• Seriyi baştan okumadım çünkü önceki kitapları özetlediği için aynı şeyleri bir 100 sayfa kadar okumanın sıkıcı olduğunu diğer serilerinden öğenmiştim. Kitaplığımda bulunca okumaya başladım. Edebi bir değeri olmadığını düşünenlerdenim ama insanın kafasını dağıtıp pozitif enerji verdiği kesin. Bazen sizi yormayacak, zaten yeterince stresli olan hayatınızdan biraz uzaklaştıracak kitaplara ihtiyaç duyarsınız. Bir oturuşta 300 sayfa okutup zamanın nasıl geçtiğini fark ettirmeyecek kitaplar.. İşte bu tam onlardan. İnsana keyif veriyor. Özellikle Zack ve Rosie beni çok sardı. Devam edebilirim bu seriye. Keyifli okumalar.
  • MIkhail Kuzmin ismini ben daha önce duymamıştım, çoğu okurun da bu ismin yabancısı olduğunu sanıyorum .
    ancak Rus yazar 1936 senesinde öldüğünde, cenazesine gelen, Turgenyev, Pavlov ,Mendelyev'i hepimiz tanırız.
    Çok değerli bir şair ve roman yazarı . Kitabı okurken gerçekten edebi değeri olduğunu hissetim. Ve onlarca cümlenin altını çizdim.
    Bu kitap sansasyonel bir kitapmış. Sebebi iki erkeğin arasında doğan bir aşkı anlatması .
    1906 ‘da Mikhail Artsybashev meşhur “pornografik” romanı Sanin’i yazmaya başladığında bu roman çoktan basılmış. Dolayısıyla "Kanatlar" cinsel açıdan devrimci yeni bir edebiyat dalgasının en başındaymış.
    Tabii roman piyasaya çıktıktan sonra yazara ciddi saldırılar başlamış ve itibarsızlaştırma girişimleri ard arda gelmiş. Örneğin bir yazar "Oğlancılık günahının idealleştirtmesi" derken bir diğeri "özgür insanın güzelliği hakkında süslü cümlelerin arkasına gizlenmiş, cinsel aşırılıklardan" söz etmiş Meşhur Sembolist Zinaida Hippius , kendi kelimeleri ile, Kuzmin'i barbarlık ile suçlamış.
    Ancak Kanatları'n yazarı hakkında Rusya'nın büyük şairlerinden bir diğerinin, Kuzmin ile birlikte St. Petersburg'un
    Volkov mezarlığında yatan Aleksandr Blok'un söyledikleri biraz daha farklı ; ( Barbarlık suçlamasını hatırlatarak) Kuzmin için "İliğine kadar bir sanatçı ,en incelikli lirisist , sanatta en nükteli mantıkçı" demiştir.
    Kitabı okurken, zaman zaman karşılaştığım diyalogları çok beğendim ,oldukça derin ve seviyesi yüksek cümleler var. edebi eser ve felsefe severler için çok uygun bir kitap.
    Son olarak Kuzimin'in tarzı ile ilgili bir paragrafı buraya ilave ediyorum.
    Latince “CLARUS” ‘tan gelen ve berraklığı ya da şeffaflığı belirten ve en temel özelliği “ güzel berraklık “olan , klarzim, en başarılı , devrim öncesi yıllarında Kuzmin’in tüm yazılarındaki değişmez unsurudur.
  • Güneşin değeri ancak insanlara ışıgını yansıttığı zamandır.İnsanın değeri de yine ancak insanlara düşüncelerini aktardığı zamandır.
  • Bu ülkeye geldiğimden beri insanın değe­ri hakkındaki düşüncelerim değişti. O kadar çok kaliteli gençler gördüm, hepsi de katledilmek için yetiştiriliyordu.
  • Nietzsche'yi görecek gözleriniz varsa görebilirsiniz.

