Çölde bir çocuk olmak baslı basına bir keyif olsa da, doganın bir parçası olmak, onu manzaralarıyla, sedalarıyla ve kokularıyla yaşamak en büyük hazdı bizim için...
İnsan yavaş yavaş yaşlanır: önce hayattan ve insanlardan alınan zevk yaşlanır, yavaş yavaş her şey fazlasıyla gerçek olur, her şeyin anlamını anlarsın, her şey ürkütücü bir sıkıcılıkla tekrar eder... Ardından beden yaşlanır; bir anda değil, önce gözler, bacaklar ya da kalp yaşlanır. İnsan parça parça yaşlanır. Ve sonra bir anda ruh yaşlanmaya başlar; çünkü beden yaşlanmış olabilir ama ruhun hala kendi arzuları, kendi anıları vardır, hala arar, hala sevinir, hala neşe arzusu duyar. Ve neşe arzusu bitince geriye sadece anılar ya da kibir kalır; işte o zaman insan gerçekten yaşlıdır...