• Kötülükle yaşıyorsunuz bayım, bu kesin.
    İyilikle ölün de biraz ruhunuz dinlensin.
  • Yaşamak için iş ya da iş için yaşamak, hangisini seçiyoruz? Seçme şansızım kaldı mı? İş hayali kuran milyonlarca insan, işten nefret eden milyarlarca insan. İş gerekli aş için, aş gerekli iş için. Bu öyle bir hal almaya başladı ki, iş ve yaşam bir oldu. Ya da şöyle söylemeliyiz, hayatlar işe göre ayarlandı. Sadece iş içinde, iş yerinde yaşar olduk. Eve gidişler neredeyse bir zorunluluk. Hani iş yerinde dinlenme ve uyuma imkanı verilse sadece hafta sonu eve gitmeyi tercih edecek insanlar. İş çıkışı oturup sohbet edecek, bir şeyler yiyecek, insan olmanın gereği olan sosyalleşme etkinliklerine katılacak vakti de gücü de parası da yok. Yarın daha çok çalışabilmesi için bir an önce ve gidip iş için dinlenmeli. Akşam erken yatmalı, çünkü yarın iş var. Aile kavramı artık ev arkadaşına evrildi. İş arkadaşlarımız ve ev arkadaşlarımız. Sadece hafta sonu aile olma şansı var, o da mesai, ek iş, proje vs. yoksa.

    İş arkadaşlarımız bizi ev arkadaşlarımızdan daha iyi tanır oldu. İşe gidene kadar, işten çıkana kadar karşılaştığımız, gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz her şeyi onlarla paylaşıyoruz. eve vardığımızda, anlatacaklarımızı anlatmış, konuşa bileceğimiz her şeyi konuşmuş ve artık pili bitmek üzere olan cep telefonumuzu fişe takarken, kendimizi de tasarruf moduna çekmiş durumdayız. Mecbur olmadıkça konuşmayan, hareket gerektiren her şeyden kaçınan, mümkünde uyuşmak için tv karşısında Show hapı yutan birer ucubeye dönüştük.