Neden yanına gitmiyorsun?
“Gidemem.” Sesindeki acı, yüreklere işleyen türden. “Yeraltına giremiyorum.” Mağaralarla dolu kasvetli ve içinde gezinip duran ruhlarla yeraltı dünyası yalnızca ölülerin ayak basabileceği bir yer. “Geriye kalan tek şey bu,” diyor gözlerini taştan ayırmadan. Taştan ibaret bir sonsuzluk.
Tanıdığım çocuğu ortaya çıkarıyorum. İncirler bulanıklaşarak ellerinde dönerken sırıtan Akhilleus. Benimkilere bakarak gülen yeşil gözleri. Yakala, diyor. Nehrin üstünde uzanan bir daldan sarkan, gökyüzüyle çevrelenmiş Akhilleus. Uykulu nefesinin kulağımın üstündeki yoğun sıcaklığı. Gitmek zorundaysan, ben de seninle geleceğim. Kollarının altın limanında korkularımın unutuluşu.
Hatıralar geliyor, geliyor. Thetis, taşın damarlarına gözlerini dikmiş halde dinliyor. Hepimiz oradayız. Tanrıça, ölümlü ve ikisi birden olan o çocuk.