Kübra, Kuzey ve Güney'i inceledi.
11 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

649 sayfalık romanın bitmesinin haklı gururunu yaşıyorum :) Kitaba dikkatimi romantik bir şeylere yönlendirip, hayatımın debdebesinden biraz uzaklaşabilme umuduyla başladım. Aşk kimin dikkatini dağıtmaz ki? Lakin kitap daha çok fabrikalardan, bunların işleyişinden, grevden, işçiden, iş verenden, ekonomiden bahsediyor. Fonda da bir tutam aşk var ama yemeğe tat verecek kadar değil.

Margaret Hale'nin yaşamının 2 senesi anlatılmış. O kadar çok ölüm oldu ki, yeter artık sen de öl bitsin bu işkence dedim. Gaskell kızın hayatında ateş etmedik kimseyi koymadı, derdi neydi anlamadım :)

Çeviride ve baskıda sıkıntılar var. Bazen mantık hatalarıyla karşılaştım. Kitabın kapak tasarımı insanda aşk romanı olduğu izlenimi uyandırıyor. Çeviriyle mi Gaskell'İn kalemiyle mi alakalı olduğunu pek anlayamadım ama 500'lü sayfalara kadar, kitaptaki duyguları hissedemedim. Bir işçinin yaşadığı olay, acı verici olmasına rağmen ancak bu kadar duygusuz anlatılabilirdi. Kızın yaşadığı 4. ölümde ancak acıyı hissedebildim. O da şok edici oldu, en sıradan ölüm olmasına rağmen...

Kitap sizi içine çekmede biraz sıkıntılı olsa da, okunabilir. Dönemi değerlendirdiğimizde, çok da başarısız sayılmaz. Zaten yazar da bazı yerleri çabuk çabuk yazması gerektiği için okuyucudan bir nevi özür dilemiş. O zaman şartlar ne gerektirdiyse artık. Biraz daha yumuşak geçişler yapılabilseydi, hangi zamandan bahsedildiği daha doğru verilseydi kitap daha sevilebilirdi. Bir sonraki paragrafta dört ay sonrasından bahsedildiğini anlamak biraz müneccimlik gerektirebiliyor. Elinizde varsa okuyabilirsiniz, ama almak için ekstra bir çaba göstermenize gerek yok.

Ferah, Günübirlik Hayatlar'ı inceledi.
20 Kas 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

İş adamından sanatçıya 10 farklı hayat hikayesi . Üzüntü, merhamet ve endişe. Rüyalardan çıkarılmaya çalışılan tedavi sonuçları. Yine beğenerek okuyacağınız psikoterapi öyküleri. Keyifli okumalar...

Kübra, Siliniş'i inceledi.
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Serinin 5. kitabı Siliniş, dünyadaki en iğrenç konulardan birini işliyor: Fahişelik. Hayatlar, adi insanların elinde nasıl silinir? Çocuk yaştaki bir kıza; pislik, koca göbekli, hayvan oğlu hayvan, makam mevki sahibi bir var olmayasıca nasıl meyleder? Koca işkembesini sallayarak kızın üstüne gelişi.. Allah'ım düşündükçe def gibi geriliyorum... Adam resmen çocuk kızların gençliğini aldıkça kendisi gençleştiğini falan mı sanıyordu... Şu anda çıldıray, yıldıray ve öfkeliyim. Bunun binlerce örneğini dünyanın bütün ülkelerinde gördük, görüyoruz, Allah kahretsin ki göreceğiz de... Karşısındaki bir can taşımazmış gibi nasıl davranır insan. Okuyun, görün... Ağlayan ağlasın, kusan kussun, kızan kızsın. Hepsini combo yaşayanlara da selam olsun.

Tess Gerritsen yine muhteşem kalemiyle ve kolay okunabilirliği ile takdiri hak ediyor. Bu yazar, bu işi biliyor.

Meral, Allah'a Borç Veren Adam'ı inceledi.
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Din konusundaki doğru bildiğimiz yanlışlarımızı, hiç çekinmeden anlatan süper bir kitap. Gerçekten bu anlatılanlar doğru mu diye tereddüt de kalsamda ve o tereddütler hala olsa da bir çok bilgi sahibi oldum. Bu kitaptaki bilgileri etrafımdaki insanlara anlatınca biraz ters tepki gördüm. Şimdiden uyarayım. :-) Okumanızı içtenlikle tavsiye ediyorum. :-) :-)

Aysel, İnce Memed 1'i inceledi.
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

448 sayfa nasıl bu kadar çabuk bitti?

