• Adına ve kapağına vurulup almıştım.Tahmin etmediğim kadar güçlü bir hikayeyle karşılaştım.Bir roman böyle basit bir anlatımla, nasıl bu kadar sürükleyici hale getirilir anlatamam. Herkese tavsiye edeceğim bir kitap.
    ''Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...''
  • Elinize alıyorsunuz ve bir anda Zézé nin yaşamının tam merkezinde buluyorsunuz kendinizi... Onu yazanın yüreğinde yirmi yıl sır gibi açığa çıkmayı beklemiş, on iki günde satırlarda kendine yer bulmuştur. José, sevgili José... Sen gerçek bir güneşsin. Kalplerimizi ısıttın. Bu kitap "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsüdür."

    Acı, bu dünyada kesfedilebilecek en yaralayıcı şeydir. İnsanı insan yapan. Hem bu kadar sarsan, hem böylesine yürek burkan bir şey, nasıl oluyor da bizi bir anda büyütebiliyor. Bir çocuğu artık çocuk olmaktan alıkoyan, onun içindeki kuşları öldüren, ona gerçeğin zehirini altın tabakta sunan şeydir o.
  • Var Olsun Yolunda Yürümekten Asla Vazgeçmeyeceğimiz Atsız ATA'ya...
    Hüseyin Nihal ATSIZ ' ın bu eseri 2 bölümden oluşmaktadır. Atsız'ın yaşadığı devri ,o devirdeki yetkilileri öteki diğer devlete taşıyarak yazdığı romandır. İlk 30 sayfasında hiç bir şey anlamayan ırkdaşlarım olacaktır. Lakin kitabı 2 bölüm olması kafandaki bütün soru işaretlerini silmekte. Dalkavuklar gecesi ilk bölümde Kahramanlar gecesindeki bu söze gelince " Hangi kahramanlık gecesi ? Kahramanlar öldüler. Bu gece dalkavuklar gecesidir. Bu şölene konmak için sabaha kadar bağırdık. Tabi siz de içerde şebek gibi taklak attınız." Gerçektende öyle değilmi..? Nice kahramanlar verdik biz onlar ise iki sözle anıyorlar. Snki geleceği görüpte yazdığı bu roman ATSIZ hocanın taviz kişiliğidir. Bizde bir yiğitlik belgesi olduğu için burdayız.
    Kral Subbiluliyuma: ATATÜRK
    Başkumandan Tutaşil (Fevzi Çakmak)
    Peki romanda eleştirilen kral ATATÜRK' mü İnönü 'mü?
    Bu bariz olarak okursanız İnönü olduğunu anlayacaksınız.
    VAR OLSUN ATSIZ ATA'YA..
  • Sabahattin Ali klasiği.. harika bir kitap mutlaka okunulması gerekiyor... Sabahattin Ali klasiği.. Sabahattin Ali klasiği.. Sabahattin Ali klasiği...
  • Arkadaşlar kitap vakit kaybı. Ama eleştiri yapabileyim diye ben okudum. Size pek bir şey katmaz diye düşünüyorum. Hızlı okunabilen bir kitap yinede okuyabilirsiniz.
  • Dostoyevski'nin "hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" sözünü duymamış olsam Gogol'un Ölü Canlar kitabının kahramanı (kötü kahramanı) Çiçikov ile Dostoyevski'nin Suç ve Ceza kitabının kahramanı (kötü kahramanı) Raskolnikov'un benzerliğini hemen fark edebilir miydim (?) Suç ve ceza kitabını İlk okuduğum zamanda kalsaydı çok zor lakin yakın zamanda tekrar okuduğum için iki karakteri kıyaslar benzer taraflarını görürdüm diye düşünüyorum.
    Gogol'un Ölü canlar kitabının ikinci cildini yakmış olmasına çok üzüldüm bulunan sayfalarla oluşturulan ama halen bir eksiklik olan kitap herşeye rağmen çok şey anlatmayı başarmış . O dönemde yaşanan pek çok şey günümüzde malesef halen devam ediyor. Bir yakının varsa amcan dayin bir göreve daha kolay atanabiliyorsun yazık bir çok şey onca zaman geçmesine rağmen duzeltilememis.
