Bir çocuğun hayata bakışını, ilişkilerini ve hatta gelecekteki partner seçimlerini şekillendiren en temel figürlerden biri ebeveynlerdir. Kız çocuğu için ilk tanıdığı erkek modeli babasıdır. Baba, annesine karşı nasıl bir tutum sergiliyorsa, bu davranışlar çocuğun bilinçaltında bir ilişki şablonu oluşturur. İleride, bir kız çocuğu çoğu zaman farkında olmadan bu ilişki modelini, yani babasının annesine gösterdiği saygıyı ve sevgiyi kendi ilişkilerinde tekrarlar. Bu nedenle, babanın saygılı ve sevgi dolu bir tutum sergilemesi, kız çocuğunun sağlıklı ve güven dolu ilişkiler kurabilmesi için büyük bir rol oynar.
Erkek çocuğu için de anne, karşı cinsle olan ilk tanışma ve ilk etkileşimdir. Annesinin ona nasıl yaklaştığı, nasıl sevgi gösterdiği ve onu nasıl desteklediği, ileride erkek çocuğunun kadınlarla olan ilişkilerine yansır. Bu ilişki, erkek çocukları için bir model oluşturur ve bilinçaltına yerleşerek, yetişkinlikteki ilişki biçimlerini şekillendirir.
Aslında bunu bir çeşit ‘çocukluk stajı’ olarak düşünebiliriz. Tıpkı ilk staj yaptığımız yerin bize iş dünyasında en doğruyu öğrettiğini ve orada kendimizi güvende hissettiğimizi düşündüğümüz gibi, çocuklar da ilk ‘ilişki stajlarını’ ebeveynleriyle yaparlar. Eğer bu staj saygı, sevgi ve güven dolu bir ortamda gerçekleşirse, çocuklar da ileride bu nitelikleri kendi ilişkilerine taşırlar. Babalar ve anneler, çocuklarına sadece yol gösterici olmakla kalmaz, onların kaderinde de derin izler bırakır.
Bu yüzden, ebeveynlerin çocuklarına gösterdiği saygı ve sevgi, çocuğun kader motifini olumlu yönde şekillendiren en güçlü etkenlerden biridir.