Her zor yapıtta şu ikilemle karşı karşıya kalırız; ya yazar kendini yeterince açık ifade edemeyen yeteneksizin biridir ya da biz söylenenleri kavrayamayacak kadar aptalız.
- beni affedebilecek misin ?
+ affedersem ölürsün içimde. oysa ben seni yüreğimde çengelli bir iğne gibi taşımak ve arada bir kanatmak istiyorum, yaşadığımı hissetmek için.
- beni hala seviyorsun demek ki.
+ seni değil, seni seven o eski pervazsız halimi seviyorum ben.
Rehberde bir sürü telefon numarası var. Ne işe yarıyor? Hiç. Telefon edebileceğim kim var? Hiç. Gel desem, azaldım, yanıldım bu dünyaya ve beni telaşlandırıyor insanlar. Kime? Hiç. Bir sürü telefon numarası. Hiç. Ne için yan yana durduğunu bilmeyen bir sürü rakam. Hiç.