Mustafa Aydın, Tarih ve Ütopya'yı inceledi.
2 dk. · Kitabı okudu · 7/10 puan

Ciddi anlamda felsefe ile ilgilenmek isteyen hekesin okuyabileceği bir kitap. Bazı yerleri biraz sıkıcı ve ağır olsada genel hava anlaşılır ve düşündürücü.

Reyhan Deniz, Beni Asla Bırakma'yı inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bölümler kısa tutulmuş ve ciddi bir heyecan yaratılmış. Gerilim dozu son derece yüksek! Okuyucuyu yormuyor ve bir solukta kitabı bitirebiliyor musunuz.

Reyhan Deniz, Hayatta Kalma Güncesi'ni inceledi.
 1 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nobel ödüllü yazar Doris Lessing'in bu değişik ve çarpıcı romanı bir tür kıyamet öyküsü. Çevre kirliliği, hoyratça kullandığımız doğal kaynakların tükenişi, evsizlerin sayısı artarken sokak çetelerinin kural tanımazlığının kural haline gelişi, dilin yozlaşması ve yoksullaşması, iletişimsizlik, insanların büyük şehirlerden kaçmak zorunda kalışları ve kalabalıkların yerini alan ıssızlık...
Lessing usta ve akıcı anlatımıyla, bütün bu olup bitenlerin görgü tanığı olan, hatta hiç tanımadığı bir çocuk-kadının sorumluluğunu da üstlenen yaşlıca bir kadının ağzından aktarıyor olayları. Yazarın kıvrak dili; insanların çaresiz durumlarda en olmayacak koşullara nasıl ayak uydurduklarını, bu koşullara rağmen yaşanan aşkları ve iktidar kavgalarını, hayata tutunmak için verilen savaşımı, çok etkileyici bir romanda biçimlendiriyor.




Kaynak: http://www.idefix.com/...urunno=0000000334915

Gecee, Momo'yu inceledi.
1 saat önce

Momo! Küçük Prenses ! Dünyayı korkusuzca tehlikelerden koruyan saflığın ve temizliğin sembolü bir çocuk ! Hem de kimsesizliği içide kendisine bir sevgi çemberi yaratmayı başaran, sevecen bir kız çocuğu !

Genellikle fantastik hikayelerde baş kahramanın bir erkek olmasına alışmışızdır. (Batman, Superman gibi. Neden Superwoman diye de bir film olmasın ki?!) Kadınların ön planda olmasını istemeyen erkek egemen bir dünyada yaşarız; bu nedenle kadınların başarıları anlatılmaz! Bize tek söylenen: " Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. " Neden başarılı olan bir kadın değil ?

Ama bu kitapta kadının, gücü ile dünyayı kurtarmayı, sevgisi ile insanları kucaklamayı, tek başına kimsesiz kalsa bile hayata direnebilmesini bire bir tasvir ediyor yazar. Hem de bu duyguları saflığın temsilcisi bir çocuğun dilinden dökülen sözcüklerle hissettiriyor okuyucuya...

Sadece kadının gücü değil ortaya konulan zaman sorunsalı da en ince ayrıntısına kadar işleniyor. Zamanın olmadığından, çok meşgul bir hayatımız olduğundan zaman ayırmadığımız insanlar, sevdiğimiz işleri yapmaktan vaz geçmemiz ve daha nice problemi dile getiriyor yazar.

Okuyun, Okutturun ! Pişman Olmazsınız !

Gül yalçın, Babam Giderken'i inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı ilk gördüğümde sonucunu ve komayı göze almıştım aslında..arka kapak yazısı herşeyi anlatıyordu oysa..
Giden gerçekten gider mi?,giderken ne hisseder?,ruh hali nasıldır?,nelerden korkar?, ne düşünür?,hastalık sadece hasta olanımı hasta eder?
Kendi kaybımın,kendi gidenimin ardından bütün bu sorulara cevap bulmayı,gidenimi ve giderken ne yaşadığını anlamaktı amacım..
Dün akşamüstü başlayıp bi solukta bitirdim ve aynı acılı kaybediş sürecini tekrar tekrar yaşadım Andrés'le..babamı ve babamın sonsuza giderken neler hissettiğini daha iyi anladim diyebilirim..hastaligi hakkında hiç konuşmadım ve ne hissediyosun diye hiç sormadım mesela..okurken hissettiklerim ve yaşadığım duygu firtinalari gece 4'e kadar ağlama koması geçirmeme sebep oldu.
Ve anladim ki,gidenler giderken daha çok mutlu olmak,sevildiklerini daha çok hissetmek,yalnız olmadıklarını bilmek istiyolar..
"Hayatın salt şanstan ibaret olduğunu kabullenmekte neden bu kadar zorlanırız?",diyor yazar..Bu cümleden yola çıkarak,sadece hayatımız degil sevdiklerimiz de apayrı bi şans bizim için..ve sanırım sırf bu yüzden hayatımızdaki insanlara "Seni seviyorum,benim için değerlisin" demenin, "biz" olabilmenin ne demek olduğunu,güzelliğini anlatmanin tam zamanı..yoksa bir babanın son sözü bu kadar acı vermez..
"Konuş benimle.Sessizlik içinde ölmeme izin verme."

