Şu incecik kitap kendimi tekrar hissetmeme neden oldu. Gezdiğim sahaflar arasında uzun arayış sonu ilk basımını bulabildim. Işık almayan, alamayan ruhum biraz olsun iyileşti. Sayfalara dokundum tek tek ve gözlerimi kapattım. Yazarken yaşadığın kafa karışıklığını hissetmeyi denedim. İnsanların senin üzerine bıraktığı ağırlığı hissetim. Belki de hissettiğim kendi ağırlığımdı. Kim bilir?
''Bir vahşetin odak noktasıyım.
Hangi acılara, hangi üzüntülere analık etmem gerekiyor?''
Bu ne aralıkta bir iltifat bilemiyorum ama acıların güzelleştirdi seni sevgili Plath. Güzel kadın.
Bir kimse kişiliğine uymayan bir şeyi yapmaya zorlanamaz.
Böyle bir şeye sahip olmak anormal bir biçimde yönünü değiştirip,
vücudun içinde büyüyen, acıtan,
iltihap toplanmasına neden olan tüylere benzer..