• 357 syf.
    ·7 günde·Beğendi·10/10
    1930'lu yılların Güney Amerika'sı da tıpkı Dünya'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi ülke ülke , bölge bölge yükselen faşizm ve aşırı milliyetçiliğin kurbanı olmuştur ama herkesin bildiği üzere Amerika'da ki Irkçılığın sadece bu yılların mevcut konjonktüründen kaynaklı değildir. Avrupa milletlerinin ( İngiliz , Fransız , İtalyan ) oralara gelmesiyle başlayıp bağımsızlığın kazanılması ile beraber günümüze kadar devam eden bir ten rengi savaşıdır... Maalesef ki bu konu pek çok çirkin katliamlara , savaşlara , soyutlamaya ve vahşete konu olmuştur. Tarihin hangi döneminde olursa olsun bazı siyasetçiler bu ayrıştırmaları hedeflerine ulaşmada basamak olarak görmüş , halkı tabakalar halinde yaşama itmiş , saçma sapan uyduruk ideolojileri ve din yorumlarını da kendilerine alet edinmişlerdir. Kitap hakkında tekrar konuşmaya dönecek olursak Harper Lee'nin de bu dönemdeki ayrışmayı Alabama / Maycomb'da Scout ve Jem kardeşler üzerinden işlemiştir. Bu iki kardeşin babası Avukat Atticus Finch'tir. Atticus 50 yaşında dayanmış çocukları ile beraber yaşayan , Ofisi ve evi dahil durmadan okuyan , çalışan ve araştıran bir adamdır. Tek başına ve aşçılarının yardımıyla çocuklarını büyütmeye , kızına ve oğluna olabildiğince hümanist bir bakış açısını aşılamaya , kötü insanda bile iyi bir yanın olduğunu öğretmeye çalışmaktadır. Atticus Maycomb'da ki çoğu insan gibi Siyahilere karşı düşmanlık gütmez onları diğer insanlardan ayrıştırmaz ama onun böyle olması halk tarafından (çok özür dileyerek ) "Zenci Budalası" , " Zenci Hayranı" gibi yakıştırmalar ile dedikodusunun yapılmasına sebep olur. Genç bir kız olan Scout bu durumda ilk başta sinirle karşılık verse de Babası onu gelecekte hakkında daha büyük eleştiriler duyacağını , eleştirinin kimden gelirse gelsin Hanımefendiliği elden bırakmaması gerektiğini söylemektedir... Adliye tarafından Atticus'a Tom Robinson'un davası verilir. Tom Robinson beyaz bir kadının "ırzına geçmek" suçu ile haksız yere suçlanan bir siyahidir. Halktan (özellikle Siyahi düşmanı alt kesimden) insanlar ise Atticus'a Robinson'u savunduğu için düşmanlık beslemektedirler...Kitabın hikayesi bu ana hatlar ile devam edip sonuçlanırken ben kitap hakkında bir kaç noktaya vurgu yapmak ve bir kaç alıntı yaparak yorumumu bitirmek istiyorum. Kitap özellike Maycomb çevresindeki ekonomik bloklaşmaya vurgu yapmış , sırf siyahi birisini savunduğu için Finch ailesinin yüz karısı olarak görülen adamın macerasını işlemiş , evdeki siyahi aşçının nasıl 2 farklı ortamda 2 farklı konuşma , yeme , içme ve ibadet farklılığı yaşadığını konu edinmiştir. Jem , Scout ve Dill'in haylazlıkları ile eğlendirmiş , siyah - beyaz eşitsizliği , melezlik konularında arlarında geçen sohbetlerle insanlık dersi vermişlerdir. Kitabı okurken keşke şimdide eğitim sistemimize getire bilsek dediğim bir kısım olmuştu. İlkokul sınıflarında öğrencilere verilen Güncel Olaylar dersi ile öğrencilerin ufuklarını açmaya , güncel olarak yaşanan olaylar hakkında bilgi sahibi olmaya , merak etmeye ve araştırmaya iten bir eğitim tarzı... Özellikle bu ders içerisinde öğrencilerin Adolf Hitler hakkında öğretmenleri ile tartışmaya girmeleri , ne yapmaya çalıştığını o yaşta öğrenmeye çalışmaları hayret vericiydi.Keşke bizim sınıflarımızda da sıralarımızda da ezberlemeye zorunda bırakmaktan çok araştırmaya , sorgulayarak öğrenmeye ağırlık verilmiş olsaydı.
  • "Jem," dedim, "melez çocuk ne demek?"
    "Yarı beyaz yarı siyah demek. Onları gördün, Scout. Bakkal çıraklığı yapan o kıvırcık kızıl saçlı oğlanı biliyorsun. Yarı beyazdir o. Durumları gerçekten acıklı."
    "Acıklı mı, neden?"
    "Hiçbir yere ait değiller. Siyahlar onları istemez çünkü yarı beyazlar; beyazlar onları istemez çünkü yarı siyahlar, arada kaliyorlar, hiçbir yere ait olmadan. Ama Bay Dolphus, dediklerine göre, kendi çocuklarından ikisini kuzeye göndermiş.Orada insanlar böyle şeylere aldırmıyor.
  • 320 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    1962 yapımı siyah-beyaz bir film... Masal gibi akıyor. Eşini kaybetmiş, avukat bir baba, çerçeveli kocaman gözlüğü var ve çocukların yanında hep şık. Tek başına çocukları yetiştirmek için elinden geleni yapıyor. Çocuklar yeri geliyor haylazlık yapıyor, yeri geliyor yetişkinlerden daha olgun davranıyor, düşünüyor. Böyle bir filmdi izlediğim aylar evvel.
    Şimdi de kitabını okudum, kitabı daha çok beğendim. Atticus'un babalığına hayran olmamak elde değil. Birşey hatırlatıyor bana Atticus: çocuklarınıza saygı gösterirseniz saygın bir çocuk yetiştirmiş olursunuz. Öyle ki, sordukları sorular saçma da olsa mahrem de olsa yanıtsız bırakmıyor, öğretiyor. Her daim takım elbiseli olmaya özen gösteriyor, çocuklar belki de bu yüzden ona bu kadar saygı duyuyor. Elbisesi ona soğukluk değil bilakis bir samimiyet de getiriyor, yer yer çocuklarını kucağına alıp öğüt veriyor.