Şehmus Alpyürek, İnsanları Okumak'ı inceledi.
1 saat önce · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Yazar burda giyimden,sese,mimik hareketleri gibi tepkilerden o kişinin nasıl biri olduğunu anlatıyor. Diksiyonun önemini anlatıyor. Gruba karşı ve bireye karşı nasıl hareket etmemiz gerektiğini anlatıyor.

Huzeyfe Altunbaş, Elon Musk'u inceledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Elon Musk ın son zamanlarda yaptığı işlerle ön plana çıkışı ve bu çıkışın devamında hayallerine aldığı imkansız gibi görünen mars yaşantısını inanılmaz merak ediyordum ve başladım..

Kübra Yılmaz, Ruh Yordamı'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okurken aldığım hazdan kaynaklanacak olsa gerek ki kitabı bitirdikten sonra bir kere daha okuma kararı alacak kadar çok beğendiğim bir kitap oldu.Herkesin kendisinden bir iz bulabileceği,hayatın akışıyla meydana gelen genellemeler ve yazarın o mükemmel kalemi.Bu nasıl güzel bir dokunuş demekten kendimi alamadığım üzerinde uzun uzun düşündüren cümlelerle sıklıkla karşılaştığım oldu.Zaten severek takip ettiğim bir yazarın beklediğim düzeyde bir kitabıydı yalnız şöyle bir farkı var ki hayatın zorlayan koşullarında elime alıp herhangi bir sayfasını rastgele açıp okuyup tatmin olmak isteyeceğim ve kütüphanemde benim için yıldızı parlayacak olan kitaplardan olacak.Kalemine sağlık Gökhan Özcan

Hikmet Dokuzuncu, Kaybolan'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

İç karartıcı bir sinema filminin senaryosu haline getirilebilir bu kitap. Benim için o kadar alakasız, o kadar kopuk bir hikayeydi ki... Başına anlam veremedim, sonuna anlam veremedim. Ayrıca ilk defa Ayrıntı Yayınları'nın bastığı bir kitapta hatalı çevrilmiş bir cümleyle karşılaştım.

Reyhan Deniz, Kaybolan Düşler Senfonisi'yi inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aklım fikrim allak bullak oldu. Bir solukta bitirdiğim bu kitabı herhangi bir yere sığdıramadım. Hikaye aslında basit gibi görünse de kurgusu ve olay örgüsü çok enteresan.

Neyin gerçek neyin sahte olduğunu arıyor bu kitap. Daha doğrusu arıyor gibi görünüyor ama müthiş bir ironiyle dönderip dolaştırıyor. Tam bir akıl fırtınası. Acaba bizim gördüklerimiz mi gerçek yoksa görmediklerimiz mi? Gördüğümüz ya da görmediğimiz şeyler nedir? Ve bu soruların cevabını aramasından ziyade soru etrafında dolanması bende felsefi bir haz yaşattı. Mutlak sorular var fakat cevapları okuyucuya bırakmış. Enteresan olan cevaplardan ziyade, sorular üzerine uğraşıyorsunuz.

Bu formülü çizerken kitap, şizofren olduğu söylenen ve akıl hastanesinde yatan karakterin, ünlü bir tiyatrocuya olan aşkını okuyorsunuz. Tüm bu felsefi problem, bu aşk hikayesinin üzerin kurulu. Zaten klasik bir aşk hikayesini çok başarılı bir şekilde kurgulandığını söylerken ki kastım da buydu.

Algılar, gerçekçilik, çağdaş felsefi problemleri çok sistematik bir şekilde bir aşk hikayesine bandırıp, zihinlerde müthiş bir soru işareti yakan bu kitabı okumalısınız.

Zihin tabusunu yıkmak isteyenlere birebir..

Gün, Gölgesizler'i inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

“...karanlık toprak damları tek tek yutuncaya dek bıyıklarını rakıyla sulardı. gene de yeşermezdi bıyıkları,yıl geçtikçe ağarırdı...”

Taner Güldar, Efsane'yi inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Barbaros paşayi anlatan ilginc bir kitap.denizlerde hüküm süren akdeniz kendine göl yapan ecdadin kaptan-ı deryasi.kaptan-ı deryasiyla birlikte osmanlininda gücünü gayet iyi anlatan mümtezih kitaplardan.kimseye muhtaç olmadan efsane kendini yaratmış.