Bu kitabın sonu en taş kalpli insanı bile sarsacak düzeyde. Sürekli bir beklenti içerisinde 30 yıl geçirmek aslında kitap bütün hayatımıza yapılan ciddi bir eleştiri. Daima güzel günlerin geleceğini
Polyanna’ya neden orospu muamelesi yapılıyor?
Gerçekten kafamı uzun süredir meşgul eden bir soru bu!
Sorunun cevabını bulabilmek için kitabı alıp baştan okudum dün gece.
Kızcağızın hiçbir yanlış
Kitaba 10 üzerinden 1 yıldız vereyim de meslektaşıma haksızlık olmasın. Yayın ekibinden görünür ama suç onda değildir. Yayın ekibi "kitap basılacak kapak lazım" der. O da kapağı tasarlar.
Fahişelik.
Kendini satan bir insan.
Fahişelik yaparak geçinen, bu sayede erkekleri çok iyi analiz eden bir kadın.
Benzer bir kitap daha okumuştum.
Paulo C.'nun Casus kitabı.
İkisinin de konusu aynı.
İki kitabı da her kadın keşke okusa.
Standartların dışında yaşayan bir kadının dünyası bambaşka.
Çok da yazasım yok incelemeyi.
Casus u okuyun.
Ne mümkün!
Bu kitaba adam akıllı bir inceleme yazmak!
Diğer incelemeleri okuduğuma herkes feminizm üzerine fikirlerini yazmış ve kadına ne kadar değer verdiğinin ispatı içerisine girmiş.
Bu kitabın temelleri büyük yazarlarının eserleri üzerine kurulmuş gibi. Neredeyse on tane yazar ismi saydım kitapta adı geçen. Hiçbirini okumamış biri bu kitaptan ne anlar diye korktum ilk başta ama kitabı öyle güzel kurgulamış ki hiç yabancılık çekmedim.
Eşitliği o kadar güzel anlatmış ki hayran kalmamak elde değil.
Tespitleri, kazandırdığı bakış açıları o kadar iyidi ki.
Feminizmi kadının üstünlüğü sanan, üstün olduğuna inanan ama bir erkek arkadaş yapınca kul köle olan, acınası yaratıklara keşke okutma şansım olsa.
Varsa vaktiniz paylaştığım alıntılara göz gezdirin, hiç birini kaçırmayın derim.
Harikaydı.