    Film de kitap da küçük kız Scout'un gözünden işlenmiş. Okula onunla başlıyor, kasabayı o ve abisi Jem'le tanıyor, onların haylazlığı ile büyüyorsunuz.

    Kitabın asıl mesajı ise çarpık adelet düzenine ve ırkçılığa bir eleştiri getirmek. Siyahi insanların ne derece dışlandığını samimi bir pencereden gözler önüne seriyor. Sadece belli bir coğrafyada sınırlı kalmıyor, tüm insanlığı eleştiriyor. Çünkü her halkın kendi 'zenci'leri var ezebildiği. İnsanlar Hitler'i eleştiriyor ama kendi topraklarında siyahîleri alt sınıf olarak etiketliyorlar. Ve 'öteki' yaftası yiyen herkesin ezilmesinin sıradan bişey gibi yaşanmaması gerektiğini kalbinize işliyor.

    Bu eser, salt siyah-beyaz insan ayrımını değil, tüm ezilmişleri anlatıyor. Diyor ki bizlere; insanlık tek türdür. Yeterince yaklaşırsanız hepsini sevebilirsiniz. Önyargıları yıkın, yeri gelir "esrarengiz" komşularınızda diğer komşu ve akrabalarınızdan daha fazla insanlık görürsünüz.

