İpek H.

Hayattaki diğer her şeyden daha berbat bir utanç vardır: Katilinin gözlerinin içine bakmak zorunda kalan kurbanın utancı. Bu, yaratılanın yaratandan utandığı andır...
Reklam
İnsan yiyip bitiren hiçbir tutku,sessiz, ölçülü bir dostluğun gücüyle dokunduğu kişilere verdiği hazzı veremez...
Dünya sadece kalplerinde iddiasız ve mütevazi kalanları bir süreliğine hoş görür...
Yalnızlıkta insan her şeye tanışıyor ve artık hiçbir şeyden korkmaz oluyor...
İnsan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için tasıdıgı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle oldugu gerçeğiyle uzlasmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacagını, kibirli, egoist kel ya da gobekli oldugunu bildigi ve buna katlandigi zaman gögsune madalya takılmayacagıni bilmelidir; hayır, övgü ya da ödül almayacagını bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadir, isin butun sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatina katlanmak zorundadir. Çünkü ne tecrube ne de kendi eksikliklerine, sahsi menfaatlerine ve açgozlülügüne dair içgörü bir sey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umdugumuz gibi sevmemesine katlanmak,zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizlige katlanmak zorunda ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zekâ yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda...