramaktadır. Bu noktada İslâm'ı bir çıkış kapısı olarak ifade etmektedir. İslamın en temel özelliğinin düalizm olduğunu belirtmektedir. Bu anlayış bütün düşüncelerinde mevcuttur. Yazar kaçınılmaz olan iki yönlülüğün İslâm'ın kaynaklarında da olduğunu şu sözlerle ifade etmektedir: "Kur'an ve hadis her biri kendi başına ilham ile tecrübe, edebiyat ile zaman, düşünce ile tatbikat veya fikir ile hayatı temsil etmektedir. İslam bir düşünüş tarzı olmaktan ziyade bir yaşayış tarzıdır. Kur'an'nın bütün tefsirleri, onun Hadis'e, yani hayata başvurulmadan anlaşılmaz olduğunu göstermektedir." Yazar daha sonra Ahlak-kültür, insanın nereden geldiği konularını ele alıyor. Zahir dünyayı ele alan Meteryalistlere göre insan, "Mükemmel hayvan"dır. Yani ruhu inkâr eden bir düşünce tarzıyla karşılaşıyoruz. Fakat dinde bu durumun tam tersi olduğunu görüyoruz. Ruhu yok sayarak insanı açıklamak imkânsızdır. Unutulmaması gereken, sanatkârların eserleri daima sanatkârın ruhunu taşır!.. İzzetbegoviç'e göre insan ve hayvanı birbirinden ayıran temel farklar manevi, ahlakı ve dini tavırlardır. İnsan ve hayvan arasındaki mutlak uyuşmazlık cevheri manevi boyutta ortaya çıkmaktadır. Ünlü yazar Camus, insanı: "İnsan, ne ise o olmayı reddeden bir hayvandır." diyerek açıklıyor. Aslında insan ile ilgili dini görüşün özü, bu negatif gerçekte, bu "büyük redde" yatmaktadır. İzzetbegoviç ise, insana bakış açısını şöyle açıklıyor: " 'Biz insanız' demek, biz günah işleriz, zayıf yaratılışlıyız, cismaniyiz, demektir. 'İnsan olalım' ise, bizim daha yüksek taahhütlerimizin bulunduğunu, bencil olmamamız. İnsanca hareket etmemiz gerektiğini hatırlatan bir çağrıdır." Yazar İslâm'ın modern çağdaki yerini ve insanın dünya'yı anlama çabasını, insanın alemdeki yerinin ne olduğunu, nasıl bir tutum içerisine girmesi gerektiğini sanat, ahlak ve tarih kavramları içinde aramaktadır. Din ile sanatın sıkı bir ilişkisi olduğunu belirten yazar, insanın kendini açıklama çabasında sanatın en üst seviye olduğunu ifade etmektedir. Çünkü sanatın, insanı arama eylemi olarak, Tanrı arayışına dönüşmekte olduğunu belirtmektedir. İnsanın dünyayı anlama çabasında; dini öğrenerek nasıl düşünmesi ve nasıl inanması gerektiğini, ahlakı bilerek ise neye meyletmesi ve nasıl yaşaması gerektiğini bilecektir. Sonuç olarak İzzetbegoviç doğu ve batı arasında yapmış olduğu kıyaslamalarda birini överek diğer tarafı asla yermemiştir. Lakin yazar batı ve İslam arasındaki kıyaslamalarda İslamlaşma düşüncesiyle hareket ederek, İslâm'ın teorik faziletlerinden ve Batı'nın pratik zaaflarından bahsederek yanlı bir tavır sergilediğini anlayabiliriz. Kitabın genelindeki değerlendirmelere bakınca yazarın, köklü bir felsefe, sanat ve sosyoloji bilgisine sahip olduğunu görebiliyoruz. Noktayı İzzetbegoviç' in bir sözü ile koyayım: "Müslümanım ve Müslüman kalacağım... Çünkü İslam benim için güzel ve ulvi olan her şeyle eş anlamlıdır."
·
42.sayfada pes ettim. Kitap, götlek olarak adlandırılan aptal insanların hal ve davranışlarını ele alıyor. Kitap bolca eski düşünür ve filozoflardan örnek alınmış. Okuduğum sayfaya kadar kitap götlek insanların tanımlamasıyla geçti. Açıkçası çok sıkıldım. ‘Götlek insanlar şöyledir, olması gereken budur ama götlekler böyle yapar’ cart curt. Evet, her sayfada en az on beş tane ‘götlek’ kelimesi yer alıyor. Sarmadı, yarım bırakıyorum. Belki ileride bir şans daha veririm.
1 yorumun tümünü gör
Reklam
2
100
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48