    Okuyun da izleyin de, asla pişman olmazsınız.
  • 355 syf.
    ·Puan vermedi·
    Bir kasaba... Sıcaktan kavrulan ufacık bir şehir merkezi olan, sokaklarında rüzgarın kovaladığı toz bulutlarının dolaştığı bir kasaba. Bu cümleler size bir Amerikan filminden sahneleri hatırlatmış olabilir. İşte bu kitap da böyle bir kasabayı anlatıyor. Hikayeyi küçük hanım Scout Finch'den dinliyoruz esas olarak. Bu kasaba da Scout, kardeşi Jem ve arkadaşları Dill'in gözlemlerini, büyümelerini ve maceralarını çocukların diliyle okuyoruz. Yani romanın dili gayet sade ve sizi sıkacak cinsten değil. Yazar bu çocukluk maceralarını bize yavaş yavaş ve merak aşılayarak vermiş. Bu güzeldi. Fakat çocukluk anıları da bir yere kadar. Kitabın ortasına doğru sıkılır gibi olurken asıl meseleye geçiş yapıyoruz. Zaman zaman karakterlerden duyduğumuz ancak hiç esas mesele olmayan Zenci Tom'un kasabada görülecek olan davasına. Scout'un babası olan Atticus zenci Tom'un avukatı olmuştur. Kitabın içeriğine girmemek adına burada susuyorum. Fakat içeriğe girmeden anlatacaklarım var.
    http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
    Amerika, acaba her zaman demokrasinin beşiği (!) Amerika mıydı? Orada insanlar hep eşit miydi? Bu yazımda zenci kelimesini özellikle yazdım. Bu kelime bizde fazlasıyla esmer insanları çağrıştırırken acaba Amerika'da zenci ne ifade ediyor? Kitaptaki Amerika gerçekten adil miydi? Soruların cevapları kitabın içinde. Velhasıl kitap öz olarak Scout'un gözünden eski Amerika'yı adetleri, yaşayışı ve toplum yapısını çocukça anlatırken yine Amerika'daki zenci ırkçılığını, bu ırkçılığın adalete bulaşmasını ve bir avukatın "Savunma hakkı kutsaldır" düsturunu benimseyerek müvekkilini sonuna kadar nasıl savunduğunu anlatır.
    Güzel ve sıkılmadan okuduğum bir kitap olmuştur. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
  • 355 syf.
    ·Puan vermedi
    Bu kitap ile ilgili inceleme yapmak istedim çünkü bu kitap da bazı okuduklarım gibi sonunda benim dalıp gitmeme sebep oldu.
    Bülbül masumiyeti temsil ediyor. Tek yaptığı içinden gelenleri söylemek. Bu yüzden bülbülü öldürmek günah. Zaten kitabın sonlarına doğru yazarın tam olması gereken bir isim seçtiğini anlayacaksınız.
    Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Scout, Jem ve Dill isminde üç çocuğun yaptıkları şeyler hakkında genel anlamda ve kitap Scout ağzından anlatılmakta. İkinci bölüm ise haksız bir suçtan yargılanan siyahi Tom Robinson ve ilerisinde yaşananlar ile ilgili. Zaten olay siyahi olması:)
    Kitapta ırkçılık, ön yargı, toplum psikolojisi gibi konular işlenmiş. İnsanlar siyahilere karşı daima ön yargılı ki bunun en büyük örneğini Tom Robinson davasında da görebiliyoruz. İnsanlar genel olarak 'sürü nereye giderse ben de oraya' diye düşünüyor. Fakat Jem ve Scout'un babası Atticus var ki bu toplumun güneşi. Yaptıkları ve söyledikleri kitapta insanın derin düşüncelere dalmasına yol açıyor. Atticus ayrıca Tom Robinson davasında avukat. Okudukça ona hayran kalıyorsunuz. Ayrıca olaylar bir "bülbül"ün ağzından aktarılınca olayları masumiyetle görebiliyoruz.
    Ha bir de kitapta Arthur Radley isminde bir karakter var. Tabi ismi halk arasında "Öcü Radley" Evden hiç çıkmıyor bunun belli başlı sebepleri var tabi ama insanlar olaylara sadece kendi açılarından baktıkları için onun evden çıkmamasını da abartarak yayıyorlar. Öyle ki dediklerinden biri de A. Radley'in babasına makas saplaması. Atticus'un değerini burada da anlıyorsunuz. Kitabın sonunda öyle şeyler oluyor ki empati kurmanın ve insanları öyle değerlendirmenin önemini anlıyorsunuz. Kısaca böyle.

