Ben de yazdım:
Serpinti //

acılar resmi geçidi, bilye gibi sert adımlar
bir bunaltı ülkemin göğünde, içli bir kız sesi
derin ve fukara bir sızı: ağustos hasreti
kirli bir yalnızlık, keskin bir iğrenme, ketum bir gurur
süt dolu, mümbit ve damarlı incir yaprakları
dağınık defter yaprakları, dağınık ve çizik
bir ucundan koparılmış yağlı zincir halkası
tükenmiş hap kutuları, boyuna yıkanmaktan
yıpranmış okul çorapları, bir teki yitik
yılkı günlüğü ve içinde uzun bir tilki kuyruğu

resimli acılar sergisi, renkli renksiz
sevdiğim bir kızın sekiz sene önceki hali, sekiz
kareleri hızlı oynatınca: mahçup kelimeler,
kırık bakışlar, yaralı dudaklar, ekşi gözler
hasta elleri gibi pörsümüş, sevimsiz bekleyişler
yani, denize ulaşamadan kuruyan nehirler
bir ölünün durmuş nabzında uyuşmuş saat sesi
içli bir kız sesi, karga sesi, ezan okuyan çocuk sesi
kısık, arsız, telaşlı; telaşlı, arsız ve kısık
resmi acılar geçidi. ..
resimli acılar sergisi

01.8. 2014

Raziye Bozkurt, İncir Kuşları'ı inceledi.
24 May 15:52 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır

Şu dünya da bi tek umutsuz ve mutsuz insanları anlayamadım. Her neye inanıyorsanız inanın, ister Rabbe, ister doğaya, ister güneşe, ister başka bişeye.... Gözünüz de mi görmüyor şu etrafınızdaki değişimi? Daha bi kaç gün evvel arka bahçemdeki incir ağacının yaprakları minik minik patlamıştı dedim ki içimden "Kim inanır ki şu minik yapraklar elimden büyük açacak?" Az önce çıktım balkona baktım iyice açmaya başlamışlar. Bu sadece basit bi örnektir. Hayatın için de bunca değişim varken, ilerleme, yenilenme varken kişi nasıl umutsuz olabilir? Baharın ruhunuza uğraması dileğiyle.... Umudunuz bol olsun, Ne diyim?

Gülden Gültekin, bir alıntı ekledi.
20 Oca 14:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu taşlaşmış şehrin betonlaştırılmış sokaklarında bile saygılı bir doğa duygusunu koruyabilirsin: kendine, duvar arkasına sıkıştırılmış bir çit seç; sonra, her gün, onun yanından yürüyüp geçerken; bak, düşün, sor: dallarını nasıl budamışlar; bak, düşün, sor: kaç tane yabanî incir boyvermiş dallarının arasından; bak, düşün, sor: yaprakları dökülenler ölmüş mü, yoksa yalnızca kışa mı hazırlanıyor; bak, düşün, sor: incirlerin sararan ufak yaprakları ne kadar zamanda dokülecek. Bak hep; düşün hep; sor hep: koruyabilirsin...

Tümceler, Oruç Aruoba (Sayfa 26)Tümceler, Oruç Aruoba (Sayfa 26)
nihâl, bir alıntı ekledi.
09 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İncir

Ne yaprakları hatırlıyor ne güneşi
Ne de düşmüş dalından
Balı içinde kurumuş bir heves gibi
Duruyor yerinde geçen sonbahardan.

Ba, Birhan KeskinBa, Birhan Keskin
*N., Güzel Imperia'yı inceledi.
 01 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Çeşitli hikâyelerden oluşan kitapta Balzac, kendisinin de ifade ettiği "toplum portresi"ni yansıtıyor. Kadınları anlatmasındaki, tanımlamasındaki güçlü üslûbu da Balzac okurlarının sıkılmasını engelliyor. Kitabı okumadan önceki cinsellik algınızla okuduktan sonraki cinsellik algınız muhakkak aynı olmayacaktır. Aynı konuda ben yazmış olsaydım bakış açınız aynı kalırdı ama söz konusu yazar Balzac olunca işler değişiyor. Bunu da yazar biraz tevazu biraz da kendine gösterdiği övgüyü sentezleyerek şöyle açıklıyor zaten, "Kabul edin ki, bazı sahneleri incir yaprakları ile kapatmak yazar için olanaksızdır ve böylesine güçlü edebi yapıtlar artık yazılmamaktadır."
Son olarak, Balzac'ın "...bu kitabı pek gündüz değil de geceleri okuyun." tavsiyesine uymayarak kitaba bir sabah başlamıştım fakat okudukça gece okunması gerektiğine karar verdim ve gece bitirdim. Aynı tavsiyeyi ben de veriyorum ve okumayı düşünen herkese iyi okumalar diliyorum...

Tuğba A., bir alıntı ekledi.
03 Haz 2017 · Kitabı yarım bıraktı

Hayatın kenarında durmuş, akıp gidişini seyrediyordum. Şimdiyse nehirde yüzmek, akıntıyı hissetmek istiyorum.

İncir Yaprakları, Nancy Horan (Sayfa 52)İncir Yaprakları, Nancy Horan (Sayfa 52)