2013`den beri erteleye erteleye 2015`e getirip çıkardım. Bana sorarsanız bir yıl daha ertelerdim de Muzaffer bey sağolsun. Öncelikle, Muzaffer bey`e beni böyle değerli eser ve değerli yazar, Yaşar Kemal ile tanıştırdığı için teşekkür ediyorum :)


İnsan hiç tadını bilmediği yemeğin kokusunu burnunda hisseder mi? Tarhana çorbası nasıl bir şey? Burnumda kokusu var. Böyle sıcacık, ocakta yeni kaynayan ekşimsi gibi bir tad. Bu arada tarhana ne onu da bilmiyorum :)) Ekmek`le soğan... İtiraf ediyorum bir ara canım o kadar çekti ki, hiç soğanı tanımasam elma gibi tadı var deyeceğim öyle tatlı.

Yaşar Kemal- bazı yazarlar var okurken hangi safda olduğunu ayırt edemezsiniz. Yaşar Kemal öyle değil. İyilik var damarında sanki. Abdi ağaların yanına İnce Memedleri vermişse...

Tasvirler en çok dikkatimi çeken nokta oldu. Sanki köyü karış karış dolaşıyormuşsun gibi.

Kitab`ı ilk bu cümle ile tanımışdım : “Nerede halkına zulmeden, halkını cehalete sürükleyen, öldüren, bir Abdi ağa varsa, orada İnce Memed'ler de olacaktır elbet.” Bence bu kelimeler bile okuyacağınız kitab`ın ne kadar nadide olduğunu hatırlatacaktır size.

İyilik ve kötülüğün su katılmamış hali var " İnce Memed "de. Kötüler gerçekten kötü, ( Abdi ağa`nın içinde iyiliğin zerresini göremedim ) iyiler kendi mallarından, canlarından ( köylüler ) olacak kadar iyi.

Sonu biraz hüzünlü. Hem yarımkalmışlık hissi veriyor hem her şeyin bitip sona ulaştığını. Bu da belki yanılıyorumdur yazarın o dönemde kitab`ı yazarken 2, 3, 4. kitapları çıkarıp çıkarmayacağına henüz karar vermediği hissini yaratıyor bende.

Yine de, Yaşar Kemal iyiliği övdüğün, zulmü, kötülüğü, dönemin " başa geçenlerini " o sonsuz tasvir gücünle harmanladığın için seni ilk kitabınla ( ilk kitabıyla yazarları nadir halde tutarım ) çok sevdim.

Mekanın Cennet olsun iyi kalpli yazar...

Keyifli keyifli okumalar *_*

64 yaşındaki bir adamın 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlendirilmesi,45 yaşındaki bir adamın 15 yaşındaki yeni adet görmüş bir çocukla evlendirilmesi..neresinden baksan korkunç olayların şeriat kanunlarıyla uygulanması.Okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız ve en kötüsü de bunu yaşayan tüm kadınların durumlarını kabul etmesi ve hatta kendilerini suçlaması. Kısacası şeriatın hakim olduğu Afganistan gibi ülkelerde kız çocukları daha dünyaya geldikleri andan itibaren bu düzene ve kurallara alışmış ve benimseyerek büyüyorlar. Beyinlerine sokulan olgu çocuk yaşta yetişkin bir kadına dönüştürülmelerine sebep oluyor.

mithrandir21 | Uğur D., O'yu inceledi.
 23 May 2016 · Kitabı okudu · 29 günde · Beğendi · 10/10 puan

King insanı gerçekten de nasıl korkutabileceğini nasıl gerebileceğini çok iyi biliyor. Bu eserinde de okurlarını 1216 sayfa boyunca bir kere bile "kuolrofobi" nin adını anmadan bu fobi sınıfında korkusu olanların belki kitabını okumalarını imkansız hale getirip, kuolrofobisi olmayanlar ile de adeta dalga geçip bu sınıfın içinde yer almalarının aslında ne kadar da kolay olduklarını göstermekte; ama korku dediğimde de hani böyle korkudan "yok ben bu kitabı okuyamıyorum, okurken çığlık attım" seviyesinde anlamamak lazım tabii ki, okurken gerilecek hatta bu uzun soluklu eserde olayların içine o kadar çok gireceksiniz ki kesinlikle öyle veya böyle bir şekilde gece rüyanlarınıza işleyecek kalitede bir eser.

