Bilinmeyen, yabancı bir diyarda, sıradan bir han odasında, yaşlı ve çirkinleşmiş bir biçimde, dünyada, arkada hiç kimsenin kalmadığını bilerek ölmek kadar zor hiçbir şey olamazdı.
Bir şeyi elinizde tutmak onu sizin yapmazdı. Onu sadece kendiniz istediğiniz için tuttuğunuzu, aslında aynı güçle uzaklaşıp gitmeye çalıştığını bir süre sonra anlardınız.