İpek H.

Her gün ölüyordu yeniden doğmak için...
Sistem, kendi çözümünü yaratıyordu, insansa buna uyum sağlamak zorundaydı...
Afrika göçerlerinin hayatında olağan olduğu üzere hiç tıbbi yardım bulunamamıştı; hiç kimse ne oldugunu ya da ne yapılacagını bilmiyordu. O toplumda iki seçenek vardır: yaşamak ya da ölmek. Arası yoktur. Birisi hayatta oldugu sürece her şey yolundadır. Doktor ya da ilaç bulmak gibi bir sansımız olmadığından hastalikları pek umursamayız...
Kadınların hem doğa hem de insan toplulukları tarafından daha fazla acı çekmeye mahkum edilişini anlamıyordu. Büyük bir haksızlık vardı bu konuda, evrensel bir adaletsizlik, doğanın kendisinde...
Evlilik aşkın mezarıdır, diyorlar...