King bu külliyatında kaleminin sihirini resmen konuşturmuş; bölümleri birbirine aynı cümle içinde ortak kelimeler ile bağlaması, iki farklı karakterin gözünden bir cisimi farklı farklı görüp, aynı cümle içinde kafamızı karıştırmadan bize tek bir cisim gibi okutabilmesi (çevirmenin de büyük büyük payı var) ve yaptığı "flashback" ve "flashforwardler" ile dediğim o birbirine bağlamaları filan o kadar güzel, o kadar sorunsuz ki 1216 sayfa boyunca aksiyon filmi havasında sürekli geçişler ile beynimize oyun oynatıyor. Bir yazar düşünün daha kitabın başlarında bir karakter barda içki içsin ve o karakterin kadehleri arka arkaya devirmesini sanki kitabın finali havasında bize soluksuz okutabilsin.

Kitap içinde karakterlerin hepsini artık o kadar iyi tanıyoruz ki, Richie'yi okurken "Bip Bip Richie", Ben'i okurken "Saman Kafa" veya Bill'i okurken "Koca Bill" dememek zor oluyor ya da Beverly'i okurken de aşık olmamak elde değil, Kral bizi bu duruma sokuyor çünkü; ve karakterlerin aslında hepsinin de ayrı ayrı, uzun uzadıya incelenmesi gereken karakterler. Hepsinin bir kusuru var ve hepsinin de belli bir kesimi temsil ettiğini düşünüyorum (kadın, şişko, yahudi, kekeme, siyahi vs.).

Kitap sonrası filmini de seyrettim ve özellikle ilk 2 saat boyunca müziklerin kalitesizliği haricinde bir sorun görmemiş, kitabın havasını güzel bir şekilde verdiğini düşündüm. Tek sorun müziklerin kalitesizliği ve finalin teknolojik imkanlar yüzünden yetersiz ve günümüz şartlarına göre çok kötü olması. Gerçi kitapta da tek hoşuma gitmeyen taraf da finali idi daha doğrusu daha farklı bekliyordum.

1990 Yapımı Filmi
http://www.imdb.com/...864/?ref_=ttmd_md_nm

2017 Yılında Gösterime Girecek Filmin Prodüksiyon Bilgisi
http://www.imdb.com/title/tt1396484/

Eren Demir, Divan'ı inceledi.
 10 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Anlamsız ağır cümlelerin olduğu, son derece içine girilmeyecek girilemeyecek bir kitap ben beğenmedim. Okumak için çok da sebebin gerekmediği bir kitap.

Aysel, Suç ve Ceza (Çizgi Roman)'ı inceledi.
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Çizgi roman severlerin severek okuyacağı, 1-2 saat içinde bitecek türden bir kitap.
Tabii ki, kitabın orjinal halinden azacık farklı. 128 sayfaya hem resim hem roman sığdırılacaksa buna şaşmamakta gerekir. Eser, romanda özetle geçilmiş desek daha doğru olur.

Kahramanımızın vicdan mühasebesi orjinalinde sayfalarca sözlerle, çizgi romanda ise resimlerle gösterilmiş.

Resimleri beğendim. Yorumumu tamamlarsam; boş zamanınız varsa ya da okuduğunuz kitaplardan sıkıldıysanız rahatlıkla elinize alacağınız türden kitap ( kitap derken garip geliyor nedense :) )

Not; naçizane tavsiyem, kitabın orjinalini okuduktan sonra bu romana göz gezdirmeniz daha doğru olur. Zira büyü bozula bilir :)

Keyifli okumalar...

~``` Okumak isteyenler için pdf ekleyecektim. Unutmuşum :)
https://docviewer.yandex.com.tr/...377309bc&page=1

Nazlı Demir, Yüzyıllık Yalnızlık'ı inceledi.
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 19 günde · 7/10 puan

Eğer bu kitabı okuduysanız kendinizi tebrik edebilirsiniz.
Durağan bir dili, merak uyandırmayan ve sonu nereye gittiği belli olmayan konuyu, isimlerin benzerliğinden dolayı kim kimdi ya diye karışan karakterleri başarıyla atlattınız. Şimdi size ne kattığını düşünmeye geçebilirsiniz. Hristiyanlıkta geçen 7 günahı ve sonuçlarını kesinlikle karakterlerle birlikte tek tek öğrenmiş oldunuz. Ayrıca gerçekte yaşanan muz işçileri katliamına* değinmesi ile birlikte günümüz olaylarından bir facianın nasıl olduğunu artık biliyorsunuz.
Ne zorlamalarla, okumak için kendinizi ittirmelerle dolu, acaba bıraksam mı düşünceleriyle başa çıkarak Nobel ödüllü bir kitabı daha bitirmiş olmanın şevkiyle çerez kitaplara yönelip kafanızı dinleyebilirsiniz.
* Bu sayede nobel'i almıştır.