• Bugünün Türk gazeteleri var uçakta. Göz atıldı. Ülkede olay Menderes Polatkan ve Zorlunun asıldıktan 30 yıl sonra yeni bir cenaze ile Topkapıdaki anıt mezarlarına taşınması. Ana konu bu Turkiyede. Başka hiç kimse asılmadı mı bu ülkede? Onlar da anıt mezarlara taşınacak mı? Madem anıt mezar dikecektiniz neden asıyorsunuz? Adam asmak neymiş demezler mi adama? Derler.
  • Buranın bir sanat çiftliği olduğunu ve kendisinin tiyatro serüveninin yıllar önce bu çiftlikte başladığını söylüyor. Herhalde küçükken bu çiftlikte ırzına geçiyorlar kızlığını yitirerek kötü yola düşüyor artiz oluyor. Bunu demek istiyor diye yorumluyorum.
  • Perde açılışı önemli konudur. Ince iştir. Perde dediğin jilet gibi açılmalı. Emekli o**** donu gibi sıyırırsan perdeyi gözünle kuş tutsan 0 0 berabere biter birinci perde.
  • Ferhan Şensoy'un ortak bir yapım için Amerika'ya yaptığı seyahat ve yarım yamalak ingilizce ile başından geçen olayları aktardığı kitabı beni çok tatmin etmedi. Ferhan Şensoy'un diline alıştıktan sonra kitap sürükleyici bir şekilde ilerliyor. 92 yılında yazılan bir kitap olduğu için o döneme göre komik sayılabilir ama günümüzde biraz yavan kalmış gibime geldi. Güzel bir anı seyahatnamesi gibi değerlendirilebilir. Yer yer güldürdüğü yerler var fakat genele vurulduğunda nereye varacak, bu konu niye anlatıldı denebiliyor. Kitap ile ilgili çok öneri duyduğum için merakımdan aldım, güzel kitap ama okumasam da olurmuş. Başından geçen için ilginç ama okuyanlar için çok ilginçlik barındırmayan bir hikaye diyebiliriz.
  • Kitap, ortak bir tiyatro için Amerika'ya giden Ferhan Şensoy'un başından geçen olayları anlatıyor. Dilin kullanım ustalıklarını görmek için bile okumak yeterli.
    Giriş kısmında, Amerika'ya gitme aşaması çok hareketli ve sürükleyiciydi.
    Amerika'da yaşanan olaylar; yedim, içtim, yattım ve bundan defalarca tekrar ettim şeklinde. Kitabın gelişme kısmındaki olayları pek doyurucu bulmadım.
    Kitabın son kısmında ise, uçakta yaşadığı rahatsızlık, içimde burukluk oluşturdu. 92 yapım kitabı okurken "Amanın, inşallah Usta'ya bir şey olmaz" dedirtti bana.

    XVI - Cazbantlı Boğa Ölümleri bölümü için, bilgilendirici ve ilgi çekici bulduğumu belirtmem gerekir.

    ***Ferhan Şensoy, dili müthiş kullanıyor. Sanki bir dilbilimcisi, kelime operatörü. Keşke TDK bu anlamda kendisinden yararlanabilse...
    Kadirşinas bavul, gel dikiz ki, Hoşgeldin William, Selamün-hello, fuckını fikiim,,,


    -Ön pöü!
    Frenkçe'de "biraz" demek olan bu sözcüğü demeyi biliyorlar, ancak bildikleri burada son buluyor, ondan sonra onların uzun ve geniş bilememeleri başlıyor.
    (bilgi yayınevi , sayfa:16)

    Karım dışarıda kaldı, ben içerde, polis dışarısıyla içerisinin arasını belirleyen noktada...Ben, madensel şeylerim bip etsin, iki gözüm önüme aksın, makinasından geçtim...
    (bilgi yayınevi , sayfa:19)

    Kartvizitiniz var mı? Hayır, yok! Hayatta hiç kartvizitim olmadı. Bunu hıyarca buluyorum...
    (bilgi yayınevi , sayfa:26)

    Yemek dağıtımı başladı uçağımızda. Önce birinci sınıflar, sonra biznes sınıflar, sonra sıradan yolcular, en son biz sigara içen adiler.
    (bilgi yayınevi , sayfa:28)

    İşte böyle bir şey Amerika, herkes dolara aşık. Dolar orospunun biri, herkesi aldatıyor herkesle!
    (bilgi yayınevi , sayfa:38)
    Karımın mektubunu postalamanın derdindeyim. Zaten kimbilir kaç günde ulaşacak İstanbul'a, bir iki gün daha postalıyamazsam, giderken elden götürürüm, duygusundayım.
    (bilgi yayınevi , sayfa:40)

