R.N. İrukin

“Who we got was this Mid-Ager from Akron, OH, who, when I asked my first question off of my Question Card they gave us, which was, What is it like in terms of pain, he said, There is no pain except once I poked myself in my hole with a coffee stirrer and, Jesus, that smarted, but otherwise you can't really even feel it. So I was glad to hear it, although not so glad when he showed us where he had poked his hole with the stirrer, because I am famous as a wimp among my peers in terms of gore, and he had opted not to use any DermaFill, and you could see right in.”
Reklam
İntiharların çoğu erkek adam olmak için gerekli olan kültürel talepleri üstlenmeyi çok zor bulan 23-34 yaş aralığındaki erkekler tarafından yapılmıştır. Direnç, güç, cesaret, irade ve başkaları üzerindeki etki bir hayli takdir edilir ve erkek adam olabilmek için bu kültürel standartları karşılayamayan erkekler kültürlerinin zorunlu kıldığı taleplere “içerlediklerini” ifade etmiştir. Erkeklere kıyasla daha az intihar eden kadınlar için intiharın başlıca sebebi evli yaşamın zorlu koşullarıdır.
Bununla birlikte, insanların memnuniyetsizliklerine yönelik kanıt dış baskılar sonucunda meydana gelen değişimlere karşı tepkileri olarak anlaşılmamalıdır. Bazı insanlar açık ve hatta tutkulu bir şekilde kendi toplumlarının geleneklerinden hoşnut olmadıklarını ya da bu geleneklerin bir parçası olmaktan dolayı kendilerini suçlu hissettiklerini söylemiştir. Güney Amerika ovalarının Cheyenne yerlileri arasındaki erkekler, bazen gelenekleri gereği dul bir kadına topluca tecavüz etmiştir, birçoğu da bunu yapmaktan hoşnut olmadığını defaten ifade etmiştir.
Dani gibi bağlılık içinde olan bir halkın geleneksel inanç ve uygulamalarının bir göstergesi sömürgeci güçlere karşı verdikleri tepkidir. Çeşitli etnograflar küçük ve geleneksel toplumlarda yaşayan insanların Avrupalı idareciler ya da Hristiyan misyonerlerle kurdukları küçük bir temastan sonra, en önemli uygulamalarından birinden istekli şekilde vazgeçebildiklerini gözlemlemiştir. Papua Yeni Gine’nin dağlık bölgeleri boyunca yaşayan toplumlarda (Avusturalyalılarla temasa geçmeden önce) genç erkek çocukların, boğazlarını ve ağızlarını kabartan sönmüş kireci içmeye zorlandıkları, ısırgan otlarıyla dövüldüğü, su verilmediği, kanamaya sebep olmak için sidik yollarına dikenli ot sokulduğu , kusana kadar uzun şeker kamışlarının yedirilmeye zorlandığı ve daha yaşlı erkeklere oral seks ve ters ilişkiye girmeye zorlandıkları erkekliğe giriş törenleri yapmaları gerekirdi. Bu törenlerin, bu toplumlarda genellikle hayati bir rol oynadığı antropologlar tarafından düşünülürdü fakat Avusturalyalılarla temasa geçtikten hemen sonra bu toplumlardan önemli bir kısmı istekli bir şekilde bu erkekliğe giriş törenlerinin uygulamasını bırakmıştır.
Aynı zamanda sati uygulamasının arkasında, ekonomik sebepler olduğu da gözlemlenmiştir. Bu durum özellikle Bengal’de yaygındı, zira erkek çocuğu olmayan dul bir kadın kocasının ölmeden sahip olduğu malvarlığı üzerinde ailenin diğer üyeleriyle eşit hakka sahipti. Hayatta kalan aile üyeleri bu yüzden dul kadını ölen kocasının yanında yanarak ölmeye ikna etmeye çalışarak ailenin malvarlığını korumak istemişlerdir (böylece kalan mallar ölen kocanın ailesine kalacaktı).
Reklam