  • Nurcan hanıma bizleri İzmir'de fuarda buluşturduğu için teşekkür ederim. Kitap okumak benim için vazgeçilmez bir tutku ve imzalı olarak aldığım kitaplarda çok ama çok değerli.. Kamile teyzeyle de orada tanıştık. Genel olarak baktığımızda anneler hep çocuklarının bir şeyler yapmasını ister ve yetenekli olduğu konularda destekler ben bunları söylemeden geçmek istemiyorum. Kalemi eline alan annesini destekleyen ve bir kitapla bizle buluşmasını sağlayan Nurcan hanıma kendi adıma çok teşekkür ediyorum. Kadınlar hangi yaşta ve konumda olurlarsa olsunlar üretirler bu da bir örneği zaten. Töreler insanların çıkarlarına göre düzenlenmiş ve aşılması zor ve katı kurallardan ibarettir.. Kader çizgisini belirleyen insanlar gibi görünselerde şu da unutulmamalıdır ki ecel nereden gelirse gelsin mutlak kaderdir. İnsanlar insanlarla sınanır ve bu sınanmada da kimisi kaybeder kimisi kazanır. Herkes bir yerlerden sevap ya da günah kazanacak sonuçta değil mi ? Mazlum insanların o hallerinde onlara nasıl davrandığınız sizin insanlığınızı gösterir. Sabırla ve şükürle dolu hayatlar bizi bekliyor..
    Kitap yorumuma gelecek olursam babayiğit dedikleri namda ve şanda olan adam Kartal köylük yerde kardeşi Ali'nin yanında arkadan vurularak öldürülmüştür. Cinayeti çözme işi de kardeşini ölümünden kendini sorumlu tutan Ali 'ye kalmıştır. Kendi çabalarıyla iz sürmüş ve onu iki oğlunu katilin iki oğlunun üzerine salarak öldürtmüştür. Asıl katili öldürmemiş olmasının sebebi evlat acısıyla ölene kadar yaşamasını istemesidir. Bu iki aile arasında kan davası olup sonra elçiler gönderilip barış ilan edilmiştir. Bunu bozan katil bin pişman olmuştur ama yapacak bir şey yoktur. Ali 'nin yaşı küçük olan oğlu suçu üstlenmiş ve daha az ceza alıp çıkmıştır. Kartal' ın eşi Gazal hayatını acıyla geçirmiştir, aşkla evlenmişler, Kartal onu abisi Musa'ya rağmen kaçırmıştır. kader zavallı Gazal' a gülmemiştir, kızı Ayşe'si kucağında küçücükken acıyla kalmış ve törelerin kurbanı olup ya kayınlarıyla nikahlanacak ya da yavrusunu bırakıp o evden çıkacaktır. Abisi Musa berdelle onu evlendirmiş, yavrusu Ayşe'den ayırmış ve kendi gibi uğursuzun birine vermiştir. Oğulları ve kızı olmuştur ikinci eşinden dirlik düzen huzur adına hiçbir şey yoktur. Dayak işkence küfür, evladından ayrı kalmak.. Ayşe babaannesiyle büyümüş, Gazal'da evladı için her zorluğu göze almıştır. En sonunda Hacı adında akıllı ve oranın ileri gelenlerinden bir adam Ayşe'nin zekasını görmüş ve küçük yaşta onu evine alıp büyüdüğünde de oğluna nikahlayacağını söylemiştir, başlarda bunlara karşı çıksalarda zamanla bunun Ayşe için doğru bir şey olduğuna karar kılmışlardır, ortada ne olacağı belli olmadan yaşayacağına rahat bir hayat sürebilecektir. Ayşe yaşına geldiğinde Yusuf'la evlenip huzurlu bir yuva kurmuştur. Çoluk çocuğa ve toruna torbaya karışmıştır.
    Bu yazılan roman gerçek bir yaşam öyküsüdür. Beni en çok etkileyen yeri ise bir annenin kucağından çocuğunu bırakmamak için verdiği mücadele kısmıydı..Ağlamaktan bir süre okuyamadığımı belirtmek isterim. Çok beğendim. Kalemin daim olsun Kamile teyze.
  • Sadece 'Yaşlı Adam ve Deniz' adlı novellasını okuduğum ünlü amerikan yazar Ernest Hemingway'in yayınlanmış ve yayınlanmamış tüm kısa öykülerinin bulunduğu geniş bir seçkiydi Bilgi Yayınevi'nden okuduğum. Uzunca bir süre diğer kitaplarla eşzamanlı olarak yürüdü ve sonunda bitti.