    Demek ki Aztek'ler türk ve asıl isimleri Aztürkler.
    (bilgi yayınevi , sayfa:52)

    Kadının söylediğinin dörtte üçünü anlamıyorum, dörtte birini varsayımla ingilizceye çeviriyorum sıcaktan bunalmış kafamda.
    (bilgi yayınevi , sayfa:59)

    İnsanın hiç bir yere yazmadan kafasında düzenleyebileceği en ilkel şeyleri, küçük küçük bölüm başlıkları biçiminde alt alta yazıp elde o kaatlarla dolaşmanın adı çalışmak! Dinlenmenin adını, çalışmak koymuşlar!
    (bilgi yayınevi , sayfa:84)

    Kahvemi içtim, gelen giden yok. Benden başka hiç kimsenin, buraya kahvaltıya gelmemesi, benim bir şeyi yanlış anladığımı gösteriyor elbette, ya da Kafkamatik yorumla, benden başka herkes kahvaltıyı unutmuş olabilir.
    (bilgi yayınevi , sayfa:89)

    E, bu amerikalıların işi bu; nerde beleş, orda emperyalistleş!
    (bilgi yayınevi , sayfa:113)

    Bizde tiyatronun karton şapka fiyatına olması hıyarca. Üstelik bu durumda bile, tiyatro çok pahalı diye gelemiyoruz, diyenler var. Oysa tiyatroya gelip giderken, taksiye daha çok para veriyorlar. Başrolde taksi şoförü, biz onun saz takımı oluyoruz.
    (bilgi yayınevi , sayfa:125)

    Bir margarita, bir margaritaya, bre margarita, gel seninle margaristanda, bir margarin dükkanı açalım mı durumu...
    (bilgi yayınevi , sayfa:164)

    Başım ağrıyor. Çok erken ağrımaya başladı bu baş da.
    (bilgi yayınevi , sayfa:165)
    Şu benim çişi yapar mısınız?
    (bilgi yayınevi , sayfa:169)

    Garip bir yer Amerika. Sandığımdan daha kelek. Kuzeyi daha başkadır mutlaka. Benim gittiğim çok özgün bir yer, ama Amerikalılık aynı. Amerikalılık, diye bir şey var. Bunun ulusla, dinle, ırkla ilgisi yok. Dolarla ilgililer. Ortak dil, yeşil dolar.
    (bilgi yayınevi , sayfa:172)

    Dünyanın hiç bir yerinde bu kadar karşılayıcısı yoktur kimsenin, bu bize özgü. Yolcu başına on altı karşılayıcı düşüyor. Hiç yolcusu olmayıp, bu uçaktan nasıl tipler inecek diye bakmaya gelen var. Oranın barına içmeye gelen var. Hostesin arkadaşı var, pilotun eniştesi var, polisin kayınçocu var. Bir mesire yeri havalimanı.
    (bilgi yayınevi , sayfa:174)
  • Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Ferhan Şensoy'un; Türkiye, ABD, Meksika üçgeninde ABD'li tiyatrocularla ortak tiyatro projesi ile ilgili başına gelen olayları anlattığı kitabı.

    Ferhan Şensoy'un kendine has anlatımı ve dozunda argo kullanması ile sıkılmadan okunabilecek bir kitap.
  • Pardon filmi, en sevdiğim komedi filmidir. Hani Hababam Sınıfı için derler ya milyon kez izlemişimdir, ben Pardon'u milyon artı bir kez izlemişimdir. Ferhan Şensoy ile tanışmam ordan. Kitap yazdığını biliyordum ama hiç okumamıştım ta ki Selçuk Aydemir 'in Mahalleden Arkadaşlar kitabını okuyana kadar ( Bu arada bu kitapta efsane bir kitap tavsiye ederim), kitabın önsözünde Ferhan Şensoy'a ithaf ve methiye düzülmüş. Kitaplarından çok iyi bahsediyordu. Bende sahaflarda dolaşırken ilk gördüğüm Ferhan Şensoy kitabını aldım, 1992 basım 2. baskı bu kitap. Kitapta ortak bir tiyatro için Amerika'ya giden Ferhan Şensoy başından geçen ilginç ve komik olayları anlatmış. Öyle ki kitabı okurken kahkaha attığınız yerler oluyor. Ama kitap aslında bir hiciv kitabı gibi. Kitaptaki olay https://www.youtube.com/watch?v=IJytN5pAFws bu videoda da anlatıyor bi bakın derim. Kitabı ben beğendim tavsiye ederim Ferhan Şensoy'un diğer kitaplarını da merak etmeye başladım en kısa sürede alıp okuyacam inşallah.