    Şüphesiz yazdıkları tam anlamıyla bilinemedi, bilinemiyor.
    Kitaplarını okuyan herkes, felsefesini kendi anlama/düşünme düzeyince yorumladı.
    Yersiz eleştirilere çokça maruz kaldı, eserleri ve kendisi.
    Bir çok sanatçının yaşadığı gibi o da kitaplarının hakkettiği değeri göremeden öldü.
    Çok kötü...
    Özür dilerim, Nietzsche !
    Yerinde kalan ruh sağlığımla seni anlamaya çabalıyorum.

    Hep düşünen ve düşündüklerinin sonunu getirmeyip, onların bir üstünü bulmaya devam etmiş bir filazoftan bahsediyoruz.
    Tabi ki, okurken çok zorlanacağız.
    Basit ve içi boş işlerle uğraşıp, beynimizi, fikirlerimizi belirli olan kalıplara farkederek/farketmeyerek sokarken, otomatikleşmiş bir hayat sürerken, tek yönlü düşünürken, Nietzsche'yi okuyup anlamak istememiz çok komik olur.
    ( Bu düzene lanet gelsin !
    Demessem olmaz. )
    Buna rağmen okuduysakta, sonucunda;
    - Bu adam ateist !
    - Nietzsche'yi okuyanlar da
    ateist !
    - Dine, ahlaki değerlere saldırıyor !
    - Ne dediğini bilmiyor !
    - Tanrı'ya hakaret ediyor !
    gibi birçok saçma sapan yargılara varmış oluyoruz.

    Tekrarlıyorum, görecek gözleriniz varsa görebilirsiniz.

    Kitaplarını okurken attığı çığlıklar beni sağır etti.
    Bu sesi duymamak nasıl bir geriliğin göstergesi olabilir ?

    Bu kitabı onun son yazdığı kitap.
    Kendi ile hep yarış içinde olduğu ve hep kendini aşmaya çalıştığı apaçık görülüyor.

    'Delirmeden önce' yazdığı son kitap diyorlar ya, ne kadar da saçmalıyorlar !

    Kesin bir tanımı olmamakla birlikte 'felsefe bir düşünme sanatı' olarak yer edinir.
    Düşündükleriyle kendini hep aşmaya çalışan bir insan
    ( ubermench )
    zaten delidir.
    Bu işin başında da deliydi.
    Sadece bunu saklayabiliyordu, başa çıkabiliyordu, yaşamını sürdürebiliyordu.
    Kendisi teslim olmuş.
    Belki de yoruldu o da artık...
    Tanrı'ya gitmek istedi.

    "Ah, evet, geri gel,
    benim bilinmeyen Tanrım!
    benim acım!
    benim son mutluluğum!... " diyor.

    Insan inandığı, inanmak istediği ya da inanamadığı durumlarda yani; bir şey uğruna savaş veriyorsa acı çeker, ruhsal bunalımlara girer.
    Nietzsche de bunu görüyorum.
    Büyük bir acı çekmiş.
    Ruhsal acısı o kadar yoğun olmuş ki Tanrı'ya, insanlara, kalıplara (...) her türlü yergiyi yapmış.
    Bu yergisi sayesinde felsefesini oluşturmuş.
    Bu ruhsal durum onda bedensel olarak hastalıklar ortaya çıkarınca da artık felsefesinin akışını iyiyi, güzeli görme ve kaderi sevme olarak ilerletmiş.

    Kim bu insanın inaçsız olduğunu ileri sürebilir ?

    Sürüyorsa da bu onun kendi geri kalmış düşüncesidir.
    Siz inançsızlar; Hayyam gibi Nietzsche'nin de adını kullanarak, onları küçük düşürmeyi bırakın !
    Sadece kendi fikirlerinizi destekleyecek, eleştirilerini kullanın.
    Bu şahsiyetlere etiket yapıştırmayın !
    Bir kalıba sokmayın !