    Realist bir yazar öncelikle. Bu kitaptaki öykülerinin çoğu da durumlar, anlar üzerine denilebilir. Av seyahatlerinin ve savaşların da etkisi büyük elbette. 'Çanlar Kimin İçin Çalıyor' ve 'Silahlara Veda' adlı, çok ünlü iki eseri daha var henüz okumadığım, onları da okumak gerek bir ara.

    "Bir başkasından üstün olmanın asil bir tarafı yoktur; gerçek asalet, önceki halinden üstün olmaktır." gibi muhteşem bir söz söylemiş Hemingway.

    Ömrü boyunca çıktığı avlar ve savaştığı cephelerin belleğine bıraktığı bir iz ya da mutlaka garip bir bağlantı olsa gerek; 62 yaşındayken evinde çifte tüfeğiyle intihar etmiş yazar. Yaşamın ironilerinden biri daha.
  • Geleceğin Kahraman Tazeoğlusu olarak gördüm niyeyse. Sosyal medyada adını çok görünce meraktan aldım ve yine yanıldım. Çok derin aşk acısı çekiyorsanız ve bu acı aklınızı başınızdan almışsa gözyaşları içinde okuyabilirsiniz belki:) Kesinlikle tavsiye etmiyorum:) Bugün aralarda okudum ve hemen başkasına hediye ettim.
  • #kitapyorumu
    #Gönülçelen
    #GizemBilici

    Merve Sakar, sevimli ve topuklu ayakkabı sevdalısıdır. O sakarlıkla o topuklu ayakkabıları ısrarla giyen inatçı kızdır.

    Demir ise Buz kütlesi kadar soğuk, çatık kaşlı, egoisttir. Yakışıklı buz mavisi gözleriyle ürkütücü bakışlara sahip bir adam.

    Sakarlıkta adını 1. listeye yazdıran Merve ve yaşadığı olaylardan dolayı kasıntı ve soğuk Demir’in hikayesi.

    Olaylar Merve’nin sakarlıkları ile başlar. Asansör kabininde Demir’in üstüne kahveyi döker. Ama sadece kahve dökmekle kalmaz ardı arkası kesilmeyen bir sürü sakarlıklar yapar. Bu yüzden kahve kokuludur kitap.️

    Demir ve Merve arasında yaşanan tatlı, sert atışmalar ara karakterler Deniz ve Aras ile çok güzel tamamlanmış. Kitabın içinde iki de minik karakter var Masal ve Emir sarılıp öpücüklerle kucaklayasım geldi.

    Demir ve Merve’nin hayatı, acıları, özlemleri, kıskançlıkları ve aşkları hepsi kahve kokulu kitabımızda.

    Kitap romantik komedi tadında yazıldığı için okurken yüzünüz daima gülüyor. Yazarın kalemi ve kaleminin akıcılığı okuyucuyu içine hapsediyor.

    Okuyacak tüm okurlara keyifli okumalar dilerim.
    Teşekkürler Gizem Bilici