Bize insan olmak, yani etiyle kemiğiyle insan olmak bile yük geliyor; bundan utanıyoruz, ayıp sayıyoruz. ''Soyut insan'' diyebileceğim garip yaratıklar olmaya can atıyoruz. Biz ölü doğmuş kişileriz, zaten çoktandır canlı olmayan babaların soyundan ürüyoruz ve bu durumu gittikçe daha çok beğeniyor, bundan büyük haz duyuyoruz. Neredeyse bir kolayını bulup bizleri doğrudan doğruya düşüncelerin doğurmasını sağlayacağız.
Buraya gelince kendi kendime şu yersiz soruyu sordum: Kolay elde edilmiş bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten elem mi daha iyi? Evet, hangisi daha iyi?
İnsanoğlunun gözü mutluluğunu görmez de, hep üzüntüler üzerinde durur. Oysa mutluluktan da yeterince payımızı aldığımızı görmek için bir an doğru düşünmek yeter.