    Seni okuyorum diye Tanrı tanımaz etiketi almama rağmen yine de okuyacağım.
    Seviliyorsun Nietzsche !
  • Bugün itibariyle 1.yilimi doldurmaktayim.Çok garip biraz da buruk bir his kaplıyor nedense yüreğimi.Çok şey yazmak isteyip de aynı anda hiçbir şey yazmama isteğiyle dolu içim.Yine de an'larin hatırı üzerimde kalmasın diye bugünkü tarihe müsaadenizle şerh düşmek istiyorum.

    Hafizami yoklayip geriye doğru sardığımda günleri 1k'nin bana kattıkları hiç şüphesiz tartışılmaz.Kitap okumayı seviyordum ancak bu platform sayesinde daha bilinçli bir okuma yaparak yol haritamı cizmis oldum.En azından nasıl bir güzergah izleyeceğim konusunda yol emniyetimi sağlama noktasında fikir edinmiş oldum.Bu bana göre önemli bir mevzu hani şairin dediği gibi "zaman kısa,yol uzun,ben yorgunum" misali :)) vakit kısa
    ,okunacak kitap sayısı çok kendime iyilik etmek istiyorsam şayet; en değerli vaktimi yanlış kitaplarla israf ederek zamanımı heba etmek istemiyorum.Yine de derin okuma boyutuna gecemedim henüz.Nitelikli okurlar var okudugunun hakkını veren.Gercekten gerek yorumlar gerekse incelemeler sayesinde zihnimde temeli cok da sağlam olmasa bile bir inşaat oluşmaya basladi heybemde biriktirdiklerimle. Bilenler bilir siteye kayıt olduğumdan beri buradaki okuduklarimi sadece okuma ceteleme eklemek istedim.Unutkanim yenilenmek ve tazelenmek için önemli bir fırsat oldu benim için.

    Okumanın yanı sıra yazmak,kendimi ,hislerimi ifade etmek noktasında da sitenin önemli bir katkısı oldu.Yazmaya cesaret kazandım bir nevi.Kalbimin kapilarini actim yani misafir ettim sizi bazen gonulden :)) Cünkü okumuş olduğumuz her bir kelime eğer dikkatimizi verirsek; biz farkında olmasak bile bilincimizde veya kalbimizde bir şekilde tohum olarak saklı güzellikleri bünyesinde barindirarak zamanı geldiğinde çok farklı şekillerde meyvesini vererek tezahür edecektir.Buna inandım ve bir şekilde yazmak noktasında ,inceleme ise şayet adı ne derseniz bilemiyorum o noktada azmetmek istedim.Profesyonel degilim kesinlikle.Ama edebihayat'ı seviyorum.Edebiyat demedim dikkat ederseniz edebihayat çünkü okuduklarimi adeta yaşayan birisi olduğum için 'yasama ve gönüllere dokunmak ' en büyük mutlulugum.Hislerini kaybetmiş bir dünyada duygulara biraz da söz hakkı vermek istedim çok mu ?

    Bundan dolayı yazmak eylemine de ayrı bir ehemmiyet verdim.Okuduklarim uçmasın ,gönlümde demlensin diye.Ancak son zamanlarda bu isteğim de azaldı.Yazmayi azalttim yani bilincli olarak.Beklentiler de yoruyor insanı galiba.Bu şekilde kafam daha rahatmis onu fark ettim.

    Şiir okuma alışkanlığım yoktu buradaki şiirsever kitap dostları vesilesiyle tabiki şiir okudukça ayrı bir iştahım arttı.Sayelerinde şiir okuma alışkanlığı kazandım.Ve gerçekten de kalbimin gidasiz kaldığını hissettiğim anda bir koşu gidip dizelere tutunmak, yüreğimin dehlizlerine beraber kulaç atmak muhteşem bir duygu.İyi ki şiirler var kalbinizin en gizli siginaklarina sahit olup;sessiz ve dilsiz çok güzel tercümanlık yapıyorlar.Savurup dagitmiyorlar sizi bilakis derleyip toparliyorlar,iyilestiriyorlar..
    Hmm..bir de İzdiham var tabiki.O da en başta Ferman Bey ve izdihamistler :) vesilesiyle oldu.Minnettarim.Neydi kalbi olana zormuş yaşamak ? :)) Buradan çıkıyorum girince içerisine çıkmak zor biliyorsunuz.Bu konuda uzuunca fikirlerime sahitsiniz zaten.