    -SPOILER-

    Açıkçası kitabı bitirince ismini kavramama rağmen Scout'un sonda söylediği söz ile olayları bütünleyememiştim. Bu yüzden internetten araştırdım. Kitapta Robinson bir bülbül olarak gösteriliyor çünkü suçsuz. Ve o ölünce bülbül ölmüş oluyor. Sonunda ise Öcü Radley çocukları kurtararak kendisine karşı olan ön yargılarını kırmış oluyor. Yani sanılanın aksine o kötü birisi değil. Dışarı hiç çıkmadığı için insanlar onun hakkında türlü dedikodular üretmiş ama kimse empati kurmak istemiyor. Yani aslında Arthur Radley de bir bülbül. Bob Ewell o gece çocukları öldürmeyi planlamıştı. A. Radley ise onları korumak için adamı öldürdü. Scout, babası ve şerif bunu biliyorlardı ama olan bu ölümü örtbas etmek istediler. Çünkü eğer halk A. Radley'in neler yaptığını öğrenirse hakkındaki dedikodular dur durak bilmeyecekti. Çünkü Robinson'un ölümünden sonra böyle olmuştu. Eğer ona da aynı şey olsaydı sakin yaşamı huzursuzlaşacaktı. Yani bu da bülbülün ölümü anlamına gelecekti. Kısacası bir bülbülün ölümü diğer bülbüle yaşam tanıdı. Harika.
  • Ondan o kadar nefret ederken nasıl oldu da gülümsemeyi başardı, doğrusu hiç anlamadım.
  • 355 syf.
    ·10 günde·7/10
    İnsanın kendinden olmayanı ötekileştirmesi, kendine benzemeyene tahammül edememesi belki de insanlığın varlığıyla beraber hep vardı. Bugün ülkemizde olduğu gibi dünyada insanlar birbirlerini farklılıklarından dolayı suçluyorlar. Sanki farklı olmak bir suçmuş ya da olduğumuz kişi olmak bizim seçimimizmiş gibi. ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀
    Bilmeyenler için kitabın kısa bir özetini söyleyeyim. Atticus bir avukattır ve anneleri çocuklar küçükken ölen Scout ve Jem isimli iki çocuğu vardır. “Beyaz kızarsa zenci ölür.” düşüncesine sahip bir yerde yaşamaktadırlar. Bir gün Atticus, beyaz bir kıza tecavüz ettiği iddiasıyla yargılanan bir zencinin avukatlığını üstlenir.

    Anlatıcısı çocuk olan kitapları her zaman daha samimi bulmuşumdur. Bir çocuğun gözünden anlatmayı seçen yazarlar, yetişkinlerin hırslarından, ön yargılarından uzak bir anlatımla olayları bize aktarır. ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀
    Bana göre kitap iki bölümden oluşuyor. Atticus çocuklarını yetiştirirken onları bir kalıba sokmayı, dünyaya karşı ön yargılı olmalarını reddediyor. Böyle bir babanın çocukları olan Scout ve abisi Jem’in büyüme sancıları çekerken bir yandan da ‘mahalle baskıları’ ve insanların ötekileştirmesiyle tanışmaları birinci bölüm. Buraya kadar kitap sakin. Çocukların hayatını anlatmak kasabanın çerçevesini sunmak için güzeldi lakin bana göre biraz gereksiz uzatılmıştı. İkinci bölüm ise Atticus’un davayı alması ile başlıyor. Kitap birden hızlanıyor hele ki dava anı... Nefesimi tutup okudum. O kadar akıcı ve çarpıcıydı ki. Atticus’un davalıyı savunması, çocuklarıyla olan diyaloğu ve en önemlisi Atticus’un kendisi olması sebebiyle benim için özel biri artık. ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀
    İnsanı insan olduğu için, başkalarının yerine utandıran bir kitaptı.
    https://www.instagram.com/banakalankelimeler/?hl=tr