Burada, Türkiye'de insan hiçbir şeye aklıyla inanamaz." Ömer gene işçi barakalarını işaret etti. "Ya onlar gibi Allah'a inanırsın, ya da hiçbir şeye. Çünkü her şey sahte burada. Her şey taklit! Her şey yalan, ikiyüzlülük, kandırmaca dolu.
Bir ulus için şerefli ve aziz olan, bir adam için de şerefli ve aziz sayılmaz mı? İçindeki bireylerin özgürlüğünden başka, bir ulus için özgürlük nedir?
Günlük gerçekler nasıl da zorlayıcı, soğuk, ilginç olmayan bir biçimde sürüp gitmekte! Her şeye karşın yemek, içmek, uyumak, ardından uyanmak, her şeye karşın pazarlık etmek, almak, satmak, sorular sormak, onları yanıtlamak, kısacası onlara karşı tüm ilgimiz sönmüş bile olsa binlerce gölgeyi kovalamak zorundayız. İnsanın içindeki yaşam sevinci uçup gittikten sonra geriye kalan, yaşamın soğuk kurgusudur.
Din! Kilisede duyduğunuz şeyin din olduğunu mu sanıyorsunuz? Bencil maddeci toplumun her çarpık evresine uyma adına eğilip bükülen, dönen, çıkıp inen bu şeye din mi diyorsunuz? Benim Tanrısız, maddeci, körelmiş benliğimden çok daha az eli açık, daha az haktanır ve daha az saygılı olan şey din mi? Hayır! Ben bir din aradığımda, benim üstümde bir şey aramalıyım, altımda değil.
Bakın size ne söyleyeceğim Efendi George, Tanrı insana birçok şeyi iki kez verebilir ama bir anneyi bir kez verir. Yüzyıl yaşasanız ona benzer başka bir kadın bulamazsınız.