    Erhan Bey vesilesiyle gerçekten emekleri çok üzerimizde,
    çabalari ortada.Sitede gercek manada kıymetinin bilinmesi önde gelen isimlerden.Belki farklı isimler de vardır ancak Erhan Bey birikimlerini paylaşma noktasında cömert bir insan.Verici yani.Her ne kadar tembel bir öğrenci olsam da :)) Sayesinde öykü denen bir türden aynel yakin haberim oldu.Neden öyle söylüyorum çünkü uzak bir türdü benim için.Daha doğru bir ifadeyle tanimiyordum.Gayretiyle öykü ve öykücülere başlangıç dahi olsa bir merhaba diyebildim.Yazmaya heveslendirdi şahsen beni.Biliyorum bu konuda zerre kabiliyetim yok ama emeklerini gördükçe vaktimi ayirmak istedim.En önemlisi sevdim öykü türünü.Yasamla iç içe çünkü.Hayata ve insanlara karşı daha farklı bir gözlem yeteneği kazandığımi düşünüyorum artı bir özellik olarak.

    Rengarenk bir aile burası kitap dostları.Mavisi de mevcut ,pembesi ,moru da...Siyahı da var tabiki.Bazen çok sivri,keskin,gönüllere paldır küldür girip kanatan üsluplarla karşılaşınca üzüldüm tabiki.Ancak herkes kendisine yakışanı yapıyor bunu da unutmamak gerekir.Bazen yorumlarda öyle cümleler görüyorum ki ben utanıyorum başkalarının yerine.Bir gönlü incitmek bu kadar ucuz olmamalı arkadaslar.Sanal alem diye görmüyoruz bilmiyoruz diye har vurup harman savurmak , yakıp yıkmak karakterinize ayrı bir anlam katmiyor emin olun.Sizi daha bir farkli gostermiyor yani.Olanı daha bir öne cikariyor.Sadece ikiyüzlülüğünüzü biraz daha kuvvetlendiriyor.Mevcut karakterinize netlik katarak kimliğinizi daha bir görünür hale getiriyor.Kelimeler mananın taşıyıcısı değil midir netice de.Yüregimizden geçenlere dilimiz sadece tercümanlık yapıyor unutmayalım.Kirliyse yüreğimiz berrak bir hitabet zaten olmaz!

    Dedim ya rengarenk diye.Guvenimi ve samimiyetimi kaybettiğim,insanlarla arama mesafe koyduğum belki de uzaklaştığım anlar da oldu.Hatta siteye karşı bir soğukluk.İctenlik benim için çok önemli bir duygu arkadaşlar.Özü sözü bir olmak ,şeffaf olmak yani.Bazi arkadaşlarla aramıza mesafe girdi ancak rahat olsunlar benden yana bu sadece etki- tepki meselesi.Samimiyetsizligi kelimeler üzerinden bile olsa fark eden hassas bir alıcıya sahibim.Benim de istemeden bile olsa kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum gerçekten bilin ki istemeden oldu.Ama arkadaşlar şunu unutmayalım bir hayatın içinde binbir hayat yaşayan ,bambaşka imtihanlarla meşgul olan kitap dostlarımız var.Herkes her şeyi elbette ki bilmiyor."Bizim birbirimizi yargılamaya değil ,anlamaya ihtiyacımız var."Anlasilmak da değil mesele inanın saygı sadece saygı duyulsun en büyük iyilik bu zannediyorum.

    Bizim parçalamaya değil zaten imtihanlarimizda bölük pörçük olmuşuz tamamlamaya ihtiyacımız var.Fikirler yönüyle zengin bir hazine burası.Herkesten alacagimiz bir yön muhakkak vardır.Birbirimize 'katkı' sağlayarak cogalacagimiz,muhabbette ittifak edeceğimiz yönler vardır muhakkak.Bundan dolayı bir dizide geçtiği gibi "Farklılık kötü bir şey değil ,alışkın olmadığınızdır" diye bizim zihin konforumuza aykırılık teşkil ediyor diye gerek fikirler gerekse özel gereksinimler yönüyle kimseyi itmeye ,dişlamaya hakkımız yok.Fikirlere açık olmak gerekiyor arkadaşlar bir psikoloğun dediği gibi daha önce de paylasmistim " aynı düşüncedeki insanlar ruhunuza,farklı düşüncedeki kişiler zihninize iyi gelir" diye bunu düstur edinebiliriz .Bizim birbirimizi itmeye değil ,sımsıkı tutmaya ihtiyacimiz var .

    Bana kizmayin arkadaşlar madem kitap dostuyuz bu serzenislerim inanin en başta kendi nefsime..Demek ki rahatsız olmuşum ki kalbimin sızlanması ondan.Bir de okuyup da değer veren arkadaslara ortak bir mesajım olsun sağ olun hediye noktasında çok dusuncelisiniz ancak prensip olarak kabul edemiyorum.Lutfen bu kararima saygı duyulsun arkadaslar😪Bu arada gerçekten takip etme noktasında kitap dostlarini buradaki amaçlarını asmadiklari müddetçe herhangi bir elemeye tabi tutmuyorum.Beni takibe deger gorduyseniz ayrica tesekkur ederim.Ancak edebiyat alaninda cok yeniyim,acemiyim yani bilginiz olsun.Cok takipcim olsun diye de bir derdim yok.Ancak gönül ister ki herkesin fikirlerine misafir olayım ama yetişemiyorum arkadaşlar.Bir de uzuldugum takip edip edip sonra takipten cikarak kendisine kişi kazandırdığını düsünen egosunu tatmin eden arkadaslar inanin fark ediliyorsunuz.Bunun icin ozel bir çaba harcamadim.Bir vesileyle sayfalarina bir girdim, karsima çıktı yani. Haber vereyim eger vakit bulursam cikacagim onlari takipten :)) Zaten karar aldım kendimce çok fazla girmeyecegim çok da inceleme vs.yapmayi düşünmüyorum.Gerektigi kadar ,değeri kadar.En güzeli sonra kendim üzülüyorum.Ancak alintisini tekrardan paylaştıgim için engellemeler veya ideolojimden dolayı akreditasyona maruz kalmak üzücü yani arkadaşlar.Hayir sadece anlamlandiramiyorum.Okuyan insana yakistiramiyorum..Kelama yasak konulması acizligi !

    Son olarak çok değerli dostlar tanıdım 20-25 kişi ...Tek tek isimlerini yazmak isterdim ama unutacağım isim çıkarsa diye tedirginim.Birisi var ki cok özel.Zaten biliyorsunuz.Sitede bu tarz güzel dostluklar da biriktirebilirsiniz yani.Sahsen benim bile ümidim yoktu ama oldu yani :))Ama suradan cikarimda bulunabilirsiniz bence kiminle gönüllü olarak etkileşimde bulunuyorsam bir şekilde o insan ve de fikirleri benim için değerlidir.Samimiyeti ve karakteri yönüyle taktir ediyorum zaten bazı arkadaşları.İyi ki varsiniz.İnanin burasi da sizinle guzel.Cekilmiyor yoksa baska türlü.İnsan insanin sozunde dinlenirmis ya bazen bir söz,bir dokunus,bir hasbihal iyi gelebiliyor emin olun.Yazarin dediği gibi; Bizi kendimizden gecirecek olana değil,kendimize getirecek olana ihtiyacimiz var.Bizi iyileştirecek olana, hatırlatacak olana,derleyip toplayacak olana ihtiyacımız var be arkadaşlar.

    Not: Biraz uzun oldu ama farkında değilim.Hakkinizi helal edin.İçimden geçenleri dillendirmek istedim sadece.